Tarık Çelenk ile Sağduyu (110): Servet ve sermaye ilişkisi

İSTANBUL (Medyascope) – Sağduyu’nun bu bölümünde Tarık Çelenk’in konuğu Taha Akyol oldu. Taha Akyol servet ve sermaye ilişkisini, bu geçişin neden zorlu olduğunu ve milli sermayenin eksikliğini Tarık Çelenk’e değerlendirdi. 

Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Taha Akyol, servet ve sermaye ilişkisini ve milli sermaye eksikliğini değerlendirdi.
  • Akyol, Osmanlı döneminde büyük zenginliklerin sermaye dönüşümünden değil, servet birikiminden oluştuğunu belirtti.
  • Osmanlı’daki Müslüman işletme oranı %15, sermaye birikimini engelleyen faktörler arasında enflasyon ve vergi sistemi var.
  • Türkiye’de güçlü bir müteşebbis sınıf oluşturulmaya çalışılıyor ama dış sermaye ihtiyacı sürüyor.
  • Taha Akyol, kapalı toplumlarda bu zihniyetin gelişmediğini ve estetik değerlerin önemsenmediğini vurguladı.

Taha Akyol, servet ve sermaye ilişkisini, bu geçişin neden zorlu olduğunu ve milli sermaye eksikliğini değerlendirdi. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın servetin sermayeye dönüşmesi gerektiğini söylemesi nedeniyle Taha Akyol, servet ve sermaye arasındaki farkı yastık altında bekleyen dolar ve dövizlerle tanımladı. Büyük zenginliklerin sadece servet biriktirmekle değil, sermayenin üretime ve işletmelere dönüşmesiyle oluştuğunu söyledi. 

“Osmanlı’da servet ve sermaye”

Taha Akyol, Osmanlı’daki durumu da şöyle ifade etti:

“Gayrimüslimler, serveti sermayeye dönüştürerek tüccar, müteşebbis ve zengin oldu. Modern okullar açtılar. Kendi cemaatlerini müslümanlardan önce aydınlanmaya götüren bir tarih tablosu karşımıza çıkıyor.”

1912’de yapılan işletme sayımında işletmelerin çok büyük bir kısmının Rum, Ermeni ve Yahudi olduğunu söyleyen Akyol, “Müslüman olan işletme sayısı %15 Koskoca imparatorluk ama servete dayanıyor, sermayeye dayanmıyor” dedi. Akyol sermaye birikimini engelleyen faktörleri müsadere, tımar ve vergi sistemi olarak sıraladı. 

Servet ve Sermaye İlişkisi: Tarık Çelenk ile Sağduyu
Servet ve sermaye ilişkisi

“Anadolu sermayesi diye bir şeyden bahsetmek mümkün mü?”

Türkiye’de güçlü bir müteşebbis sınıf yaratılmaya çalışıldığını söyleyen Akyol, “Ama hala dış yardıma, dış sermaye ihtiyacımız var ve hala Türkiye’de müteşebbis sınıf iktidardan korkuyor” dedi.

Neden Osmanlı’da oluşan ekonomik birikimi, gayrimüslim burjuvazinin ardından devralıp geliştirecek güçlü bir yerli ve millî burjuvazi olmadığını sorgulayan Akyol, Anadolu’daki durum hakkında şunları söyledi:

“Hüseyin Cahit’in, Tanin gazetesinde 1912 veya 1913 yılından İzmir’de bir fotoğraf var. ‘İzmir’den incir ihraç edildi’ diyor. Fotoğrafta da başları beyaz tülbentli, Müslüman kadınlar oturmuşlar, inciri ihracat yapılacak şekilde kasalara yerleştiriyorlar. Müslümanların başında da şapkalı bir Ermeni patron var. Bu bizim tarihimizin özeti.”

Servetin sermayeye dönüşümünün esaslı bir değişim olduğunu söyleyen Akyol, kapalı toplumlarda bu zihniyetin gelişmediğini söyledi. Akyol, “Bizde şehirleşme, köylü şehre geldiği zaman şehri köylüleştiriyor.” diye ekledi.

Hala bir kültürel iktidar sorunu olduğunu söyleyen Taha Akyol, “Büyük paraları hükmeden ama taşralılıktan kurtulamamış, estetik sahibi olmamış insanlar para harcarken estetik, sanat, kültür değerleri değil güç gösterisini önemsiyor” dedi. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş