İSTANBUL (Medyascope) – Tutuklu CHP’li Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin yargılandığı dava başladı. Cezaevinde felç geçiren İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy savunma yaptı.

Hakan Bahçetepe ilk kez hakim karşısında
Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, tutuklandıktan 13 ay sonra ilk kez hâkim karşısına çıktı. Dosyada, 24 yıla kadar hapsi istenen Bahçetepe ile örgüt lideri olarak yargılanan ve tutuksuz olan Aziz İhsan Aktaş dahil 9 sanık yer alıyor.
Hakkında “rüşvet alma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme” suçlamaları yöneltilen Bahçetepe, tutuklu bulunduğu Marmara Kapalı Cezaevi’nden Çağlayan Adliyesi’ne getirildi.
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşmayı 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda gördü. Duruşmayı, İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve izleyiciler takip etti.
Kimlik tespiti yapılan Aziz İhsan Aktaş, aylık gelirinin malvarlıklarındaki tedbir kararı sebebiyle 250 bin TL olduğunu söyledi.
Cezaevinde felç geçiren Aksoy duruşma salonunda
Mahkeme başkanı, tutuklu sanıklarla savunmaya başlanacağını söyledi. Tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, sağlık sorunları nedeniyle ayakta durmakta zorlandığı için sandalyede oturarak savunma yapmayı talep etti. Aksoy, dört ay önce boyun omurgasındaki iltihap nedeniyle cezaevinde sağ bacağı ve kolundan felç geçirmişti.
Aksoy, iddianamede isnat edilen suçlamaları reddetti. 30 yıllık kamu görevlisi olduğunu söyleyen Aksoy, şu iddianameye kadar rüşvetle ilgili bir suçlamaya maruz kalmadığını belirtti. 2020’de İBB’de çalışmaya başladığını söyleyen Aksoy, 300 bin dolar rüşvet suçlamasına dair bir delil olmadığını vurguladı. Aziz İhsan Aktaş’ın beyanlarıyla suçlandığını, iddianamede 11 Mayıs 2024 tarihli beyanının da yer almadığını belirten Aksoy, adının da bu ifadede geçip geçmediğini bilmediğini aktardı.
Aksoy, iddianamenin dördüncü sayfasında Aktaş’ın beyanı olduğu iddia edilerek kendisinin suçlandığı ifadenin eklendiğini söyledi. Aksoy, söz konusu ifadenin Aktaş’ın beyanında yer almadığını belirtti.
Rüşvetle ilgili aleyhine tek bir beyan olmadığını tekrarlayan Aksoy, rüşvet parasına dair iddianamede bir delil de olmadığını ifade etti.
İddianamedeki HTS-baz kayıtlarına dikkat çeken Aksoy, aynı zaman diliminde farklı yerlerde baz verildiğini belirtti. Aksoy, aynı anda aynı zaman diliminde beş ayrı yerde baz vermenin delil olamayacağını söyledi.
“Ben 14 aydır bu sağlık sorunlarıyla neden tutuklu yargılanıyorum” diyen Aksoy, dört ay önce ameliyat olduğunu sağ kolu ve bacağından felç geçirdiğini söyledi. Aksoy, kişisel ihtiyaçlarını dahi tutuklu bulunduğu koğuşta karşılayamadığını belirtti. Aksoy, tahliyesini talep etti.
Aksoy savunmasını şu sözlerle tamamladı:
“Tutuksuz yargılanma esastır, ben neden içerideyim? Onlar tutukluyken ben neden 14 aydır içeride bu sağlık sorunlarıyla baş etmek zorunda kalıyorum?
4 ay önce bir ameliyat oldum, sağ kolum ve bacağım felçli, çok zor şartlarda fizik tedavi görüyorum, öz bakımımı dahi yapamıyorum. Ciddi anlamda ve acil olarak tedaviye ihtiyacım var yoksa kalıcı hasar olacak.
Tutuklu olduğum süre, az önce yaptığım savunma ve delil durumu göz önüne alınarak tahliyemi talep ediyorum.”
Aksoy’un savunmasını tamamlamasının ardından hâkim-savcı sorgulaması başladı.
Erdal Celal Aksoy’un avukatı, müvekkiline yöneltilen suçlamaların ifadelerde dahi geçmediğine dikkat çekip iddia makamına tepki gösterdi. Savunmasında ortak baz sinyali kayıtlarının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini savunan avukat, baz kayıtlarının ancak kişilerin aynı noktada bulunduğunu kesin olarak ortaya koyan başka delillerle birlikte değerlendirilebileceğini söyledi.
Avukat, “Müvekkilimin rüşvet verdiği iddia edilen kişilerle aynı baz sinyali alanında bulunduğu nasıl ispat ediliyor? Gelmiş de olabilir, gelmemiş de olabilir” diyerek, 400 metrelik baz istasyonu kapsama alanının kişilerin fiilen bir araya geldiğini göstermeye yetmeyeceğini ifade etti.
Soruşturmayı sosyal medyadan öğrenmiş
Tutuklu CHP PM Üyesi Baki Aydöner, savunma için kürsüye geldi. Aydöner, ifadesinde savcının kendisine “çok haklısın” dediğini söyledi.
Savunmasında gözaltı ve tutuklanma sürecini anlatan Aydöner, hakkında yürütülen soruşturmayı sosyal medya üzerinden öğrendikten sonra kaçmayarak kendi iradesiyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğini söyledi. Hakkında işlediğine inandığı herhangi bir suç bulunmadığını belirten Aydöner, “Vicdanım rahattı. Kaçmayı ya da saklanmayı hiç düşünmeden kendi irademle teslim oldum” dedi.
Aydöner, nezarethaneye girdiğinde çok sayıda belediye başkanı ve belediye yöneticisiyle karşılaştığını anlattı. Aydöner, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ve farklı belediyelerden isimlerin de gözaltında bulunduğunu görünce, operasyonun kapsamını o anda fark ettiğini ifade etti.
Gaziosmanpaşa Belediyesi ile herhangi bir ticari veya idari ilişkisinin bulunmadığını belirten Aydöner, CHP’de uzun yıllardır siyaset yaptığını ancak belediyede görev almadığını, belediye meclis üyesi dahi olmadığını söyledi. Sadece parti üyesi olduğunu belirten Aydöner, soruşturmanın neden kendisine yöneldiğini anlamakta güçlük çektiğini ifade etti.
Savunmasında, hayatında yalnızca bir kez görüştüğü bir kişiyle ilgili suçlamalar yöneltildiğini belirten Aydöner, bu iddialar karşısında şaşkınlık yaşadığını dile getirdi. Emniyet ifadesinin ardından savcılığa sevk edildiğini, burada da benzer sorularla karşılaştığını söyleyen Aydöner, 3 Haziran 2025’te İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandığını belirtti.
İddianamede, 8 Mayıs 2024’te Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ile aynı baz istasyonundan sinyal verdiğine ilişkin değerlendirmeye de değinen Baki Aydöner, bunun sağlık sorunları nedeniyle gerçekleştiğini açıkladı.
Uzun süredir mide fıtığı ve reflü rahatsızlığı bulunduğunu anlatan Aydöner, tutuklanmadan önce bu nedenle hastanede tedavi gördüğünü ve ameliyat planlandığını söyledi. Rahatsızlığı nedeniyle farklı tarihlerde Medical Park hastanelerinde tedavi gördüğünü belirten Aydöner, 8 Mayıs 2024’te de Gaziosmanpaşa Medical Park Hastanesi’nde muayene olduğunu ifade etti.
Avukatlarının hastane kayıtlarını dosyaya sunduğunu belirten Aydöner, söz konusu tarihte Gaziosmanpaşa’nda bulunmasının tek nedeninin hastane ziyareti olduğunu söyledi.
İddianameden
Bahçetepe hakkında, tutuklandıktan 343 gün sonra hazırlanan iddianamede, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan 3 yıldan 7 yıla, “rüşvet” suçundan 4 yıldan 12 yıla, “haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme” suçundan 3 yıldan 5 yıla toplanda 10 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
İddianamede Bahçetepe, iki farklı eylemle suçlanmıştı. Bahçetepe hakkındaki iddianamede ilk eylem, Gaziosmanpaşa Belediyesi’nden alınan kazı izni karşılığında 300 bin dolar rüşvet verildiği iddiasına dayanıyor.
İddianamede yer alan Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesine göre, 2024 yerel seçimlerinden önce elektrik hattı için talep edilen kazı izni seçim sonrasında gecikmişti. Aktaş, Baki Aydöner ile Seza Büyükçulha’nın, Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin 300 bin dolar karşılığında izni vereceğini ilettiğini, paranın da ortağı Gürkan Dölekli tarafından İşletme Müdürü Özer Ayık aracılığıyla Bahçetepe’ye ulaştırıldığını öne sürmüştü.
Dosyada adı geçen Gürkan Dölekli ise bu iddiaları reddetti. Dölekli, ilk ruhsat başvurularının reddedildiğini, ikinci başvurunun ise normal süreç sonunda kabul edildiğini belirterek, “Ruhsatımız verildi. Bunun için de kimse benden para talep etmedi” demişti.
Dölekli ayrıca, Aziz İhsan Aktaş’ın tutuklanmasının ardından mahkeme kararıyla şirket yönetiminden çıkarıldığını hatırlatarak, Aktaş’ın bu nedenle kendilerine husumet beslediğini ve gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu anlatmıştı.
Kayınpederinin aracı “suç” sayıldı
Bahçetepe’ye yöneltilen ikinci suçlama, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme” iddialarına dayanıyor. Bahçetepe’nin kayınpederi Aziz Lal’in 28 Haziran 2024’te 3 milyon 70 bin liraya satın aldığı araç suç sayılmıştı.
Savcılık, aracın resmi olarak Aziz Lal adına kayıtlı olmasına rağmen fiilen Hakan Bahçetepe tarafından, belediye başkanı olduktan sonra elde edildiği öne sürülen haksız kazançla satın alındığını iddia etmişti.
Aziz Lal, 2024 yılında ticaretten yaklaşık 40 milyon lira ciro yaptığını, resmi gelirinin yanı sıra daha yüksek kazanç elde ettiğini belirterek aracı kendi imkânlarıyla satın aldığını belirtmişti.
Belediye AKP’ye geçmişti
11 Haziran 2025’te, tutuklanan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin yerine başkanvekili seçimi yapılmıştı.
Cumhur İttifakı’nın çoğunluk olduğu mecliste, AKP’nin Gaziosmanpaşa Belediye Başkanvekili adayı Eray Karadeniz, CHP’nin belediye başkanvekili adayı Murat Topaloğlu olmuştu.
Adayların ilk iki turda salt çoğunluğu elde edememesi üzerine yapılan üçüncü tur oylamada, AKP’li Karadeniz 21 oy alarak başkanvekili seçilmişti. CHP’li Topaloğlu ise 16 oy almıştı.








