İSTANBUL (Medyascope) – Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı ve Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu, yaklaşık 30 yıldır işçi ve sendikal örgütlenme mücadelesi içinde yer alıyor. Özellikle 2014’teki Soma faciasının ardından maden işçilerinin örgütlenme çalışmalarında öne çıkan Aksu, farklı sektörlerdeki işçi direnişlerinde de rol aldı. Peki Başaran Aksu kimdir?
Başaran Aksu, Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı ve Umut Sendikası Örgütlenme Koordinatörü. 2014’teki Soma faciasının ardından başlayan bağımsız sendikacılık hareketinin öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. Peki Başaran Aksu kimdir?
Başaran Aksu, 1974’te Artvin-Hopa’ya bağlı Başoba Köyü’nde büyüdü. Ortaokul ve lise eğitimini Hopa’da tamamladı. Çocukluk yıllarında 12 Eylül darbesi dönemindeki siyasi baskılara ve bölgedeki toplumsal mücadelelere tanıklık eden Aksu, bu sürecin politikleşmesinde etkili olduğunu söyledi.
Aksu, 1989’da İstanbul’a yerleşti. 2008’de işçi sınıfının sendikal örgütlenmesini güçlendirmek amacıyla kurulan Umut-Sen’in kuruluşunda yer alan Başaran Aksu, örgütün örgütlenme koordinatörlüğünü üstlendi. Farklı işkollarında işçilerin sendikal örgütlenme çalışmalarına katılan Aksu, Güvenlik-Sen’in kuruluşunda rol aldı. Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası’nın (DGD-Sen) kuruluş çalışmalarında gönüllü örgütlenme uzmanı olarak görev yaptı.
Soma faciasının ardından maden işçilerinin örgütlenmesine katıldı
2014’te Soma’da 301 madencinin hayatını kaybettiği facianın ardından bölgedeki maden havzalarına gitti. Türkiye Maden İşçileri Sendikası’na (Türkiye Maden-İş) tepki gösteren işçilerle bir araya gelerek alternatif sendikal örgütlenme çalışmalarına başladı.
Bu dönemde, İmbat Madencilik’te hayatını kaybeden madenci Metin Keskin’in ailesine taziye ziyaretine gitti. Aksu, Kamil Kartal, Onur Uzun ve bir öğretmen ile birlikte gittikleri taziye evinde, Türkiye Maden-İş ve İmbat Madencilik yöneticilerinin kışkırtmasıyla büyüyen 400-500 kişilik bir grubun saldırısına uğradı.
Yaklaşık 15 dakika süren saldırıda Aksu’nun belinde ve elmacık kemiğinde kırıklar meydana geldi, Kamil Kartal ise başına darbe aldı. Aksu, saldırının ardından sendika ve şirket yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu ve yaklaşık üç ay hastanede tedavi gördü. Saldırıya rağmen Umut-Sen bünyesindeki işçi örgütlenmesi faaliyetlerini sürdürdü.

Bağımsız Maden-İş’in kuruluşunda yer aldı
2018’de Başaran Aksu, Somalı maden işçileri, Tahir Çetin ve Kamil Kartal ile birlikte Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’nı (Bağımsız Maden-İş) kurdu. Sendikanın resmi yönetim kurullarında yer almak yerine “Örgütlenme Uzmanı” unvanını kullandı ve doğrudan sahada görev yaptı.
16 Şubat 2019’da Soma’da maden işçilerinin hak mücadelesi sırasında Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) önünde yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek Aksu hakkında “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasıyla dava açıldı. İddianamede Aksu’nun TKİ önünde sarf ettiği “Bin kişi TKİ binasını işgal etsek iki gün çıkmasak paramızı yatırırlar öyle mi? TKİ’ye girer üç gün çıkmazsak en fazla üç gaz sıkarlar gözaltına koyacak yer bulamazlar paramızı öderler…” sözleri suça delil olarak gösterildi.
22 Aralık 2020’de başlayan yargılamanın ikinci duruşmasında savcı değiştirildi. 26 Mayıs 2021’deki karar duruşmasında Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Aksu’ya beş ay hapis cezası verdi. Aksu’nun avukatları kararı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını duyurdu.

Aynı dönemde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye Maden-İş Sendikası Genel Başkanı’na “hırsız ve katil” dediği gerekçesiyle Aksu hakkında yakalama kararı çıkardı. Aksu, sözlerinin arkasında olduğunu belirterek, “Katil” sözüyle 301 madencinin öldüğü dönemde sendikanın üretim zorlamasına göz yummasını, “hırsız” sözüyle ise işçi aidatlarının sömürülmesini kastettiğini savundu. Aksu, hakkındaki ceza ve yakalama kararlarını, madencilerin mücadelesini kriminalize etmeye dönük çabalar olarak nitelendirdi.
Aksu, 2019 ve 2020 yıllarında Manisa-Soma’daki Uyar Madencilik ve Karaman-Ermenek’teki maden ocaklarında çalışıp yıllarca kıdem tazminatlarını alamayan işçilerin hak arama sürecini organize etti. Soma ve Ermenek’ten Ankara’ya yürüyen işçilere öncülük etti. Jandarma ve polis, madencilerin yürüyüşü sırasında Aksu’yu defalarca gözaltına aldı. Eylemler sonucunda işçilerin bir bölümü yasal düzenlemelerle tazminatlarını aldı.
Başaran Aksu, bu dönemde farklı iş kollarındaki direnişlere de katıldı. Kocaeli-Gebze’de sendikal hakları için Ankara’ya yürüyen metal işçilerine destek verirken gözaltına alındı. 31 Aralık 2020’de ise Bimeks işçilerinin, ödenmemiş ücretleri için şirket sahibi Vedat Akgiray’ın ders verdiği Boğaziçi Üniversitesi önünde yaptığı basın açıklamasına katıldı. Polisin müdahalesiyle gözaltına alınan altı kişi arasında yer alan Aksu, aynı gün serbest bırakıldı.
9 Temmuz 2021’de, Uyar Madencilik şirketi tarafından ödenmeyen tazminatları için 15 yıldır mücadele eden ve 4 Temmuz tarihinden bu yana da Ankara il sınırına 30 kilometre uzaklıkta bekletilen Somalı madencilerden Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Tahir Çetin ve maden işçisi Ali Faik İnter, Soma’ya dönüş yolunda Manisa-Kırkağaç’a bağlı Bakır Mahallesi yakınlarında araçlarının takla atması sonucu hayatını kaybetti.
İki ismin ölümünün ardından sendikanın örgütlenme çalışmalarının sürdürülmesinde Başaran Aksu öne çıktı. Aksu, Çetin ve İnter’in sendikal mücadelede üstlendikleri rolleri ve bıraktıkları örgütlenme deneyimini yaşatmak için çalışmalarını sürdürdü.
Polyak Madencilik’teki işçi direnişinde gözaltına alındı
İzmir-Kınık’taki Polyak Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden-İş üyesi Erdoğan Çapaklı, işten çıkarılmasının ardından işe iade talebiyle maden ocağı önünde oturma eylemi başlattı. Eyleme katılan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ve sendika temsilcisi Ozan Çetin, 27 Aralık 2022’de jandarma tarafından gözaltına alındı.
İfadelerinin ardından serbest bırakılan Aksu ve Çetin, yeniden madenin önüne gitti. Jandarmanın müdahalesi sırasında fenalaşan Aksu hastaneye kaldırıldı ve yeniden gözaltına alındı. İşçi ve sendika yöneticileri, eylemler boyunca toplam altı kez gözaltına alındı.
Başaran Aksu, Eylül 2024’te AKP Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’na ait Fernas Madencilik’te sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan işçilerin eylemlerine öncülük etti.
İşçilerle birlikte Soma’dan Ankara’ya yürüyen Aksu, madencilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) yürümesini engelleyen polis barikatının ardından Ankara Kurtuluş Parkı’ndaki eylemlere katıldı. İşçilerle birlikte açlık grevine giren Aksu, işverenle yürütülen müzakere sürecinde de işçi heyetinde yer aldı. 53 gün süren direniş, 20 Ekim 2024’te işçiler ile şirket yönetimi arasında anlaşma sağlanmasıyla sona erdi.
Akbelen direnişine destek paylaşımları nedeniyle tutuklandı
Nisan 2026’da, Akbelen direnişinde tutuklanan Esra Işık’a destek amacıyla sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle gözaltına alındı. Milas Cumhuriyet Başsavcılığı, Aksu hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarıyla soruşturma başlattı.
9 Nisan 2026’da tutuklanan Aksu’nun tutukluluğuna gerekçe olarak sendikal faaliyetleri nedeniyle sık sık şehir değiştirmesi ve ikamet adresinde sürekli bulunmaması gösterildi. Beş gün cezaevinde kalan Aksu, 14 Nisan’da tahliye edildi.
Tutuklandı, açlık grevine başladı
Başaran Aksu Ağustos 2026’da, Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve ETİ Gümüş işçilerinin ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları için Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı eyleme destek verdi.
- Gökay Çakır ve Başaran Aksu tutuklandı
- Madencilerde gözaltıların gölgesinde anlaşma umudu: “Zafere çok yaklaştık”
- Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu yine gözaltına alındı
Aksu, eylemin 16. gününde, 25 Ağustos’ta Ankara’da gözaltına alındı. Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 26 Ağustos’ta Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile birlikte tutuklandı ve Sincan Cezaevi’ne gönderildi. Cezaevinde süresiz açlık grevine başlayan Aksu, tutukluluğunun 10. gününde, 4 Eylül 2026’da tahliye edildi.

Avukatı ve kendisi hakkında soruşturma başlatıldı
Sosyal medyada 12 Eylül’deki “Ailem Güvende” operasyonlarından bu yana süren sansür dalgasında 24 Eylül’de Başaran Aksu’nun sosyal medya hesabına erişim getirildi. Yeni sosyal medya hesabından açıklama yapan Aksu, “Holdinglerin, sarı sendikaların onların yönlendirdiği yargının esiri olmayı reddediyoruz. Hesabımı erişime kapatanlar işçi sınıfı ve emekçi halkı zenginin kölesi yapmak için seferber olanlardır! Bizim sesimiz işçi sınıfının kurtuluşu fikrini taşır! Hiçbir güç bizi engelleyemez” dedi.
25 Eylül’de Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği, Başaran Aksu’nun duruşma salonunda “Kahrolsun holdingci yargı, hepiniz yargılanacaksınız”, avukat Mürsel Ünder’in ise “Duruşunuzu gördük, buradan bu kararı çıkartmanız utanç verici” sözlerini zapta geçirerek haklarında soruşturma başlattı.
Başaran Aksu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Yeni bir soruşturma daha açmışlar hakkımızda! Bugün bereketli geçiyor! Ne dediysek o! Halkı soyan fon şirketlerinin, holdinglerin sponsoru olduğu toplantılarda konuşan bakanlar, o bakanlarla fotoğraf veren aidat yağmasıyla servet biriktiren sarı sendikacılar için cennet ülkemiz!” diye konuştu.
26 Eylül’de Başaran Aksu’nun yeni sosyal medya hesabına da erişim engeli getirildi.
Ekim 2026’da Başaran Aksu’nun Tahir Çetin ve Ali Faik İnter’in mücadelesini anlattığı “Ruhu Olan Yollar” kitabı Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlandı.








