Kemal Can ile 5 Soru 10 Cevap (252): NATO, FIFA, arınma ve yeni düzen

İSTANBUL (Medyascope) – 5 Soru 10 Cevap’ta bu hafta Kemal Can, küresel güç dengelerindeki değişimin Türkiye’de hak ve özgürlükler üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Can aynı zamanda, Deniz Göktaş’ın tutuklanması, NATO Zirvesi sırasında alınan önlemler ve uluslararası kurumların dönüşümü üzerinden mevcut siyasal iklim hakkında konuştu.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Kemal Can, küresel güç dengesindeki değişimlerin Türkiye’deki hak ve özgürlükler üzerindeki etkilerini değerlendiriyor.
  • Deniz Göktaş’ın tutuklanmasını örnek vererek, insanların yıllar içinde kazandığı hakların kaybedildiğini vurguluyor.
  • NATO Zirvesi’nde alınan güvenlik önlemleri ve mevcut siyasal iklim hakkında eleştirilerde bulunuyor.
  • Yeni düzen, daha sert güç ilişkilerini ortaya koyuyor ve eski sistemin kurumsal yapılarının bu değişime uyum sağladığını ifade ediyor.
  • Toplumsal itiraz potansiyeli var ancak çeşitli engeller nedeniyle etkili olamıyor; mücadelenin yeni güç dengelerine uyum sağlamak ile direnmek arasında şekilleneceğini belirtiyor.

Kemal Can “NATO, FIFA, arınma ve yeni düzen” başlıklı videoda şu soruları ele aldı:

  1. Açgözlü saldırganlığın hedefinde neler var?
  2. Dünyada ve Türkiye’de genel görünüm nasıl?
  3. Yeni biçimlenen zemindeki pozisyonlar neler?  
  4. Kazanan ve kaybeden kürsüleri kuruldu mu? 
  5. Bu tabloda biz nerede duracağız? 

“Neşemizi hapse atabiliyorlar”

Kemal Can, günümüz düzeninin, insanların yıllar içinde mücadele ederek kazandığı hakları ellerinden aldığını ifade ederek “Sonra bunları yeniden para karşılığında ya da itaat gibi bedeller ödenmesi şartıyla geri sunuyor. İnsanların umutlarını, neşelerini ve özgürlük duygularını da zayıflatıyor. Bunu yaparken de her türlü aracı kullanmaktan çekinmiyor” dedi.

Deniz Göktaş’ın tutuklanmasını örnek gösteren Can, “Neşemizi çalamazlar ama neşemizi hapse atabiliyorlar, bizi kahkahamızdan korkar hale getirebiliyorlar” diye konuştu. 

Dünya Kupası’nın de benzer şekilde eski tadı olmayan bir duruma evrildiğini belirten Can, FİFA gibi uluslararası kurumların, internet ve sosyal medya gibi alanların giderek güçlü siyasi aktörlerin etkisi altına girdiğini söyledi. Kemal Can’a göre bu nedenle kurumların bağımsızlığına ve yerleşik kurallara duyulan güven aşınıyor. Özgürlük ve tarafsızlık iddiası da giderek inandırıcılığını kaybediyor. 

Yeni düzen, NATO, FIFA ve arınma
Yeni düzen, NATO, FIFA ve arınma

Dünyada ve Türkiye’de genel görünüm nasıl?

NATO Zirvesi’nin Ankara’da başladığını hatırlatan Kemal Can, Zirve için yapılan hazırlığı ve alınan güvenlik önlemlerini eleştirdi:

“Erdoğan, Külliye’ye pek çok NATO üyesi ülkenin liderini topladı. Onlar orada toplanacak diye insanları da evlerinden, sokaklardan topladılar. Hayvanları topladılar. Şehri neredeyse kapattılar. Liderlere beğendirecekleri mizansenle bir davet organize ettiler. Bunun içerisinde kime ne sorulacağı, kimin neyi ne kadar bileceği kararını da verdiler. Bazı gazetecileri aldılar, bazı gazetecilerin sorularını sansürlediler. Aynı günlerde başka örneği İBB davasında da gördük. Oradan yayın yapan gazetecileri gözaltına aldılar. Daha da ileri giderek o davada yargılanan insanın savunma hakkını elinden almaya kalktılar. Şimdi de dokuz Temmuz’da ne yapacaklar?”

Bu tabloda biz nerede duracağız? 

Kemal Can, küresel siyasette eski düzenin yerini daha sert güç ilişkilerine bıraktığını savundu. Mevcut sistemin kendi krizini aşmak için “özgür dünya” ve “liberal demokrasi” gibi söylemleri geri plana ittiğini belirten Can, bunun yerine daha açık ve doğrudan bir güç siyaseti anlayışının öne çıktığını ifade etti.

Can, bu yeni güç dengelerine birçok uluslararası aktörün uyum sağladığını söyledi. NATO başta olmak üzere eski düzenin kurumlarının bu dönüşüme direnmek yerine uyumlanmayı tercih ettiğini dile getiren Can, Türkiye’nin de dış politikadaki yeni konumuna paralel olarak iç siyasette yeniden bir düzenleme sürecine girdiğini öne sürdü.

Toplumsal itirazın güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ancak örgütlenme, dil ve hareket alanı bakımından çeşitli engeller nedeniyle aynı ölçüde etkili olamadığını belirten Can, önümüzdeki dönemde temel mücadelenin yeni güç dengelerine uyum sağlamak ile bu düzene karşı direnmek arasında şekilleneceğini ifade etti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş