DEM Parti MYK üyeleri belli oldu

DEM Parti MYK üyeleri belli oldu

İSTANBUL (Medyascope) – DEM Parti, 6 Eylül’de düzenledikleri kongresinden sonra ilk toplantısını 7 Eylül’de yaptı. Toplantıda DEM Parti’nin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri belli oldu.

6 Eylül’de düzenlenen 5. Büyük Olağan Kongresi’nin ardından ilk toplantısını 7 Eylül’de düzenleyen Halkların Demokratik Partisi (DEM Parti), yeni Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerini belirledi.

Yeni MYK üyeleri kim oldu?

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında düzenlenen toplantıda belirlenen yeni MYK üyeleri şöyle:

Canan Çalağan, Cemile Turhallı, Derya Arslan, Ebrü Günay, Elif Bulut, Elif Çoban, Emin Orhan, Emirali Türkmen, Hakkı Saruhan Oluç, Hatice Betül Çelebi, İbrahim Akın, İlknur Birol, Mahfuz Güleryüz, Mehmet Rüştü Tiryaki, Muhsin Dalfidan, Murad Mıhçı, Özlem Gündüz, Öztürk Türkdoğan, Serhat Eren, Sevtap Akdağ Karahalı, Tayip Temel, Umut Vedat Açar ve Yüksel Mutlu.

DEM Parti kongresinde ne oldu?

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 5. Olağan Büyük Kongresi’ni bugün (6 Eylül) Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, eşbaşkanlık görevlerine yeniden seçildi.

“Büyük dönüşüm kongresinin hazırlığını başlatacak kongre” olarak değerlendirilen bu kongrede, açılış konuşmasında Hatimoğulları ve Bakırhan da buna dikkat çekti. Bakırhan büyük kongrenin inşa hazırlığını yapacaklarını kaydederken “Demokratik Cumhuriyet Hareketini bugünden itibaren başlatıyoruz. Tohum bugün Ankara’da, bu salonda toprağa düştü, kökü tutacak, dalı büyüyecek, gölgesi bu ülkenin her bir karışına düşecek. Yolumuz, yolunuz açık olsun” diye konuştu.

Tülay Hatimoğulları, açılış konuşmasında kongrenin aynı zamanda üç yılın muhasebesi olduğuna dikkat çekerek “Siyasetin dili, haber alma biçimleri, örgütlenme yöntemleri değişiyor. Biz de değişiyoruz. Ve değişmeye, dönüşmeye devam etmek zorundayız. Üç yıl boyunca bazen toplumun önünde bazen gerisinde yürüdük. Bazen halkımız bizi uyardı. Bazen bir yolu tarif etmeye çalışırken o yolun başka türlü yürünebileceğini toplumdan öğrendik” dedi.

Hatimoğulları barışın iktidarların lütfu olmadığının altını çizerek “Hiçbir kanun kendi başına toplumsal barış yaratamaz. Kanun bir kapı açabilir. O kapıdan nasıl geçileceğini siyaset, hukuk ve toplum belirler. Şimdi önümüzde daha zor bir aşama var. O da barışı toplumsallaştırılmasıdır” diye konuştu.

Hatimoğulları’nın ardından konuşmasına başlayan Tuncer Bakırhan, özeleştiri yapmaktan ve eksikliklerini görmekten çekinmeyen bir iradenin sesi olarak konuştuğunu söyledi: “Zaman zaman toplumla aramızdaki bağı yeterince güçlü tutamadık. Kimi meselelerde sesimizi geç duyurduk. Örgütsel reflekslerimiz her zaman aynı hızla devreye giremedi. Kimi zaman haklı olduğumuz konularda bile toplumun geniş kesimlerini ikna edecek bir dil kuramadık. Kendi doğrularımızı tekrarlamakla yetindiğimiz anlar oldu.”

Bakırhan, süreci başka bir baharın eşiği olarak tanımlarken “Memlekete barış imkanı sunan, diyalog ve müzakerenin yolunu açan başta Sayın Öcalan olmak üzere bütün siyasi aktörlere binlerce kez teşekkür ediyorum. Kürtlerin ikbali ile Türkiye’nin istikbalinin aynı parametrede buluştuğu bir dönemdeyiz” dedi.

“Türkiye’yi yönetmeye talibiz” diye üç kez üst üste söyleyerek iddialarını ortaya koyan Bakırhan, hazırlığına başlayacakları kongrenin Türkiye’yi yönetecek kadro ve perspektif kuracağını söyledi. Bakırhan “Ekonomiyi, hukuku, dış politikayı, eğitimi ve sağlığı biz düzelteceğiz. Türkiye’nin bütün meselelerini çözmeye talibiz. Bunu taşıyacak siyasal birikim ve tecrübe bizde var” dedi.

Tek bir ajanda: Demokratik Türkiye Çözüm süreciyle ilgili değerlendirmelerini sürdüren Bakırhan, sürecin teminatı olduklarını ve kim enfekte ederse karşısında olacaklarını kaydetti. Bakırhan sürecin 86 milyonu güçlendireceğini söyleyerek “Yumruğumuz sıkılı değil, elimiz açıktır. Göz hizasından konuşuyoruz ve gizli bir ajandamız yok. Tek bir ajandamız var, o da demokratik bir Türkiye’dir. Tek bir ajandamız var, o da barış ve demokratik toplumdur” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş