ANKARA (Medyascope) – DEM Parti, yasal zorunluluk nedeniyle 6 Eylül’de 5. Olağan Büyük Kongresi’ni toplayacak. Köklü yönetim ve program değişikliklerinin beklenmediği kongre, parti yönetiminin ifadesiyle “büyük dönüşüm kongresinin hazırlığını” başlatacak. Çerçeve yasanın uygulanması ve cezaevindeki ya da yurtdışındaki siyasetçilerin önünün açılması, “Demokratik Cumhuriyet” perspektifiyle daha sonra yapılacak asıl kongrede yeni kadroların şekillenmesinde kritik rol oynayacak.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 6 Eylül 2026 Pazar günü Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde 5. Olağan Büyük Kongresi’ni gerçekleştirecek.
Köklü değişiklikler beklenmeyen bu kongre yasal zorunluluk nedeniyle bu tarihte yapılacak. Ancak DEM Partililer bunu sadece teknik bir kongre olarak görmeyip “asıl kongreyi örgütleyecek dönemi başlatacağına” dikkat çekti.
DEM Parti neden kongre toplamak zorunda?
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, 13 Ağustos’ta yaptığı açıklamada kongrenin 6 Eylül’de yapılacağını duyururken kongrenin partinin “yeniden yapılanma döneminin başlangıcı” olacağını söyledi. Doğan, kongrenin ardından sahada yeni bir çalışma dönemine gireceklerini ve “bu dönem yeni yasayı anlatacaklarını” belirtti.
- Çerçeve yasa sonrası ilk zirve: Erdoğan, İmralı Heyeti üyeleriyle görüştü
- DEM Parti İmralı Heyeti’nden “tutanak” ve “görüşme notu” açıklaması: “Ekleme, çıkarmalar yapılmakta”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise 14 Ağustos’ta T24’ün sorularını yanıtlarken partinin daha kapsamlı ve geniş katılımlı bir kongre planladığını ancak 6 Eylül’de gerekli prosedürlerin tamamlanacağını söyledi.
Asıl kongrede farklı kesimlerden insanların siyasete katılacağını belirten Bakırhan “Şimdi yasal zorunluluktan dolayı kongremizi öne çektik. Ama hemen sonrası inşallah birlikte göreceğiz. Bütün renklerin, inançların katıldığı, kendisini ifade ettiği, Türkiye’nin sadece Kürt meselesi değil, diğer bütün meselelerini programına alan, gündemine alan, uğrunda mücadele eden, emek veren, dayanışan, büyüten bir kongreyi hep birlikte gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
Siyasi Partiler Kanunu’nun 14. maddesi “Büyük kongre parti tüzüğünün göstereceği süreler içerisinde toplanır. Bu süre iki yıldan az üç yıldan fazla olamaz” ifadesine yer veriyor. Ayrıca Kanun, iki defa üst üste il ve büyük kongrenin yapılmaması halinde partilerin seçime katılma yeterliliğini kaybedeceğine de hükmediyor. 2023 seçimlerine Yeşil Sol Parti olarak giren ve 15 Ekim 2023’te toplanan kongreyle “Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi” adını alan parti, yasal olarak kongre toplama süresinin sonuna geldi.
Eş Başkanlar değişmeyecek
DEM Parti’nin büyük kongresinde “yeni çözüm sürecinin ruhuna uygun olarak” isminde, programında, yöneticilerinde önemli değişiklikler bekleniyordu. Ancak 6 Eylül kongresi, Ayşegül Doğan’ın deyimiyle “büyük dönüşüm kongresinin hazırlığını yapacak bir kongre” olacak. Bu nedenle Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın görevine devam etmesi ve yönetici kadrolarında köklü değişiklikler olmaması bekleniyor.

“Büyük dönüşüm kongresinin hazırlığını yapacak kongre” diye niteledikleri 6 Eylül kongresi için DEM Parti’nin Kongre Hazırlık Komisyonu, Genişleme ve Mutabakat Komisyonu, Program ve Tüzük Komisyonu çalışmalar yaptı.
“Türkiye’nin ortak geleceği için Demokratik Cumhuriyet Hareketi”
Parti yönetimi, “büyük dönüşüm” dedikleri yeni dönemi yalnızca Kürt meselesinin çözümü veya çatışmanın sona ermesi üzerinden tanımlamıyor, daha geniş bir demokratikleşme ve toplumsal dönüşüm perspektifi ortaya koyuyor.
Bakırhan, Yeni Özgür Politika’ya verdiği röportajda “Demokratik Cumhuriyet Hareketinin hazırlığını yapacak kongre” derken bu hareketi nasıl toplumsallaştıracakları sorusunu yanıtladı.

Sadece bir kongre ya da isimle bunun mümkün olmadığını kaydeden Bakırhan “Demokratik Cumhuriyet fikrinin toplumda karşılık bulması için insanlarla yeniden ve daha güçlü bir bağ kurmamız gerekiyor” dedi. Bakırhan şunları söyledi:
“Biz topluma gitmek zorundayız. Bunun kolay olmadığını biliyoruz. Kendi çevremizin dışına çıkmak, yıllardır bizi izleyen ya da bizimle aynı yerde duran insanların ötesine ulaşmak ciddi bir emek istiyor. Ama tam da bunu yapmamız gerekiyor. Bu çerçevede çok farklı kesimlerin görüş ve önerilerini alıyoruz. Farklı düşünen insanlarla aynı zeminde buluşmak, kendi kimliğimizden ve mücadelemizden vazgeçmek anlamına gelmiyor. Tam tersine, kendi birikimimize güvenerek daha geniş bir demokrasi fikrinin parçası olabilmek anlamına geliyor. Bizim 35 yılı aşan bir mücadele deneyimimiz var. Çok ağır dönemlerden geçtik, çok şey öğrendik. Şimdi bu deneyimi sadece kendi içimizde tutmanın değil, Türkiye’nin ortak geleceği için kullanmanın zamanı. Demokratik Cumhuriyet Hareketi dediğimiz şey de tam olarak buradan çıkıyor. Bir partinin sınırlarını aşan, toplumun farklı kesimlerini ortak bir demokratik zeminde buluşturan bir anlayıştan söz ediyoruz.”
Kongrede süreç etkileri
Çerçeve yasa adıyla bilinen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un yürürlüğe girmesinin ve çözüm sürecinde atılacak somut adımların da DEM Parti’nin “büyük dönüşüm” için işaret ettiği kongreye etkisi olacak. Sürecin ruhuna uygun olarak 6 Eylül’deki kongreyle hazırlığı başlayacak olan asıl kongrede parti adının “Demokratik Cumhuriyet” kavramını da içerecek şekilde değişmesi bekleniyor.
- Çerçeve yasa Meclis’ten geçti: Yasada neler var, kimler yararlanacak?
- İşte çerçeve yasa teklifinin tam metni
PKK’nin feshinin Milli Güvenlik Kurulu’nca tespiti ve çerçeve yasanın geri dönüşlerin önünü açacak şekilde yürürlüğe girmesi halinde, cezaevlerinde veya yurtdışında olan siyasetçilerin de partinin yönetim kadrolarında yer almasına yönelik beklenti var. Ancak yasadaki hak yoksunluğu düzenlemesi, hüküm giymiş kişiler için buna engel oluyor.
Çerçeve yasa hazırlanırken DEM Parti, hak yoksunluğu konusunda itirazlarını dile getirse de teklif bu haliyle kanunlaştı. Bakırhan teklifin Meclis’ten geçmesinin ardından, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ ve Kobani davasından tutuklu bulunanlarla ilgili adımların gündeme gelmesini beklediğini söylerken neden büyük kongreye işaret ettiklerini de “Kobani kumpas davasında yargılanan hiçbir arkadaşımızın hükmü yok. Siyasi yasakları yok. Sürgündeki birçok vekilimizin yok, içerideki belediye eş başkanımızın yok” diye açıkladı.
Yasanın yürürlüğe girmesi, somut adımlar atılması ve DEM Partililerin siyasi tutuklu veya siyasi sürgün olarak gördüğü kişilerin siyaset sahnesine çıkabilmesinin mümkün olması, partinin yeni dönemindeki kadrolarını şekillendirmesinde önem taşıyacak.
Çerçeve yasada “hak yoksunluğu”
Meclis’te 10 Ağustos’ta 467 milletvekilinin “evet” oyuyla kabul edilen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’da infaz erteleme ve hak yoksunluğu düzenleniyor.

Buna göre infaz hakiminin kararına bağlı olarak, üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar içinse 10 süreyle ertelenebilecek.
Beş yıllık infaz ertelemesi verilenlerde iki yıl, on yıllık infaz ertelemesi verilenlerde ise üç yıl geçmesi durumunda “mahkumiyetten doğan hak yoksunluklarının kaldırılması” için talep edilebilebilecek. Hak yoksunluğu, Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde tarifleniyor ve kişinin hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar siyasi parti yöneticisi olma, seçme ve seçilme gibi haklarını kullanamaması anlamına geliyor.








