Medyascope okurları yazıyor | İltifat: Nazik bir kontrol mekanizması

Okurlarımızı, takipçilerimizi, izleyicilerimizi ve tüm destekçilerimizi görüşlerini Medyascope’ta dile getirmeye davet ediyoruz. Yazınız editoryal ilkelerimize uyar ve Yayın Kurulumuz tarafından da uygun görülürse, web sitemizde imzanızla yayınlanacaktır. Konuşan, tartışan, farklı fikirlerin dile getirildiği bir Türkiye istiyoruz. Hatice Karakuş Öztürk “İltifat: Nazik bir kontrol mekanizması” başlıklı yazıyı kaleme aldı.

iltifat

Başlığa bakınca kontrol nasıl nazik olabilir diyebilirsiniz. Zira kontrol denildiğinde akla genelde yasa, ceza, kamera ya da polis gibi sert çağrışımlar gelir. Oysa tarih salt savaşların, yasaların ya da cezaların tarihi değildir; ikna etmenin de tarihidir. Toplumları yönetmenin iki başat yolu vardır. İlki zor, ikincisi ise ikna aygıtıdır. Aileyi, işyerini, topluluğu, toplumu ya da devleti yönetmek isteyenler için zor aygıtını kullanmanın sınırları vardır. Toplumlar yalnızca baskıyla ayakta kalamazlar. Uzun ömürlü medeniyetlerin sırrı da biraz burada saklıdır aslında. Her sorun güçle çözülemez. Bu sebeple kültürler tarihsel süreç içinde kaba kuvvetin yanına daha incelikli toplumsal kontrol mekanizmaları geliştirmiştir. İltifat da bu mekanizmaların en zariflerinden birisidir. İltifat kullanıldığı bağlama göre çatışmayı azaltan, güven sağlayan, aidiyet duygusunu besleyen ve farklılıkları çoğu zaman ortak bir zeminde buluşturan güçlü bir sosyal harçtır.

Sosyoloji bize bireysel bir davranış olan iltifatın sosyal bir derinliğe sahip olduğunu söyler. Toplum bize neyin doğru neyin yanlış olduğunu her zaman ceza ile öğretmez. Çoğu kez alkış, takdir ve iltifat devreye girer. Bu yönüyle iltifat sadece bireye verilen bir ödül değildir. Toplumun hangi davranışları görmek istediğini ve hangilerini çoğaltma eğiliminde olduğunu gösteren bir işarettir. Tıpkı Mario oyunundaki gizli ödüller gibi, toplumsal yaşamın da görünmeyen ödül kutuları vardır. İltifat da bu kutulardan birisidir. Nitekim ödüllendirilen davranışın tekrar edilmesi psikolojinin bilinen en eski ilkelerindendir. Bu yönüyle iltifat bazen bir sözde, bazen bir tebessümde bazen de omza bırakılan bir dokunuşta hayat bulur. Nerede ve nasıl ortaya çıkarsa çıksın mesafeleri önemsiz hale getirir. İnsan ilişkilerine getirdiği dinamizm sayesinde iltifat, bir anlamda ilişkilerin görünmez mühendisi gibidir.

Peki bu mühendis tam olarak nasıl çalışır?

İltifat ettiğinizde karşınızdakini sadece övmüş sayılmazsınız. Ona farkında olmadan yeni bir rol, yeni bir kimlik ve hatta küçük de olsa bir sorumluluk yüklersiniz. Çünkü iltifat sadece bugünü düşünmez. Yarını da sessiz sedasız inşa eder. İltifat alan birey, bu değere layık olmaya ve o imajı korumaya çalışır. Öte yandan iltifat toplumun değer haritasını okumamızı da sağlar. Hangi davranışlar daha çok iltifat topluyor? Cesaret mi? Çalışkanlık mı? Dürüstlük mü? İltifatın yöneldiği değerler, toplumun hangi davranışları ödüllendirdiğinin de göstergesidir.

İltifatın ilişkilerde sessizce işleyen gizli bir ekonomisi de var. Belki de ikili ilişkilerin en düşük maliyetli araçlarından birisidir iltifat. Bizi tanıyan ya da hiç tanımayan birisinden gelen içten bir cümle, farkına varmadan içimizde minik de olsa bir sosyal borç duygusu yaratabilir. Çünkü iltifat güzel bir söz kadar sembolik bir statü armağanıdır da. Bu armağanı alan birey verilen değeri koruma ve beklentiye uygun davranma eğilimi gösterir. “Bu işi senden başkası yapamaz” cümlesi bunun en iyi örneğidir. Başlangıçta övgü gibi görünse de aslında büyük bir sorumluluk yüklemektir. Bu sebeple iltifat alan birey, daha sıcak davranma, daha fazla çaba/özen gösterme ya da yardım etmeye daha istekli hale gelebilir. Bu durum sosyolojide sosyal alışveriş, sosyal psikolojide ise karşılıklılık normu olarak ifade edilmekte. Şöyle ki hayat çoğu kez görünmeyen alışverişler ile ilerler. Bu evrensel kurala göre, bireyler olumlu davranışı karşılıksız bırakmak istemezler. Çünkü karşılık hem devamlılık sağlar hem de kişinin güvenilir biri olarak algılanmasına katkıda bulunur. Bize hediye edilen sembolik armağan karşılık verme güdüsünü ivmelendirir. İşte iltifatın gücü de burada gizlidir aslında. Söylendiğinde bitti gibi görünen iltifat, bıraktığı borç hissi ile ilişkileri şekillendirmeye devam eder.

İltifat bu yönüyle aynı zamanda güçlü bir stratejidir. Yakınlık kurmanın, güven inşa etmenin, iş birliklerini büyütmenin, sosyal sermeye edinmenin, çatışmaları yumuşatmanın, kabul görmenin, statü kazanmanın, iyi niyet sinyalinin, imaj tazeleme ve mesafeleri kısaltmanın en zarif araçlarından birisidir. Belki de bu yüzden ailede, iş hayatında, pazarlık masasında ya da siyasette iltifat konuşmanın açılış cümlesidir. Çocuğunu motive etmek isteyen ebeveynler, çalışanlarından verim bekleyen yöneticiler ya da kitleleri peşinden sürüklemek isteyen liderler iltifatın bu etkileyici gücünden yararlanmaya çalışırlar. Çünkü yazının başında da belirttiğim gibi insan emredilmekten ve zorlanmaktan hoşlanmaz. Ve bu duygulara karşı doğal bir refleks geliştirir. Engellenme duygusu saldırganlık duygusuna da gebedir. Buna karşılık iltifat iknanın en güçlü zeminidir ve çoğu zaman zorun başaramadığını başarır. Tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır.

İçinde bulunduğumuz dijital çağda iltifatın bu misyonu, algoritmalara taşındı diyebiliriz. İltifat artık insanların dilinde değil algoritmaların dehlizlerinde. Ötekini fark etmenin, seni görüyorum demenin yolu kimi zaman bir emoji kimi zaman da bir beğeni ya da kısa bir yorumda. Sosyal medya bilindiği üzere sadece görünürlük üzerinden işleyen bir dünya değil. Beğeni üzerinden işleyen bir onay mekanizması da aynı zamanda. Layk’lar değerliyim, kabul ediliyorum ve senin içeriğinin bir parçasıyım mesajlarına karşılık gelmekte. Beğeni birey özelinde aidiyetin, benlik saygısının, onaylanma ihtiyacının, ödül mekanizmasının, kimliği doğrulamanın, reddedilme korkusuna karşı ön almanın, izlenim yönetiminin, statü sinyalinin, sosyal sermayenin büyük bir toplamıdır. Bireysel bir keyfin ya da isteğin ötesinde geri planda büyük bir sosyolojik hikâyenin parçasıdır. Dijital platformlarda beğenmeme butonunun olmaması tesadüf değildir. Bu mekanizmalar bireyleri daha çok sistemin içinde tutabilmek ve samimi bir bağlılık yaratabilmek için olumlu olanı öne çıkarma stratejisi üzerinden işlemekte. İltifat işte bu düzeneğin karşılığı olup, salt naziklik değil sembolik bir onay mekanizmasıdır. 

İltifat gerçek hayatta ya da dijitalde incelikli bir düzenektir. Bireyler ve toplumlar salt yasa ve kurallar ile hayatta kalmazlar. Neyin tekrar edileceği, hangi davranışın sürdürüleceği ve kime yakınlık duyulup güvenlik çemberine çekileceğine kadar sayısız sorunun cevabı bu düzenekte saklıdır. Bazen İltifatın yarattığı etkiyi ne bir yasa ne de bir yaptırım yapabilir. Çünkü toplumsal kontroller zaman zaman yumuşak cümlelerin ve bakışların içinde gizlenmiş haldedir.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş