İSTANBUL (Medyascope) – Eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’in kooperatif davasında iddianame sekiz ayın ardından mahkemeye sunuldu. Avukatlar, iddianamede Soyer’e ayrılan tek paragrafı eleştirerek tahliye talep etti.

Eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer hakkındaki kooperatif davasının iddianamesi sekiz aylık bir sürecin sonunda mahkemeye sunuldu. Soyer’in avukatları Murat Aydın, İsmet Köymen ve Defne Soyer, gelişmeyi yazılı bir açıklamayla değerlendirdi.
Avukatlar iddianameyi haksızlık olarak niteledi
Avukatlar, iddianamenin hazırlanma sürecinin aylar sürdüğünü vurgulayarak dosyaya giren belgelerin Soyer’in suçsuzluğunu kanıtladığını savundu. Açıklamada “Bugün mahkemeye sunulan iddianame yapılan haksızlığın açıkça kabulüdür” denilerek iddianamede Soyer hakkında yalnızca bir paragraf bulunduğu belirtildi.
Avukatlar, söz konusu paragrafın on bir satırdan oluştuğunu aktararak iddiaların önceki iddialar gibi maddi gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
İddianamede Soyer’e tek paragraf ayrıldı
Avukatlar, Soyer’in “kooperatifleşin, güvenli konutlarda yaşayın” çağrısının zimmet suçuna yardım sayıldığını aktararak bu değerlendirmeyi hukuka aykırı buldu ve haksız tutukluluğun sona erdirilmesini talep etti.
Avukatlar geçmiş süreci de hatırlatarak “Tutukluluk kararı ve hakkındaki suçların tümünün haksız ve hukuk dışı olduğu açıkça ortaya çıkınca Sayın Soyer için tahliye kararı verildi” dedi ve ardından yeni bir tutuklama kararı çıktığını belirtti.

Ne olmuştu?
Tunç Soyer, daha önce İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevini yürütmüş ve 4 Temmuz 2025’te tutuklanmıştı. Mahkeme, ilerleyen süreçte Soyer hakkında tahliye kararı verdi.
Savcılık, aynı iddiaları farklı bir nitelemeyle yeniden soruşturma konusu yaparak Soyer’i 30 Aralık 2025’te “yedek tutuklama” kararıyla yeniden tutukladı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentsel dönüşüm projelerini hızlandırmak amacıyla İZBETON AŞ’yi sürece dahil etti ve bu projelerin bir bölümünü yapı kooperatiflerine devretti. Soruşturma, kooperatif üyelerinden usulsüz ve fazla para toplandığını, daire teslimlerinin taahhüt edilen sürelerde yapılmadığını ve hak sahiplerinin mağdur edildiğini öne sürüyor.







