İSTANBUL (Medyascope) – KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Meclis’ten geçen çerçeve yasanın Kürt sorununu çözmediğini söyledi. Karasu, sürecin ilerlemesi için Abdullah Öcalan’ın etkin biçimde rol alması gerektiğini vurguladı.

“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifi Meclis Genel Kurulu’nda 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edildi. KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin konuştu. Karasu, Medya Haber’e yaptığı açıklamada yasanın Kürt sorununu çözmediğini ancak sürecin hukuki ve siyasi zemine taşınması açısından önemli olduğunu söyledi.
“Yasanın eleştirilecek çok yanı var”
Karasu, yasayı değerlendirirken “Aslında çok gecikmiş bir yasa. Süreci 27 Şubat 2025’te başlatsak bile -Önder Apo Barış ve Demokratik Toplum çağrısı yaptı- o günden bugüne bir buçuk yıl geçti. Böyle bir yasa rahatlıkla çıkarılabilirdi. Bir buçuk yıl sonra çıktı. Bu yasa tabii şu an anlamda önemlidir, eleştirilecek çok yanı vardır ama bir kulvara girilmiştir. Bu yasayı böyle hukuki ve siyasi çözüm, siyasi sürece girmenin bir başlangıcı olarak değerlendirmek gerekiyor. Bu noktada bir adım atılmıştı” dedi.
Türk devleti ile Kürtler arasında yüzyıllık bir kopukluk bulunduğunu belirten Karasu, demokratik ve siyasi çözümün amacının bu kopukluğu gidermek olduğunu savundu.
Karasu, yasayı hukuki ve siyasi çözüm sürecine girmenin bir başlangıcı olarak değerlendirmek gerektiğini söyledi. Abdullah Öcalan’ın “Bin kilometre bir adımla başlar” sözünü hatırlatan Karasu, yasanın Kürt sorununu çözen bir düzenleme olmadığını yineledi.
Yasanın Kürt sorunundan söz etmemesini ve Kürt gerçeğini ortaya koyan bir çerçeve sunmamasını “önemli bir eksiklik” olarak nitelendiren Karasu, bunu kendi açıklamalarında da dile getirdiklerini aktardı. Karasu, bundan sonraki sürecin belirleyici olacağını, sürecin hızlanıp hızlanmayacağının zamanla görüleceğini söyledi.
- Remzi Kartal ve Ruşen Çakır yorumladı: Sürgündeki Kürt siyasetçiler dönüş hazırlığında
- Ruşen Çakır yorumladı | Süreç karşıtlarına acı haber: Engeller teker teker aşılıyor
- Medyascope Kandil’de | Duran Kalkan: Bu süreç batmayacak!
“Süreci başarıya götürmek istiyoruz”
Karasu, KCK’nın tutumuna ilişkin “Biz kesinlikle bu süreci başarıya götürmek istiyoruz. İrademiz bu yöndedir. Devletin yaklaşımı şöyledir, böyledir değerlendirilebilir. Değerlendiriyoruz zaten. Ama bizim açımızdan yasa gerçekleşti. Biz bundan sonra önümüze bakacağız” dedi. Devletin yaklaşımına ilişkin değerlendirmeler yapıldığını ancak kendilerinin yasa gerçekleştikten sonra önlerine bakacaklarını belirtti.

“Barış ilk önce dille başlar”
Barış sürecinde kullanılan dilin önemine dikkat çeken Karasu, “Barış ilk önce dille başlar” dedi, sorunun 100 yıllık bir geçmişe dayandığını, PKK’nın öncülük ettiği mücadelenin ise 50 yıllık olduğunu dile getirdi.
Karasu, “Dil değişmeden, üslup değişmeden, yaklaşım değişmeden barışı gerçekleştirmek mümkün değildir. Hem barış için oturacağız, konuşacağız, görüşeceğiz hem de dilimizi buna göre ayarlamayacağız. Bu doğru değil tabii” dedi.
Taraflar barış için görüşürken eski çatışma dönemine ait ifadelerin kullanılmasının doğru olmadığını savundu. “Terörist” ve “terör örgütü” gibi kavramların artık anlamının kalmadığını öne süren Karasu, basının ve iktidarın bu konuda yeterince dikkatli olmadığını iddia etti.
“Öcalan’ın rol alması gerekiyor”
Yasada belirtilenlerin hayata geçmesi için Abdullah Öcalan’ın sürecin merkezinde yer alması gerektiğini savunan Karasu, “Önder Apo bu işin merkezinde olmazsa bu sürecin yönetilmesinde, yönlendirilmesinde rol oynamazsa o yasada belirtilenleri gerçekleştirmek mümkün değildir” dedi.
Karasu, “konunun tek bir kişiyi değil, binlerce savaşçıyı ve kadroyu ilgilendirdiğini” belirtti. PKK’nın kendisini feshettiğini ancak ortada halen bir topluluğun bulunduğunu söyledi. Karasu, PKK’nın tüzükle değil, örgüt kültürüyle bugüne geldiğini, bu topluluğun bundan sonraki tutumunu Öcalan’ın belirleyeceğini ifade etti.
Karasu, Öcalan’ın yönlendirmesi olmadan ne eski ne de yeni katılan militanların bireysel davranış içine gireceğini savundu, “Buna bizim de gücümüz yetmez. Herkes önder Apo’ya bakıyor” dedi.
Karasu, çerçeve yasanın hayata geçirilmesinin toplumun sürece katılımıyla mümkün olacağını söyledi. Halkın ve demokrasi güçlerinin sürece müdahil olması çağrısında bulunan Karasu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu sürece seyirci kalınmamalıdır, bu sürece müdahil olunmalıdır. Halk ve demokrasi güçleri bu sürece müdahil olursa o zaman bu yasanın pratikleşmesi, bu süreç içinde bir buçuk, iki yılda yapılan tartışmalar çerçevesinde düşünülen, tartışılan demokratik Türkiye hedefine böyle ulaşılabilir.”







