İSTANBUL (Medyascope) – 9–20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31’e sayılı günler kaldı. Peki COP nedir, konferanslarda hangi konular ele alınıyor, bugüne kadar hangi kararlar alındı ve zirveye kimler katılıyor?
COP31’e yalnızca bir hafta kaldı. 9–20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın kısaltması olan COP, İngilizce “Conference of the Parties” (Taraflar Konferansı) ifadesinden geliyor.
Konferansta 198 ülke, iklim krizine yol açan küresel ısınmayı ve gezegene zarar veren insan kaynaklı diğer faaliyetleri azaltmak ve durdurmak için müzakereler yürütüyor. 31 yıldır düzenlenen konferanslar, alınan kararların uygulamaya geçirilmemesi ve ilerlemenin yavaş kalmasına karşın iklim krizinin hızla derinleşmesi nedeniyle eleştiriliyor. Peki bu konferanslarda hangi konular müzakere ediliyor, elde edilen önemli kilometre taşları neler, konferanslara kimler katılıyor?

UNFCCC nedir?
UNFCCC, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin İngilizce adının kısaltmasıdır. Sözleşme, iklim değişikliğiyle mücadelede ülkelerin birlikte hareket etmesi için oluşturulmuş uluslararası ve hukuken bağlayıcı bir çerçeve sunuyor. 1992’de Rio’da kabul edilen sözleşme, 1994’te yürürlüğe girdi ve bugün 198 tarafı bulunuyor.
Her yıl düzenlenen Taraflar Konferansı’nda (COP) ülkeler, yeni iklim taahhütlerini ve bunları hayata geçirmek için atılacak adımları müzakere ediyor. Antalya’da düzenlenecek COP31 de bu sürecin parçası olarak ülkeleri iklim krizi karşısında ortak kararlar almak ve uygulamayı hızlandırmak iddiasıyla bir araya getirecek.
Kyoto Protokolü nedir?
1997’deki COP3’te kabul edilen Kyoto Protokolü, sanayileşmiş ülkelerin yanı sıra merkezi planlı ekonomik sistemden piyasa ekonomisine geçmekte olan ülkelere de sera gazı salımlarını azaltmaları için bağlayıcı hedefler getirdi. 2005’te yürürlüğe giren protokol, iklim müzakerelerinde ülkelerin farklı sorumluluk ve yükümlülüklerinin tanımlandığı önemli bir aşama oldu.
Paris Anlaşması nedir?
2015’te COP21’de kabul edilen Paris Anlaşması, ilk kez neredeyse tüm ülkeleri iklim değişikliğiyle mücadele ve etkilerine uyum için ortak bir çerçevede buluşturdu. Anlaşma, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 2°C’nin altında tutmayı ve 1,5°C ile sınırlamak için çaba göstermeyi hedefliyor.
Ancak Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) 2026 Emisyon Açığı Raporu, 1,5°C eşiğinin önümüzdeki yıllarda aşılabileceğine işaret ediyor. Sıcaklık artışını yeniden bu düzeye indirebilmek için mevcut ulusal taahhütlerin ötesine geçen azaltım politikaları gerekiyor.

Glasgow İklim Paktı nedir?
2021’de düzenlenen COP26’da ülkeler Glasgow İklim Paktı’nı kabul etti. Pakt, 1,5°C hedefi doğrultusunda emisyon azaltım planları arasındaki açığın kapatılması ve 2030 hedeflerinin gözden geçirilip güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Bu gündemin izlenmesi için 2030’a kadar her yıl üst düzey bakanlar toplantısı yapılması kararlaştırıldı.
Gelişmiş ülkelerden, gelişmekte olan ülkelere iklim değişikliğine uyum için sağlanan finansmanı 2025’e kadar 2019 düzeyinin en az iki katına çıkarmaları istendi. Metinde ilk kez kömür kullanımının aşamalı olarak azaltılması ve verimsiz fosil yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması çağrısı da yer aldı.
Türkiye–Avustralya başkanlık süreci
Bu yıl COP31 başkanlığını Türkiye ve Avustralya birlikte üstleniyor. Her iki ülkenin de başkanlık talebinde bulunması ve bu talebinden vazgeçmemesi üzerine bir ilk yaşandı ve BM’nin onayıyla ilk kez iki ülke COP başkanlığını paylaştı.
Türkiye konferansa ev sahipliği yapacak ve müzakere dışı, uygulamaya dönük Eylem Gündemi’ni şekillendirecek. Avustralya ise ev sahibi olmamasına rağmen müzakerelerin siyasi ve içerik yönünü belirlemede önemli rol üstlenecek.
COP30’dan COP31’e…
Belém’deki COP30, iklim taahhütlerini uygulamaya taşıma hedefiyle toplanmıştı. Bazı kurumsal adımlar atılsa da emisyon azaltımı ve fosil yakıtlardan çıkış konusunda beklenen ilerleme sağlanamadı. COP31 de “uygulama COP’u” söylemini sürdürüyor. COP30 Zirvesinden COP31’e aktarılan önemli başlıklar ise şöyle:
- Ulusal iklim planları: 198 taraftan yalnızca 121’i yeni tur ulusal katkı beyanını (NDC) sundu. Küresel emisyonların önemli bir bölümünü temsil eden ülkelerin planları eksik kaldı.
- Fosil yakıtlardan çıkış: 80’den fazla ülkenin desteklediği fosil yakıtlardan çıkış yol haritası nihai müzakere metnine girmedi. Sivil toplum ise COP31’e fosil yakıtlardan çıkış adımlarının, elektrifikasyonun gölgesinde kalma tehlikesini hatırlatıyor.
- Uyum: Küresel Uyum Hedefi kapsamında 59 Belém Uyum Göstergesi kabul edildi. Ancak ölçüm, uygulama, kapasite ve finansman sorunları çözülemedi, raporlama gönüllü kaldı. Bu yıl bağlayıcı kararların çıkması isteniyor.
- Finansman: COP29’da belirlenen finansman hedeflerinin uygulanması ile Uyum Fonu ve Kayıp ve Zarar Fonu’nun işleyişi COP31 gündemine kaldı.
- Ticaret: İklimle bağlantılı tek taraflı ticaret önlemleri, özellikle AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, daha görünür bir tartışma başlığı hâline geldi.
- Bilgi bütünlüğü: İklim dezenformasyonuyla mücadele ihtiyacı karar düzeyinde tanındı.

COP31’in uluslararası resmî gündemi nedir?
Eylem Gündemi’ndeki gönüllü projelerden ayrı olarak COP31’in resmî müzakerelerinde, iklim finansmanındaki yeni küresel hedefin uygulanması, Küresel Uyum Hedefi’nin göstergeleri ve finansmanı, Paris Anlaşması’nın 6. maddesi kapsamındaki karbon piyasaları, emisyon azaltım programı, Kayıp ve Zarar Fonu’nun işleyişi ele alınacak. Belém–Antalya Adil Dönüşüm Mekanizması’nın yönetişimi ve çalışma programı da kritik dosyalar arasında. Bu başlıklarda finansman ve ülkelerin sorumlulukları konusunda uzlaşı aranacak.
Türkiye’nin COP gündemi nedir?
Türkiye’nin ev sahipliğinde şekillenecek COP31 Antalya Eylem Gündemi, resmî müzakerelerden ayrı olarak gönüllü uygulama başlıklarını bir araya getiriyor.
COP31’in resmi web sitesinde yer alan gündem maddeleri:
- Sıfır atık ve döngüsel ekonomi: Gıda kaybını azaltmak ve atık kaynaklı emisyonları düşürmek.
- Okyanuslar ve denizler: Kıyıların dayanıklılığını ve deniz ekosistemleriyle mavi karbon alanlarını korumak.
- Gıda güvenliği: İklime dayanıklı tarımı ve çiftçilerin, özellikle kadın üreticilerin, desteklenmesini güçlendirmek.
- İklime dirençli şehirler: Binaları ve altyapıyı iklim risklerine karşı dayanıklı hâle getirmek.
- İklim Uygulama Köprüsü: Ülkelerin iklim planlarını yatırım yapılabilir projelere dönüştürmesine destek olmak.
- Gençlik ve eğitim: Gençlerin karar süreçlerine katılımını, iklim okuryazarlığını ve yeşil becerileri artırmak.
- Yeşil sanayileşme: Çimento, çelik ve kimya gibi yüksek emisyonlu sektörlerin dönüşümünü hızlandırmak.
- Temiz enerji ve elektrifikasyon: Yenilenebilir enerjiyi ve şebekeleri geliştirerek, “35’e 35” hedefi doğrultusunda elektriğin nihai enerji tüketimindeki payını 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarmayı desteklemek.
- Rio sözleşmeleri arasında eşgüdüm: İklim, biyoçeşitlilik ve çölleşmeyle mücadele çalışmalarını birlikte ele almak.
- Dayanıklı sağlık sistemleri: İklim risklerine hazırlığı, erken uyarı sistemlerini ve düşük emisyonlu sağlık hizmetlerini güçlendirmek.

Sivil toplumun COP gündemi nedir?
Zirvelerde alınan kararların uygulamaya dönüşmemesi ve iklim krizinden doğrudan etkilenen halkların karar süreçlerinde sınırlı söz sahibi olması, sivil toplumun başlıca eleştirileri arasında yer alıyor. Fosil yakıtlardan çıkışın ertelenmesi, gönüllü ve piyasa odaklı girişimlerin bağlayıcı adımların yerine geçmesi ve iklim finansmanının yeni borç yükleri yaratması da eleştiriliyor.
Antalya’da 14–18 Kasım’da düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi (HİZ), enerji demokrasisi, gıda egemenliği, doğanın hakları ve fosil yakıtlardan adil çıkış başlıklarını öne çıkaran alternatif bir buluşma olarak planlanıyor. HİZ’in düzenlediği, ulusal ve uluslararası katılıma açık iklim yürüyüşü ise 14 Kasım’da Antalya’da yapılacak.
COP süreci yıl boyunca devam ediyor
Haziran ayında Almanya’da Bonn İklim Değişikliği Konferansı düzenlendi. COP31 öncesinde müzakere edilecek başlıkların teknik taslakları burada hazırlanırken, gündemdeki dosyalar Antalya’daki zirveye devredildi. “35’e 35” elektrifikasyon taahhüdü de ilk kez bu toplantıda kamuoyuna duyuruldu.
COP öncesinde bir de pre-COP düzenleniyor. 5–8 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleşen Pasifik Pre-COP31 zirvesine Avustralya, Fiji ve Tuvalu ortak ev sahipliği yaptı. Zirvenin Pasifik ülkelerinde düzenlenmesinin nedeni, bu ülkelerin iklim krizinin olumsuz etkilerinden diğer ülkelere kıyasla daha fazla etkilenmesi. Ekim ayında yapılan konferansta Pasifik Adaları Forumu (PIF), Pasifik ülkelerinin iklim hedeflerini koruyan Taku Pakasoa Deklarasyonu’nu yayımladı.
Birden fazla COP var
COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin taraflarını bir araya getiriyor, bunun yanında biyoçeşitlilik ve çölleşmeyle mücadele alanlarında da Taraflar Konferansları düzenleniyor. Bu yıl ekim ayında, Birleşmiş Milletler Biyoçeşitlilik Sözleşmesi kapsamında düzenlenen COP17 Ermenistan’da gerçekleşti. COP16 ise BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi kapsamında 2024 yılında yapılmıştı.

COP31’in önemli isimleri kimler?
Organizasyon ve politikalar düzeyinde çok fazla aktörü olan COP31’in yönetim düzeyinde bilinmesi gereken ilk dört ismi:
- Murat Kurum: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı; Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlık sürecini yürütüyor.
- Fatma Varank: Bakan Yardımcısı ve COP31 CEO’su, konferansın stratejik hazırlık ve organizasyon çalışmalarını koordine ediyor.
- Chris Bowen: Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı ve COP31 Müzakereler Başkanı, taraflar arasındaki müzakerelere liderlik ediyor.
- Simon Stiell: UNFCCC İcra Sekreteri, BM iklim sekretaryasını yöneterek müzakere sürecine kurumsal destek sağlıyor.

Mavi Alan ve Yeşil Alan nedir?
COP31’in Mavi Alanı, UNFCCC yönetimindeki resmî konferans bölgesi. Ülke delegasyonları, uluslararası kuruluşlar, akredite gözlemciler ve basın temsilcileri burada müzakerelere, resmî toplantılara ve yan etkinliklere katılıyor, alana giriş için UNFCCC akreditasyonu gerekiyor.
Yeşil Alan ise resmî müzakerelerin dışında kalan, sivil toplum kuruluşlarını, şirketleri, akademiyi, yenilikçileri ve ziyaretçileri bir araya getiren etkinlik alanı. Sergiler, paneller, atölyeler ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan alana katılım için kayıt veya etkinliğe özel koşullar aranabiliyor.
COP31’e katılım nasıl olacak?
Mavi Alan’a yalnızca UNFCCC akreditasyonu bulunan katılımcılar girebiliyor. Genel ziyaretçiler, COP31’in resmî portalı üzerinden kayıt yaptırarak Yeşil Alan’daki etkinliklere katılabiliyor, kurumlar ise etkinlik ve sergi alanı için başvuru yapabiliyor.
Yeşil Alan, Liderler Zirvesi’nin yapılacağı 11–12 Kasım’da ziyaretçilere kapalı olacak. Konferans alanı, Antalya EXPO Center’da, Soğucaksu/Aksu’da bulunuyor.

Takip edilebilecek kanallar
COP31 müzakerelerini Medyascope’un COP31 Türkiye haber arşivinden ve sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz. Ayrıca UNFCCC’nin resmî COP31 sayfasını ziyaret edebilir, duyurular ve videolar için UN Climate Change YouTube kanalını, canlı yayınlar ve webcast bağlantıları için UN Climate Change Events kanalını ve COP31 etkinlik programını inceleyebilirsiniz.







