İSTANBUL (Medyascope) – ABD Başkanı Donald Trump, ulusa sesleniş konuşmasında 2020 seçimleri ve seçim güvenliği hakkında kanıt sunmadığı iddialarda bulundu. İstihbarat kurumlarının ve medya kuruluşlarının doğrulamadığı bu açıklamalar, ara seçimler öncesi seçim yasalarını kısıtlama girişimi olarak değerlendiriliyor.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Trump, ulusa sesleniş konuşmasında 2020 seçimleri ve seçim güvenliği hakkında asılsız iddialarda bulundu.
- Seçim sürecinin yabancı müdahalelere açık olduğunu vurguladı ancak istihbarat kurumları bu iddiaları doğrulamadı.
- ABD medyası, Trump’ın konuşmasını yayınlama konusunda bölündü; bazı kanallar konuşmanın bir kısmını verirken, diğerleri yayınlamadı.
- Konuşma, ara seçimler öncesinde seçim yasalarını kısıtlama çabası olarak değerlendiriliyor.
- Eski başkan yardımcısı Kamala Harris, Trump’ı yalanlar yaymakla suçladı.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, 16 Temmuz Perşembe günü yaptığı 25 dakikalık ulusa sesleniş konuşmasında, seçim sürecinin bütünlüğüne dair olağanüstü iddialarda bulundu.
Trump, seçim sürecinin güvenlik standartlarının “felaket derecede yetersiz” olduğunu ve seçimlerin yabancı güçlerin müdahalesine açık olduğunu söyledi. 2020’deki yenilgisine itiraz ederek, ara seçimler öncesinde oy verme yasalarını kısıtlama çağrısında bulundu.
Trump, 2020 seçimleri hakkında ne söyledi?

Trump, Barack Obama ve Joe Biden’ı da içeren “derin devlet” komplosuna dair geniş kapsamlı suçlamalarda bulundu.
Trump, 2020 başkanlık seçimini kazandığı iddiasını tekrarlamaktan kaçınsa da konuşma sırasında erişime açılan hükümet belgelerine işaret ederek seçim sonucuna dair şüphe uyandırma çabasında bulundu.
Trump, konuşması sırasında gizliliğini kaldıracağını duyurduğu belgelerin Çin’in ABD seçimlerine müdahale ettiğine dair kanıtlar içerdiğini iddia etti. ABD istihbaratı ise Pekin’in 2020 seçimlerine müdahale ettiğine dair hiçbir kanıt bulamadığını açıklamıştı. Buna rağmen Trump, seçim güvenliğine yönelik uzun süredir devam eden saldırılarını yeniden gündeme getirdi.
Başkan, Çin’in ABD’li seçmenlerin isimlerini, adreslerini ve diğer verilerini içeren 220 milyon seçmen dosyasını yasa dışı yollarla ele geçirdiğini söyledi. 2021 tarihli halka açık bir ABD istihbarat değerlendirmesi, herhangi bir yabancı aktörün 2020 başkanlık seçim oylamasının “herhangi bir teknik yönünü” (seçmen kayıtları, oy pusulaları, sayımlar veya sonuçlar dahil) değiştirmeye çalıştığına dair belirti bulunmadığını raporlamıştı.
CIA iddiaları doğrulamadı
Merkezî İstihbarat Teşkilatı (CIA) direktörü John Ratcliffe, Trump’ın konuşmasından kısa süre sonra X platformu üzerinden bir açıklama yayınladı. Ratcliffe, CIA’in seçim müdahaleleri üzerine “önemli istihbarat raporları ürettiğini” belirtti ancak 2020 seçimlerine herhangi bir yabancı müdahalenin gerçekleştiğini iletmedi.
Ratcliffe’e göre istihbarat, yalnızca Venezuela hükümetinin elektronik oylama sistemlerini manipüle etme yetenekleri geliştirdiğini ve Çin’in Başkan Trump’a karşı 2020 seçimlerini etkilemek istediğine dair bulgulara yer veriyordu. Ancak bu rapor, söz konusu ülkelerin Trump’ın kaybettiği seçimde oy sayımlarının manipüle edilebildiğini doğrulamıyordu.
Fox News: Trump’ın seçim iddialarına dair kanıt görmedik
Trump’ın konuşmasının hemen ardından Fox News muhabiri Aishah Hasnie, kanalın Trump’ın iddialarını doğrulayamadığını söyledi. Trump yanlısı yayın çizgisiyle bilinen Fox News, daha önce 2020 seçimlerinin çalındığına yönelik asılsız iddialar yayınladığı için oy makinesi şirketi Dominion’a 787,5 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kalmıştı.
Hasnie, başkanın “elektronik oy makinelerinin savunmasız ve kolayca tehlikeye atılabileceği” iddialarında bulunduğunu açıkladı: “Fox News henüz kanıt görmedi ve başkanın açıklamalarının doğruluğunu değerlendirecek durumda değil.”
Haber kanalları konuşmayı yayınlamayı reddetti
ABD’nin en büyük televizyon kanalları, Trump’ın Joe Biden’ın kazandığı 2020 seçimlerinin dürüstlüğüne dair kanıtlanmamış suçlamalar içeren konuşmasını yayınlama konusunda ikiye ayrıldı.
CNN, ABC ve NBC konuşmayı canlı yayınlamamayı tercih ederken, Fox News konuşmanın büyük bir bölümünü canlı yayınladı.
CBS, Trump’ın konuşmasının başlamasından yaklaşık 20 dakika sonra yayını kesti ve akşam haberleri sunucusu Tony Dokoupil ile Beyaz Saray baş muhabiri Major Garrett’ı yayına aldı.
Dokoupil, konuşma yayına alınmadan önce şu sözleri kullandı:
“Başkanın Amerikan seçimlerinin güvenliği konusundaki iddiaları devamlı olarak yanlıştı. En önemlisi 2020 seçimlerini kazandığı iddiası; ancak kazanamadığı son derece açıktır. Bu nedenle, bu akşamki konuşmayı yayınlamanın sorumsuz gazetecilik olduğu yönünde bir argüman var. Ancak bu konuşma yapılacak. Bu haber olacak. Ve haberleri aktarmak bizim işimiz, biz de öyle yapıyoruz.”
Konuşma, ABD ara seçimlerini nasıl etkileyecek?

Eleştirilere göre Trump, destekçilerini bir araya getirmek ve Kasım ayında yapılacak olan ara seçimler öncesinde seçim kurallarında değişiklik yapılması için gerekçe olarak seçim güvenliğini kullanıyor.
Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’de çoğunluğa sahip olmasına rağmen Trump, “SAVE America Yasası” olarak adlandırılan bir dizi seçim kısıtlamasını geçirmek için yeterli desteği kazanamadı. Ayrıca ABD Başkanı 9 Temmuz’da ülke çapındaki bağımsız seçim idaresi federal komisyonun kalan üç üyesini görevden aldı.
Konuşmaya karşı tepkilerin başında, eski başkan yardımcısı ve 2024 başkanlık seçimlerinde yenilgiye uğrayan Demokrat aday Kamala Harris vardı. Trump’ın konuşmasına 20 dakikadan az bir süre kala, Harris onu “yalanlar ve komplo teorileri yaymakla” suçladı.
Seçim yönetimi konusunun tekrar gündeme gelmesi, Trump’ın uzun süredir beklediği İran ateşkesinin sonuçsuz kalması ve “dört-beş haftada biter” dediği askeri harekatın hâlâ devam etmesiyle aynı döneme denk geliyor. Bu durum, konuşmanın bir dikkat dağıtma unsuru olarak kullanıldığı iddialarını artırıyor.
Kaynak: Reuters, Guardian, CNN
Derleyen: Cemre Sanlav






