Osman Kavala için kritik gün: AİHM Büyük Dairesi kararını yarın açıklayacak

osman kavala

İSTANBUL (Medyascope) – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 2017’den bu yana cezaevinde bulunan Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını yarın açıklayacak.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, iş insanı ve sivil toplum aktivisti Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını 25 Ağustos’ta açıklayacak.

“Kavala v. Türkiye (no. 2)” olarak adlandırılan davanın kararı, Strazburg’daki İnsan Hakları Binası’nda saat 10.00’da yapılacak kamuya açık oturumda duyurulacak.

Söz konusu başvuru, AİHM’in Kavala hakkında 10 Aralık 2019’da verdiği ilk kararın ardından devam eden tutukluluk sürecini, ceza yargılamasını ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını konu alıyor.

İkinci başvuruda hangi ihlaller öne sürülüyor?

Kavala’nın 18 Ocak 2024’te yaptığı ikinci başvuru, 2019 kararının ardından alınan tüm tedbirleri kapsıyor. Başvuruda Türkiye’nin AİHS’nin yedi maddesini ihlal ettiği ileri sürüldü.

Bu maddeler arasında kötü muamele yasağı, özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü gibi temel haklar var.

Normal koşullarda bu başvurunun yedi yargıçlı bir daire tarafından incelenmesi bekleniyordu ancak ilgili daire, 16 Aralık 2025’te yetkisini Büyük Daire’ye devretti.

Kavala’nın 18 Ocak 2024 tarihli başvurusuna ilişkin Kavala / Türkiye (no. 2) davasının duruşması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nde 25 Mart’ta görüldü.

Kavala’nın tutukluluk süreci nasıl ilerledi?

İş insanı Osman Kavala, 18 Ekim 2017’de gözaltına aldı ve  1 Kasım 2017’de “cebir ve şiddet kullanarak anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla tutuklandı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2019 tarihli “derhal serbest bırakılmalı” kararına rağmen tutukluluğu sürdü. 18 Şubat 2020’de Gezi davasında beraat etti ancak aynı gün başka bir dosyadan yeniden tutuklandı. 25 Nisan 2022’de ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı. Yargıtay 2023’te kararı onadı, yeniden yargılama talebi 2024’te reddedildi.

AİHM, Kavala hakkında ilk kararını 10 Aralık 2019’da açıkladı. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddesi ile hakların kötüye kullanımını yasaklayan 18. maddenin ihlal edildiğine hükmetti.

Kararda, tutuklama için ileri sürülen şüphelerin somut delillerle desteklenmediği ve mevcut yasal düzenlemelerin Kavala’yı susturmak amacıyla kullanıldığı belirtildi. Ayrıca Türkiye’nin Kavala’nın derhal serbest bırakılması için gerekli tüm adımları atması gerektiği vurgulandı.

Türkiye’nin bu kararı uygulamaması üzerine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi devreye girdi. AİHM, 11 Temmuz 2022’de verdiği ikinci kararda, Türkiye’nin AİHS’nin 46. maddesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğine hükmetti.

Kavala dosyası, Avrupa Konseyi tarihinde bu istisnai prosedürün işletildiği ikinci dava oldu.

Yarınki karar neden farklı?

AİHM’in açıklayacağı karar, 2022’de verilen ve Türkiye’nin ilk AİHM kararına uyup uymadığını inceleyen ihlal prosedürü kararından farklı. Bu kez Büyük Daire, 2019’dan sonraki tutukluluk sürecini, ceza yargılamasını ve ağırlaştırılmış müebbet mahkûmiyetini AİHS kapsamında değerlendirecek.

Dolayısıyla karar, yalnızca önceki AİHM kararının uygulanıp uygulanmadığına değil, Kavala’nın mahkûmiyetine uzanan tüm yargı sürecine ilişkin yeni ihlal iddialarına da yanıt verecek.

Kavala, Medyascope’tan Furkan Karabay’a verdiği röportajda Büyük Daire’den çıkacak kararın Yargıtay’ın onama sürecini de içereceğine dikkat çekerek, “bütün yargı süreciyle ilgili nihai karar olma özelliğini taşıyacak” demişti.

Karar tahliye yolunu açar mı?

AİHM kararları, AİHS’nin 46. maddesi uyarınca taraf devletler açısından bağlayıcı. Kararların uygulanmasını Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi denetliyor. AİHM, 2019’da Kavala’nın derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmetmiş; Büyük Daire de 2022’de Türkiye’nin bu karara uymadığını tespit etmişti.

Bu nedenle yarın açıklanacak kararın yalnızca Kavala’nın bireysel durumu açısından değil, Türkiye’nin AİHM kararlarına uyma yükümlülüğü ve Avrupa insan hakları sisteminin bağlayıcılığı açısından da yakından izlenmesi bekleniyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş