İSTANBUL (Medyascope) – Konuşmazsak Olmaz’ın bu haftaki bölümünde Ali Deniz Çakır’ın konuğu Serkan Özcan oldu. Programda Özgür Özel’in kurduğu YENİ Parti’nin siyasi etkisi, mutlak butlan kararıyla Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na atanması, Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu, belediyelere yönelik operasyonlar ve Türkiye’deki demokratikleşme tartışmaları ele alındı.
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Bu haftaki programda Serkan Özcan, YENİ Parti’nin siyasi etkisini değerlendirdi.
- Özcan, çerçeve yasa üzerine referandum taleplerini popülist olarak nitelendirdi.
- Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na atanmasını eleştirdi.
- İmamoğlu’nun önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olası adaylığını değerlendirdi.
Serkan Özcan, Türkiye siyasetindeki son gelişmeleri değerlendirdi. Çerçeve yasa tartışmalarına ilişkin Özcan, “Çatışma çözümleri referandum konusu olmaz. Referandum istemek popülizm yapmaktır” dedi.
“Çerçeve yasa konusunda referandum istemek popülizm yapmaktır”
Yeni çözüm süreci kapsamında TBMM Başkanlığı’na sunulan “çerçeve yasa” hakkında konuşan Özcan, yasanın eksik olduğunu ve temel demokratikleşme adımlarını içermediğini söyleyerek eleştirdi. YENİ Parti’nin çerçeve yasa kapsamında kullanacağı oyun zor bir karar olduğunun altını çizen Özcan, sözlerine şöyle devam etti:
“Elbette zor bir karar çünkü muhalefete açık bir zulüm hali var. İçinde hiç demokrasi olmayan bir şeyin ortaya çıkmasından dolayı toplumda oluşan rahatsızlığı bende de var ama biz tutarlı olmaya devam edelim. Silahların bırakılmasını içeren bir yasaya da bunun için karşı durmayalım.”
Çerçeve yasa için referandum önerisini popülist bulduğunu belirten Özcan, “Çatışma çözümleri referandum konusu olmaz. Büyük bir barış kurgulurken herkesin bundan memnun olması mümkün değil” dedi.

“Kemal Kılıçdaroğlu adına biz utanıyoruz”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararını kabul ederek CHP Genel Başkanlığı’na atanmasını eleştiren Özcan, sözlerine şöyle devam etti:
“Kurultay’da bir değişim duygusu, bir değişim siyaseti çağrısı oluştu ve insanlar, delegeler, o dönemde CHP’de bu değişimi oyladılar ve kabul ettiler. Daha sonraki ilk seçimde seçmen CHP’ye bir alan açtı. Bunu kıskanmak yerine bu sürece katkı vermesi beklenirdi. Bunu yapmak yerine mahkemeleri kullanarak o binaya polis zoruyla girmek utanç vericidir. Kendisi adına biz bile büyük bir utanç içindeyiz.”
“İmamoğlu’nun adı pusulada yazmasa da İmamoğlu orada olacak”
Özcan, İmamoğlu’nun önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olası adaylığı hakkında da şunları söyledi:
“15,5 milyon insan hiçbir mecburiyeti yokken gidip sandığa bir insan aday olsun diye oy atmaz. Ekrem İmamoğlu’nun adı pusulada yazmasa da İmamoğlu orada. Bu millet notunu alır ve izler. Bu ülkede demokrasi dışında başka bir yol olduğuna inanmayan herkesin İmamoğlu’nun da o seçime adil bir şekilde girmesinin yolunu araması lazım.”








