Fon krizi: Fatma Betül Sayan Kaya ikinci kez ifadeye çağrıldı

İSTANBUL (Medyascope) – Fatma Betül Sayan Kaya, İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül, fon krizi soruşturması kapsamında yeniden ifadeye çağrıldı. Çağrılan isimler, 5 Kasım saat 11:00’de şüpheli sıfatıyla ifade verecek.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi yeniden ifadeye çağrıldı
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi yeniden ifadeye çağrıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon krizine ilişkin soruşturma kapsamında, Fatma Betül Sayan Kaya, İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül’ün yarın (5 Kasım) saat 11:00’da şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na çağırıldıkları öğrenildi.

İlk ifadelerinde ne dediler?

7 Ekim’de başsavcılıkta ayrı ayrı ifade veren Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya çifti, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin soruları yanıtladı. İlyas Kaya, Özata Denizcilik hissesinden Nisan 2026’da yaklaşık 150 bin lot aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını ise eylülde sattığını söyledi.

İlyas Kaya, satıştan elde ettiği paranın bir bölümünü kısa süreli olarak Halk Yatırım ve Tera Yatırım aracılığıyla fonlarda değerlendirdiğini belirtti. Kaya, işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve manipülatif herhangi bir eylemde bulunmadığını savundu.

Yatırımlarında herhangi bir kişinin yönlendirmesinin bulunmadığını savunan Kaya, soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından “vicdani rahatsızlık” duyduğunu ve yatırımlarından elde ettiği kazançları TMSF tarafından bildirilen hesaba gönderdiğini beyan etti.

Fatma Betül Sayan Kaya ise Nisan 2026’da yaklaşık 250 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını ise eylülde sattığını ifade etti.

Satıştan elde ettiği kazancı kısa süre Tera fonunda değerlendirdiğini anlatan Kaya, daha sonra fondan çıktığını ve kazanç olarak görünen tutarı TMSF tarafından belirtilen hesaba gönderdiğini söyledi.

Kaya, yatırım kararında herhangi bir yönlendirme veya kendisine aktarılan özel bilgi bulunmadığını savunarak, isnat edilen eylemlerle ilgisinin olmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etti.

“Kendi irademizle yatırım yaptık”

Soruşturma makamlarının, Kaya çiftinin “kendi iradeleriyle yatırım yaptıkları”, “herhangi bir yönlendirme veya özel bilgi almadıkları” ve elde ettikleri kazançları gönüllü olarak ödedikleri yönündeki beyanlarını ayrıca sorguladığı öğrenildi.

Alım-satım işlemlerinin zamanlaması, yatırım miktarları ve satış sonrasındaki para ve fon hareketlerinin dosyadaki mali veriler ve diğer delillerle karşılaştırılarak değerlendirileceği bildirildi.

Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK), 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106’ncı maddesi kapsamında Kaya çifti hakkında suç duyurusunda bulunmasının beklendiği, başvurunun savcılığa ulaşmasının ardından mevcut soruşturma kapsamında değerlendirileceği belirtildi.

27 Eylül’de istifa etmişti

Fatma Betül Sayan Kaya tasfiye edilen fonlardan haksız kazanç sağladığı iddiaları sonrası AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden 27 Eylül’de istifa etmişti.

Bunun ardından AKP’nin resmi internet sitesindeki sayfası da kaldırıldı.

Ajansların aktardığına göre, Sayan Kaya ve eşi hakkında, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), suç duyurusunda bulunması bekleniyor.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 115. maddesi, yasada tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlar bakımından özel bir şart getiriyor.

Bu suçlardan dolayı soruşturma yapılabilmesi için SPK’nın cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunması gerekiyor.

Fatma Betül Sayan Kaya kimdir?

Fatma Betül Sayan Kaya, 31 Ocak 1981’de İstanbul’da doğdu. İlkokulu Fatih İlkokulu’nda okuduktan sonra Beyoğlu Anadolu Lisesi’ni bitirdi. Üniversite sınavlarında derece yaparak Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde burslu olarak okudu ve şeref derecesiyle mezun oldu.

Bir süre İstanbul’da proje mühendisi olarak çalışan Sayan Kaya, New York Üniversitesi’nde meme kanserinin termal görüntülenmesi konusunda yüksek lisans yaptı. Ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kayıtlarında ise mesleği doktor değil, mühendis olarak geçiyor.

Siyasi kariyeri ve milletvekilliği

Sayan Kaya, 2009’daki 5. Olağan Kongre’yle AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi seçildi. 2009-2012 arasında, o dönem AKP Genel Başkanlığı ve başbakanlık görevlerini yürüten Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını yaptı.

2012’deki kongreyle yeniden İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi seçilen Sayan Kaya, AKP İstanbul Tanıtım Medya’dan sorumlu İl Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi ve il teşkilatının sosyal medya yapılanmasını kurarak İstanbul’un 39 ilçesinde ekipler oluşturulmasına öncülük etti. Aynı dönemde 5. Olağan Kongre ile AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyeliğine seçildi.

Sayan Kaya, Haziran 2015 seçimlerinde AKP İstanbul 3. bölge milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi. Seçimlerde hiçbir partinin tek başına iktidar olacak sandalye sayısına ulaşamaması ve koalisyon görüşmelerinden sonuç çıkmaması üzerine erken seçim kararı alındı. Kasım 2015 seçimlerinde AKP İstanbul 2. bölge milletvekili adayı olan Sayan Kaya bu kez Meclis’e girdi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Hollanda krizi

Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlık görevinden istifa etmesinin ardından Binali Yıldırım tarafından 24 Mayıs 2016’da kurulan 65. Türkiye Hükümeti’nde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev alan Sayan Kaya’nın bakanlığı döneminde, başta Diyarbakır, Van, Mardin ve Şırnak olmak üzere 11 ilde 31 bin 654 hanede 186 bin 777 kişiyle görüşme yapıldığı, sosyal ekonomik desteğe ihtiyaç duyduğu tespit edilen 4 bin 737 aileye destek sağlandığı bildirildi.

Görev süresi boyunca kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet vakalarının yüksek seyrettiğine dikkat çeken sivil toplum kuruluşları, Sayan Kaya’yı şiddet gören kadını bağımsız bir birey olarak korumak yerine boşanmaları engellemeye ve “kutsal aile” vurgusuyla evlilikleri ne pahasına olursa olsun sürdürmeye odaklanan muhafazakâr bir politika izlemekle eleştirdi.

11 Mart 2017’de, 2017 anayasa değişikliği referandumu için Hollanda’da yapacağı etkinlikler hükümet ve yerel güvenlik güçlerince engellendi. Sayan Kaya’nın Hollanda Başkonsolosluğu’na girişinin engellenmesi, iki ülke arasında diplomatik krize yol açtı. Sayan Kaya, “istenmeyen kişi” ilan edilerek polis eskortu eşliğinde Almanya’ya sınır dışı edildi. Kaya, Türkiye’ye döndükten sonra Hollanda’da kaba bir müdahaleyle karşılaştığını açıkladı. Hollanda ise aynı sabah Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na verdiği uçuş iznini iptal etmişti.

İBB bursu ve “süper kardeşler” tartışması

Kaya’nın ismi, 2021’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından kamuoyuyla paylaşılan geçmiş dönem burs kayıtlarıyla da gündeme geldi.

Basına yansıyan belgelere göre İBB iştiraki İSBAK A.Ş. personeli statüsünde gösterilen Kaya’ya, New York’taki eğitimi süresince kurum bütçesinden 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi. Kaya, konuyla ilgili yapılan haberlere mahkeme kararıyla erişim engeli getirtti.

Kaya ayrıca, kamuoyunda “süper kardeşler” olarak anılan Sayan ailesinin bürokrasideki yükselişi nedeniyle yöneltilen akraba kayırmacılığı eleştirilerine konu oldu. Kardeşleri eski Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’ın ve Büyükelçi Ayşe Hilal Sayan Koytak’ın devlet kademelerindeki konumları muhalefet tarafından sıkça gündeme getirildi.

Tepki çeken açıklamaları

Kaya, İBB’den aldığı burs belgelerinin ortaya çıkmasının ardından resmi hesabından “Yolsuzluk ve rüşvet CHP’nin öz adıdır” diye yazdı.

Nisan 2026’da ise muhalefetin yoksulluk eleştirilerine karşı, “Karne dahi alamayacak bir durumda olan CHP’liler bu sefer de ‘karnecilik’ oynamaya karar vermişler” demesi tepki topladı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş