İSTANBUL (Medyascope, The New York Times) – ABD tarihinin en uzun süre cezaevinde kalan mahkûmlarından Frank Smith, 1949’da bir yat kulübünün gece bekçisini öldürmek suçundan aldığı müebbet hapis cezasının 70. yılını doldurduktan sonra 101 yaşında hayatını kaybetti. Smith, suçsuz olduğunu savunmasına rağmen hiçbir zaman yeniden yargılanmadı ve beraat etmedi.

ABD’de cinayet suçundan 70 yıl cezaevinde kalan ve ülke tarihinin en uzun süre hapis yatan mahkûmlarından biri olan Frank Smith, 25 Haziran’da Connecticut eyaletinin Rocky Hill kentinde hayatını kaybetti. 101 yaşındaki Smith, 2020’de şartlı tahliye edilerek yerleştirildiği bakımevinde yaşamını sürdürüyordu.
Smith, 1949’da Greenwich’teki Indian Harbor Yacht Club’ın gece bekçisi 68 yaşındaki Grover Hart’ın öldürülmesi nedeniyle 1950’de birinci derece cinayetten suçlu bulunarak ölüm cezasına çarptırıldı. Ancak Smith, hayatı boyunca cinayeti işlemediğini söyledi.
İnfazdan iki saat önce cezası müebbete çevrildi
Smith’in dosyası, ölüm cezasının kaldırılması için çalışan American League to Abolish the Death Penalty üyesi emlakçı Aaron Cohen’in dikkatini çekti. Cohen, Smith’i cezaevinde ziyaret etti ve infazın durdurulması için telgraf ve mektup kampanyası başlattı.
7 Haziran 1954’te, infazına yalnızca iki saat kala Connecticut Af ve Şartlı Tahliye Kurulu ölüm cezasını müebbet hapse çevirdi. Smith, ailesinin de izlediği duruşmada kararı, “Tanrı’ya şükürler olsun!” diyerek karşıladı.
Cinayetteki şüpheler
Smith’in mahkûmiyetinin ardından davayla ilgili şüpheler giderek arttı. Cinayetle bağlantılı olarak tutuklanan George Lowden, ikinci derece cinayet suçunu kabul ederek anlaşma yaptı ve Smith’i suçladı. Ancak Lowden duruşmada ifade vermeyi reddetti.
Smith ise suçla ilgisi olmadığını söyledi. Babası da cinayet gecesi oğlunu arabasında uyurken bulduğunu ifade etti.
Davanın ardından Smith’in suçluluğuna işaret eden bir tanık, ifadesini geri çekti. 1953’te ise Alabama’da hapis bulunan silahlı soyguncu David Blumetti cinayeti kendisinin ve Lowden’ın işlediğini itiraf etti.
Blumetti, Smith’in kendisiyle daha önce cezaevinde tanıştığını ve cinayet günü soygun yapılabilecek yerleri konuşmak üzere Smith’in gri Cadillac’ıyla dolaştıklarını anlattı. Blumetti’ye göre Smith soygundan vazgeçti; kendisi ise Smith’in arabasını alarak Lowden’ı yanına çekti ve Hart’a ateş etti.
Blumetti, Smith’in idamından kısa süre önce yaptığı açıklamada, “Yanlış adamı idam edecekler” dedi.
Smith’i tutuklanmasının ardından sorgulayan eyalet polisi binbaşısı Leo F. Carroll da Af ve Şartlı Tahliye Kurulu önünde Blumetti’nin itirafına inandığını ve Smith’in masum olduğunu söyledi.
Carroll, “Grover Hart’ı onun öldürmediğinden eminim. Cinayet sırasında orada olduğundan bile emin değilim” dedi.
Hiçbir zaman beraat etmedi
Smith’in ölüm cezası müebbet hapse çevrilmiş olsa da hiçbir zaman yeniden yargılanmadı ve resmen aklanmadı.
1964’te 259 sayfalık tahliye başvurusunda bulunan Smith, anayasal haklarının 221 kez ihlal edildiğini ileri sürdü. ABD İkinci Daire Temyiz Mahkemesi başvuruyu reddetti.
Cezaevinden firar 12 gün sürdü
1967’de Connecticut’ın Enfield kentindeki bir eyalet cezaevinin düşük güvenlikli bölümünde otomobil tamircisi olarak çalışan Smith, bir kamyon çalarak kaçtı. 12 gün süren firarın ardından Massachusetts’in Winthrop kentinde yakalandı.
1975’in başlarında şartlı tahliye edilen Smith, aynı yıl hırsızlık ve tehlikeli silah bulundurma suçlarından tutuklanınca yeniden cezaevine gönderildi.
Smith, 2020’ye kadar cezaevinde kaldı. Connecticut eyaleti 2012’de ölüm cezasını kaldırmıştı.
Hayatının son yıllarını güvenlikli bir birimde geçirdi
2020’de şartlı tahliye edilen Smith, bakımevine gönderildi.
Cezaevi yetkilileri, Smith’in burada geçirdiği altı yıl da hesaba katıldığında toplam 76 yılını müebbet hapis cezası kapsamında geçirdiğini belirtti.
Çocukken ıslahevine gönderildi
Francis Clifford Smith, 1 Eylül 1924’te Connecticut’ın Stamford kentinde doğdu. Daha sonra Darien kentinin Noroton bölgesine taşındı. The Boston Globe’un aktardığına göre Smith, 10 veya 11 yaşındayken ıslahevine gönderildi.
Gençlik yıllarında da bir erkek ıslahevine gönderildi; buradan kaçtıktan ve bir gardiyana ölümcül bir silahla saldırdıktan sonra dört yıl eyalet cezaevinde kaldı.
Daha sonra bir sayı piyangosu işletmecisinin kuryesi olarak çalıştı.








