İSTANBUL (Medyascope) – Karacadağ’ı Koruma Platformu, Konya’nın Karapınar, Ereğli ve Emirgazi ilçeleri sınırlarında bulunan Karacadağ’da maden arama faaliyetlerine tepki gösterdi. Platform, 12 Eylül’de makinelerin Yeşilyurt Mahallesi’ne getirildiğini, Ovacık mevkiinde sondaj kurulduğunu belirterek bölgede maden istemediklerini açıkladı.

Konya’nın Karapınar, Ereğli ve Emirgazi ilçeleri sınırlarında bulunan Karacadağ’da maden arama faaliyetlerine karşı çıkan Karacadağ’ı Koruma Platformu, basın açıklaması yaparak, bölgenin doğal ve jeolojik mirasının korunmasını isterken maden arama çalışmalarının durdurulması çağrısında bulundu.
Açıklamaya göre ENSA Eczacıbaşı’nın 5 Ağustos 2024’te aldığı ihale sonrasında başlayan süreçte, 12 Eylül 2026’da maden arama çalışmaları için makineler Yeşilyurt Mahallesi’ne getirildi. Ardından Ovacık mevkiinde sondaj kuruldu ve çalışmaların başlaması için bekletildi.
Platform, Karacadağ’ın bölge halkı için yalnızca doğal bir alan değil, tarımın, hayvancılığın ve günlük yaşamın sürdüğü bir coğrafya olduğunu belirtti. Açıklama şöyle devam etti:
“Karacadağ, toprağımız, suyumuz, meramız, yaylamız, tarımımız, yaban hayatımız, ekolojimiz, hayvancılığımız, alın terimiz ve geleceğimizdir. Karacadağ’ın Yeşilyurt Mahallesi ve Akören Mahallesi sınırlarında yer alan Ovacık mevkii, dağlık ve kırsal yapısı, yaylaları, doğal varlıkları, halkın mantar topladığı, doğa yürüyüşleri yapabildiği bu bölgenin önemli yaşam ve doğa alanlarından biridir.”
“Jeopark hedefi ile madencilik baskısı aynı anda nasıl yürütülecek?”
Platform, maden arama faaliyetleri ile Konya Jeopark Projesi arasındaki çelişkiye dikkat çekti. Karacadağ’ın da aralarında bulunduğu alanlarda incelemeler yapıldığını ve UNESCO Jeopark başvuru sürecinin başlatıldığının açıklandığını hatırlattı:
“Bir alanı jeopark olarak tanıtmak yeterli değildir. Koruma kâğıt üzerinde değil, sahada olmalıdır. Eğer Karacadağ doğal ve jeolojik miras açısından korunması gereken bir alan olarak değerlendiriliyorsa, aynı coğrafyada maden arama faaliyetlerinin yürütülmesi nasıl açıklanacaktır? Jeopark hedefi ile madencilik baskısı aynı anda nasıl yürütülecektir? Kamuoyunun bu sorulara açık, şeffaf ve bilimsel cevaplar alma hakkı vardır.”
Platform, maden arama faaliyetlerinin yalnızca sondajdan ibaret olmadığını, ulaşım yolları, araç trafiği, arazi kullanımı, gürültü, toz ve atıkların da sürecin parçası olduğunu vurgulayarak, su kaynakları, tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerine ilişkin şu soruları yöneltti:
“Eğer maden bulunursa ne olacaktır? İşletme kurulacak mı? Ne kadar alan kullanılacak? Su ihtiyacı nasıl karşılanacak? Pasa ve atıklar nereye konulacak? Tarım ve hayvancılık nasıl etkilenecek? İnsan sağlığı açısından hangi sonuçlar ortaya çıkacak?”
Eskişehir’deki maden faaliyetleri örnek gösterildi
Platform, Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı Demirli ve Seklice mahallelerindeki bentonit madenciliğini de örnek gösterdi. Eczacıbaşı’na bağlı Esan/Ensa tarafından 25 yılı aşkın süredir yürütüldüğü belirtilen faaliyetlerin zaman içinde genişlediği, bölge halkının su kaynakları, patlatmalar, yollar, tarım ve yaşam alanları konusunda sorunlardan şikâyetçi olduğu aktarıldı.
Platform, “Eskişehir’de olan, Karacadağ’da tekrarlanmasın” diyerek şöyle devam etti:
“Biz bu yaşananların Karacadağ’da da benzer şekilde yaşanacağını tahmin etmekte zorlanmıyoruz. Bu ‘önce arayalım, sonra bakarız’ anlayışının ne gibi sonuçlara yol açabileceğini gösteren bir uyarı olarak görüyoruz. Biz Karacadağ’da böyle bir sürecin başlamasını kesinlikle istemiyoruz. Eskişehir’de olan, Karacadağ’da tekrarlanmasın!”
Platform ayrıca bölge halkının süreç hakkında önceden bilgilendirilmediğini ve görüşünün alınmadığını vurguladı. Anayasa’nın 56. maddesine atıfta bulunarak sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkının korunması gerektiğini belirtti.
Açıklamanın sonunda yetkililere “Halkın yanında olun” çağrısı yapan platform, kararlarının net olduğunu belirtti:
“Karacadağ’da maden istemiyoruz! Karacadağ’ın maden sahasına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz! Karacadağ’ın suyunu, toprağını, merasını ve yaşamını koruyacağız! Bizim için asıl altın toprağımızdır!”








