DEM Parti kongresini yaptı, eşbaşkanlar yeniden seçildi: “Türkiye’yi yönetmeye talibiz, tek ajandamız demokratik Türkiye”

ANKARA (Medyascope) – DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi’ni Ankara’da topladı, Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan eşbaşkanlık görevlerine yeniden seçildi. Hatimoğulları üç yılın muhasebesini çıkarıp, barışın toplumsallaşmasının daha zor bir aşama olduğunu söyledi. “Demokratik Cumhuriyet Hareketi” için hazırlık kongresi olduğunu belirten Bakırhan ise “Artık sadece oyun bozan değil, oyun kuran ve Türkiye’yi yönetmeye aday bir konumdayız. Tek bir ajandamız var, o da demokratik bir Türkiye’dir” dedi. 

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 5. Olağan Büyük Kongresi’ni bugün (6 Eylül) Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, eş başkanlık görevlerine yeniden seçildi. 

DEM Parti kongresini yaptı

“Demokratik Cumhuriyet Hareketi” için hazırlık kongresi

Bir önceki olağan kongresini 15 Ekim 2023’te toplayan DEM Parti, Siyasi Partiler Kanunu’nun büyük kongrenin en geç üç yıl içinde toplanması gerektiği hükmü nedeniyle, zorunluluktan kongresini yaptı.

“Büyük dönüşüm kongresinin hazırlığını başlatacak kongre” olarak değerlendirilen bu kongrede, açılış konuşmasında Hatimoğulları ve Bakırhan da buna dikkat çekti.  İki isim de konuşmasına mücadele edenleri, toplumun farklı kesimlerini ve PKK lideri Abdullah Öcalan’ı selamlayarak başladı. Ayrıca dün hayatını kaybeden Ağrı Belediye Eş Başkanı Mehmet Akkuş için başsağlığı diledi. 

Bakırhan büyük kongrenin inşa hazırlığını yapacaklarını kaydederken “Demokratik Cumhuriyet Hareketini bugünden itibaren başlatıyoruz. Tohum bugün Ankara’da, bu salonda toprağa düştü, kökü tutacak, dalı büyüyecek, gölgesi bu ülkenin her bir karışına düşecek. Yolumuz, yolunuz açık olsun” diye konuştu. 

Faaliyet raporu ile mali raporun okunup kabul edilmesinden sonra seçimlere geçildi. Parti Meclisi, Merkez Disiplin Kurulu ve Uzlaşma Kurulu için tek listeyle seçime girildi. Hatimoğulları ve Bakırhan ilk oyu atarken, İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş da oyunu kullandı. Bakırhan ve Hatimoğulları, geçerli 535 oyun tamamını aldı.

Üç yılın muhasebesi

Tülay Hatimoğulları, açılış konuşmasında kongrenin aynı zamanda üç yılın muhasebesi olduğuna dikkat çekerek “Siyasetin dili, haber alma biçimleri, örgütlenme yöntemleri değişiyor. Biz de değişiyoruz. Ve değişmeye, dönüşmeye devam etmek zorundayız. Üç yıl boyunca bazen toplumun önünde bazen gerisinde yürüdük. Bazen halkımız bizi uyardı. Bazen bir yolu tarif etmeye çalışırken o yolun başka türlü yürünebileceğini toplumdan öğrendik” dedi.

DEM Parti kongresini yaptı

“Barış ortak acıların bitmesini amaçlar” diyen Hatimoğulları, süreci başarıyla neticelendirmeye kararlı olduklarını vurguladı. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’teki çağrısını hatırlatan Hatimoğulları “Silahların bırakılması ve örgütün feshi konusunda üstlendiği sorumlulukla sürecin önünü ardına kadar açtı. Şimdi aynı ağırlık ve sorumlulukla Türkiye’nin siyaset kurumunun, devletin, Meclis’in ve hepimizin omuzlarındadır bu yük” diye aktardı.

Çerçeve yasa olarak bilinen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hayata geçmesi gerektiğini kaydeden Hatimoğulları eksiklerine rağmen kanunu önemsediklerini belirtti. 

Daha zor aşama: Barışın toplumsallaşması

Hatimoğulları barışın iktidarların lütfu olmadığının altını çizerek “Hiçbir kanun kendi başına toplumsal barış yaratamaz. Kanun bir kapı açabilir. O kapıdan nasıl geçileceğini siyaset, hukuk ve toplum belirler. Şimdi önümüzde daha zor bir aşama var. O da barışı toplumsallaştırılmasıdır” diye konuştu. 

Farklı toplumsal kesimlerin birlikte mücadelesini gerekliliğini belirten Hatimoğulları “Türkiye toplumunun güçlenmesinin yolu demokratikleşmeden geçer. İç barış demokrasiyle taçlanırsa kalıcı olur” dedi.

DEM Parti kongresini yaptı
DEM Parti kongresini yaptı, eş başkanlar yeniden seçildi

Sürece kaygılı, eleştirel yaklaşan kesimlere seslenen Hatimoğulları “Dostane, yapıcı öneri sunan, tartışan bütün kesimlerin eleştirileri baş göz üstüne. Birbirimize ihtiyacımız var, birbirimizi yalnız bırakmayalım, bunu bilelim. Bizleri bu süreçte yalnız bırakmayın. Eleştirilerinizle, farklılıklarımızla barışın yolunu beraber yürüyelim” ifadelerini kullandı.

Hatimoğulları, silahların susmasının demokrasi mücadelesini büyütmek için olanak sağladığına ancak Türkiye’nin kendiliğinden demokratikleşmeyeceğine dikkat çekti. Hatimoğulları bu kongrenin hazırlık kongresi olduğunu belirterek “Kürt meselesi yeni bir evreye girerken siyaseti eski araçlarla sürdüremeyiz” dedi ve değişime, dönüşüme işaret etti. 

Önce özeleştiri: “Süreci toplumsallaştırmakta eksik kaldık”

Hatimoğulları’nın ardından konuşmasına başlayan Tuncer Bakırhan, özeleştiri yapmaktan ve eksikliklerini görmekten çekinmeyen bir iradenin sesi olarak konuştuğunu söyledi:

“Zaman zaman toplumla aramızdaki bağı yeterince güçlü tutamadık. Kimi meselelerde sesimizi geç duyurduk. Örgütsel reflekslerimiz her zaman aynı hızla devreye giremedi. Kimi zaman haklı olduğumuz konularda bile toplumun geniş kesimlerini ikna edecek bir dil kuramadık. Kendi doğrularımızı tekrarlamakla yetindiğimiz anlar oldu. Türkiye’de yerel yönetimde demokratik ve şeffaf belediyeciliğin adresiyiz. Bu bir gerçek ama bu alanda da hedeflediğimiz düzeyde değiliz. Kendi kadromuzu yetiştirme ve yeni kuşakları siyasetin içine çekme konusunda daha yaratıcı adımlar atabilirdik. Bu konudaki noksanlığımızın bilincindeyiz.”

Ekonomik kriz karşısında emek mücadelesini istedikleri düzeyde hayata geçiremediklerini, halklarla ve inançlarla bağ kurmakta daha iyisini yapabileceklerini, doğa tahribatına karşı ekolojik mücadelesinde çabalarının yeterli olmadığını kaydeden Bakırhan, bir özeleştiriyi de süreçle ilgili verdi.

Bakırhan “Barış ve Demokratik Toplum Sürecini toplumun tümüne mal etme, onu gerçek anlamda toplumsallaştırma konusunda da eksik kaldığımızı buradan belirtmek istiyorum” dedi. Eksiklikleri tespit edip önerilerini sunacaklarını söyleyen Bakırhan “Şimdi direnişimizin yanına inşayı koyma vaktidir, demokratik cumhuriyeti inşa etmek için yola koyulma vaktidir” ifadelerini kullandı. 

“Önümüzdeki yüzyılı kurtarmaya kararlıyız”

Cumhuriyet’in yüzyılını “Ülkenin üzerine dikilen dar elbiseye yama yapmaya” benzeten Bakırhan şunları söyledi:

“Bu yüzyılda birbirimizi çok yorduk. Artık yamaların olmadığı, hepimizi kapsayacak bir Türkiye’ye, bir cumhuriyete, bir demokrasiye ihtiyaç var; yeni bir toplumsal mutabakata ihtiyaç var. Tarihin hiçbir döneminde ülke rahat nefes alamadı ve siyaset kurumu da hep yama peşinde koştu. Türkiye, içerideki dar korkular yüzünden sadece içeride değil, dışarıda da büyük bir maliyet ödedi. Ama hepimiz için artık hatadan dönme zamanıdır. Küresel planlara karşı birlik olma, bölgesel fırsatlar için ortak mücadele etme zamanıdır. Önümüzdeki yüzyılı kurtarmaya kararlıyız. Bir daha Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin, bu ülkede yaşayan emekçilerin zulüm, baskı ve yoksulluk içinde yaşamaması için kararlı bir şekilde bu yola revan olmaya hazırız. Herkes önyargılarını kırar, korkularını bitirir, çıkarını halkın çıkarının arkasına koyarsa sadece yüz yılı değil bin yılı da kurtarırız.”

“Oyun kuran ve Türkiye’yi yönetmeye aday konumdayız”

Bakırhan, süreci başka bir baharın eşiği olarak tanımlarken “Memlekete barış imkanı sunan, diyalog ve müzakerenin yolunu açan başta Sayın Öcalan olmak üzere bütün siyasi aktörlere binlerce kez teşekkür ediyorum. Kürtlerin ikbali ile Türkiye’nin istikbalinin aynı parametrede buluştuğu bir dönemdeyiz” dedi. Güçlü ve büyük Türkiye’ye inandıklarını ama nasıl olacağı konusunda yıllarca ayrıştıklarını belirten Bakırhan, ilkelerinden taviz vermeden konjonktüre göre hamle yaptıklarını söyleyerek devam etti:

“Her dönem verdiğimiz kararlarla siyasete yön verdik. Önceliklerimize rehberlik eden tek şey kendi çizgimiz ve 86 milyonun ortak geleceğidir. Şimdi artık sadece oyun bozan değil, oyun kuran ve Türkiye’yi yönetmeye aday bir konumdayız. 100 yıllık cumhuriyet tarihinde bu ülkeyi iki siyasal gelenek yönetti. Sizlere soruyorum: Hangi tarihsel sorunları kalıcı şekilde çözebildiler? Hangisi yetkiyi alınca toplumun derdini unutmadı? Hangisi sorunlarımızı çözdü? Çok açık söylüyoruz: Ne AKP öncesi Türkiye bir cennetti ne de AKP dönemi bir tür modern asr-ı saadettir. Bizim iddiamız ve çözümümüz farklı. Başka bir siyaset anlayışının mümkün olduğuna inanıyoruz. Müstakil siyasetimizi güçlendirmek için inançla ve kararlılıkla yolumuza bakacağız. Bugün siyasal mücadelemizi her zamankinden daha güçlü şekilde üçüncü yolda kuruyoruz. İlle de hak diyoruz, halk diyoruz, ezilenler diyoruz, ille de demokrasi ve hukuk diyoruz.”

DEM Parti kongresini yaptı
DEM Parti kongresini yaptı, eş başkanlar yeniden seçildi

“Türkiye’yi yönetmeye talibiz” diye üç kez üst üste söyleyerek iddialarını ortaya koyan Bakırhan, hazırlığına başlayacakları kongrenin Türkiye’yi yönetecek kadro ve perspektif kuracağını söyledi. Bakırhan “Ekonomiyi, hukuku, dış politikayı, eğitimi ve sağlığı biz düzelteceğiz. Türkiye’nin bütün meselelerini çözmeye talibiz. Bunu taşıyacak siyasal birikim ve tecrübe bizde var” dedi. 

Tek bir ajanda: Demokratik Türkiye 

Çözüm süreciyle ilgili değerlendirmelerini sürdüren Bakırhan, sürecin teminatı olduklarını ve kim enfekte ederse karşısında olacaklarını kaydetti. Bakırhan sürecin 86 milyonu güçlendireceğini söyleyerek “Yumruğumuz sıkılı değil, elimiz açıktır. Göz hizasından konuşuyoruz ve gizli bir ajandamız yok. Tek bir ajandamız var, o da demokratik bir Türkiye’dir. Tek bir ajandamız var, o da barış ve demokratik toplumdur” diye konuştu. 

Kongrede seçilen yönetimin büyük kongrenin inşa hazırlığını yapacağını vurgulayan Bakırhan “Somut bir gelecek sunabilen siyasi iradeler ayakta kalacak, sadece itiraz edenler tarihin gerisine düşecektir. Bu dönüşüm de sadece merkezde değil her ilde, her ilçede, her mahallede karşılık bulan bir örgütlenme pratiğiyle mümkün olacaktır. Kadromuzu güçlendireceğiz” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş