İSTANBUL (Medyascope) – Gezi davasından hükümlü Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin verdiği hak ihlali kararına dayanarak yeniden yargılanma talebinde bulundu. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, başvuru üzerine Adalet Bakanlığı’ndan kararın Türkçe tercümesini istedi.

Gezi Parkı davası nedeniyle cezaevinde tutulan iş insanı Osman Kavala, AİHM Büyük Dairesi’nin verdiği “hak ihlali” kararı üzerine mahkemeye başvurarak yeniden yargılanma talep etti. DW Türkçe’nin ulaştığı bilgilere göre Kavala’nın avukatı Ahmet Köksal Bayraktar, Gezi davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dilekçe sundu. Dilekçede Kavala hakkındaki kesinleşen mahkûmiyet hükmünün infazının AİHM kararı uyarınca durdurulması istendi. Ayrıca Kavala’nın tahliye edilmesi de talep edildi.
Başvuru, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri” başlıklı 311. Maddesi kapsamında yapıldı. Söz konusu madde, AİHM tarafından verilen kesinleşmiş ihlal kararlarını da yargılamanın yenilenmesi nedenleri arasında sayıyor.
- Osman Kavala AİHM kararını değerlendirdi: “Kararlara uyulması gereklidir”
- Osman Kavala hakkında ikinci AİHM kararı: Hukuken ne anlama geliyor, Türkiye uymazsa ne olacak?
Mahkeme kararı Adalet Bakanlığı’ndan istedi
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, başvuru üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Daire Başkanlığı’na yazı gönderdi ve Osman Kavala’ya ilişkin AİHM kararını talep etti. Mahkeme, 9 Eylül’de gönderdiği yazıda Kavala hakkında verilmiş bir ihlal kararı bulunup bulunmadığının araştırılmasını istedi. Böyle bir kararın varlığı halinde, kararın Türkçe tercüme metninin ivedilikle mahkemeye gönderilmesi talep edildi.
Adalet Bakanlığı’nın AİHM kararının tercümesini mahkemeye iletmesinin ardından Kavala’nın başvurusu esastan görüşülecek. Yerel mahkeme AİHM kararına uyması halinde, Kavala’nın hüküm giydiği Gezi davası yeniden başlayacak.
AİHM Büyük Dairesi altı konuda ihlal tespit etti
AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos tarihli kararında Osman Kavala hakkında altı ayrı konuda hak ihlali tespit etti. Büyük Daire, Türkiye’nin Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını sağlayacak adımları atması gerektiğini belirtti. Karar, mahkûmiyetin sonuçlarının da ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Bu arada Kavala’nın Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel başvuru henüz gündeme alınmadı. Aynı davada 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Tayfun Kahraman’a ilişkin hak ihlali kararının gerekçesi de 5 aydır açıklanmadı.
Ne olmuştu?
Osman Kavala, 8 yıl 10 ay 10 gündür cezaevinde bulunuyor. Bu süreçte hakkında 3 beraat, 4 tutuklama, 3 tahliye ve 1 mahkûmiyet kararı verildi.
Kavala, Gezi Parkı eylemleriyle bağlantılı suçlamalar kapsamında ilk olarak 18 Ekim 2017’de gözaltına alındı ve 1 Kasım 2017’de tutuklandı. AİHM, 2019 yılında Kavala’nın tutukluluğunun hukuka aykırı olduğuna ve derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmetti, ancak bu karar uygulanmadı.
18 Şubat 2020’de Gezi davasından beraat eden Kavala, cezaevinden çıkamadan 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında hükümeti devirmeye teşebbüs iddiasıyla gözaltına alındı ve 19 Şubat 2020’de tutuklandı. 9 Mart 2020’de ise casusluk iddiasıyla hakkında ikinci bir tutuklama kararı verildi. AİHM, 11 Temmuz 2022’de Türkiye’nin 2019 tarihli kararın gereklerini yerine getirmediğine hükmetti.
Bu süreçte Kavala, casusluk ve 15 Temmuz soruşturmalarından tahliye aldı. Ancak İstinaf’ın bozma kararı üzerine Gezi davasında yeniden yargılanan Kavala, 25 Nisan 2022’de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar 2023’te Yargıtay tarafından onandı.







