İSTANBUL (Medyascope)- 1996’da Derinya’da Tasos İsak’ın öldürülmesiyle ilgili dosyada adı yeniden gündeme gelen KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Güney Kıbrıs’ın çıkardığı tutuklama emrine “Ölümü gelen it cami avlusuna pislermiş” atasözüyle tepki gösterdi. Arıklı, kendisine sosyal medyada gelen yorumlara da küfürlü yanıtlar verdi.

Güney Kıbrıs’ta 1996 yılında Derinya’da Tasos İsak ve kuzeni Solomos Solomu’nun öldürülmelerinin 30’uncu yılında dosya yeniden gündeme geldi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, İsak ve Solomu’nun ölümü ile bağlantılı olduğuna inanılan 18 kişi hakkında tutuklama emri çıkarıldığını açıkladı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İsak’ın ölümüyle ilgili çıkardığı uluslararası tutuklama emirlerinde adı bulunan beş kişiden biri olan KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da yeniden tartışmaların odağında.
Arıklı ise gelişmeler üzerine Facebook hesabından yaptığı açıklamada, “Onlara gereken cevabı, ‘Ölümü gelen it cami avlusuna pislermiş’ diyerek verdim. Ne acı ki Rumların bu hareketini alkışlayan içimizde bazı Rum piçleri var” dedi.
Arıklı, açıklamasında Ömer Seyfettin’in “Piç” hikâyesine atıfta bulundu ve hikâyeden uzun bir bölüm paylaşarak milletini, bayrağını ve dinini eleştiren kişiler hakkında “Acaba onlar da böyle piç mi?” diye düşündüğünü yazdı.

Sosyal medyadaki yorumlara küfürlü yanıtlar
Arıklı’nın tepkisi bununla da sınırlı kalmadı.
Kıbrıs Postası’nın Facebook hesabında konuyla ilgili haberin altına yapılan yorumlara yanıt veren Arıklı, kullanıcılara yönelik “hass…”, “pez…nk”, “kına göndereyim pislik herif” ve “onun bunun çocuğu” gibi ifadeler kullandı.

Bir kullanıcının kendisi hakkında yaptığı yoruma ise, “Hangi bostanda yetiştin bilmem ama gübren kesin Güney kaynaklı. Senden cacık bile olmaz” yanıtını verdi.

İsak ve Solomu’nun ölümü: Ne olmuştu?
8 Ağustos 1996’da Tasos İsak (24) GKRY ile KKTC’yi ayıran sınırı yasadışı yollarla geçmiş ve BM kontrolündeki ara bölgede dikenli tellere takılarak mahsur kalmış ve bir grubun saldırısı sonucu yaşamını yitirmişti.
İsaak’ın öldürülmesinden üç gün sonra Solomos Solomu (26), Türk bayrağını indirmek amacıyla bayrak direğine tırmandığı sırada vurularak öldürülmüştü.
Güney Kıbrıs polisi, 22 Kasım 1996’da Tasos İsak’ın öldürülmesiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen beş kişi hakkında uluslararası tutuklama emri çıkardı. Dosyada Hasim Yılmaz, Neyfel Mustafa Ergün, Polat Fikret Koreli, Mehmet Mustafa Arslan ve Erhan Arıklı’nın isimleri yer aldı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) İsaak/Türkiye kararına ilişkin dosyada da bu isimlerin, Güney Kıbrıs makamlarının yürüttüğü soruşturmada tespit edilen kişiler arasında bulunduğu aktarıldı. Ancak Arıklı’nın adının soruşturma dosyasında ve tutuklama emirlerinde geçmesi, İsak’ın öldürülmesinden mahkeme kararıyla suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor.
Arıklı hakkında olayla ilgili verilmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.
Arıklı 2012’de gözaltına alınmıştı
Arıklı, 18 Eylül 2012’de Kırgızistan’da INTERPOL üzerinden yapılan uluslararası arama kapsamında gözaltına alınmıştı.
Güney Kıbrıs yönetimi bunun ardından Kırgızistan’dan Arıklı’nın iadesini talep etmiş, dönemin Dışişleri Bakanı Erato Kozakou-Markoullis de Kırgız yetkililerle konuyu görüşmüştü.
Arıklı daha sonra Türkiye’nin de devreye girmesinin ardından serbest bırakıldı ve iade girişimi sonuçsuz kaldı.
AİHM Türkiye’yi mahkûm etmişti
AİHM, 24 Haziran 2008’de verdiği İsaak/Türkiye kararında Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını düzenleyen 2’nci maddesini ihlal ettiğine hükmetti.
Mahkeme, hem İsak’ın yaşam hakkının korunmadığını hem de ölümünün ardından etkili bir soruşturma yürütülmediğini belirtti ve ailesine tazminat ödenmesine karar verdi.
Bununla birlikte olayda doğrudan sorumlu olduğu iddia edilen kişiler hakkında kesinleşmiş bir cezai mahkûmiyet kararı çıkmadı.








