Jenny Raflik: “Manchester saldırısında bilhassa kadınlar hedef alındı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Terörizm konusunda uzman olan tarihçi Jenny Raflik ile Le Monde’dan Camille Stuckel’in yaptığı ve 24 Mayıs 2017’de yayınlanan söyleşiyi Latif Yılmaz çevirdi.

Tarihçi olan Jenny Raflik aynı zamanda terörizm ve güvenlik sorunları uzmanı. Cergy-Pontoise Üniversitesinde yardımcı doçent olan Jenny Raflik yakın zamanda “Terörizm ve Küresselleşme (Gallimard 2016)” başlıklı bir kitap yayımladı.
Tarihçi olan Jenny Raflik aynı zamanda terörizm ve güvenlik sorunları uzmanı. Cergy-Pontoise Üniversitesinde yardımcı doçent olan Jenny Raflik yakın zamanda “Terörizm ve Küresselleşme (Gallimard 2016)” başlıklı bir kitap yayımladı.

Gençliğin pop ikonu Ariane Grande’nin konserinde saldırıya uğrayanların büyük bir kısmı gençti. Saldırıyı gerçekleştirenin gençleri, özellikle de genç kızları, hedef seçtiğini düşünüyor musunuz?
İnkâr edilemez bir şekilde, sadece kadınları değil aynı zamanda çocukları, ergenleri ve kadın kimliklerini kurma aşamasında olan genç kadınları da hedef seçen bir saldırıdan bahsedebiliriz. Bulgular gösteriyor ki, intihar saldırganı saldırı saatinde tesadüfen bu mekânı ve feminist problematik etrafında örülen söylemi sıkça dillendiren bu şarkıcının konserini seçmedi: kamu açık bir şekilde hedeflendi. Dahası, mekânda gördüğümüz insanların birçoğu kızlarına eşlik eden veya onları arayan babalardı.

Manchester terörist eylemini tasvir etmek için “féminicide” (bir kadın veya küçük bir kızı sırf cinsiyetinden dolayı öldürmek) kavramını kullanabilir miyiz?
Bu saldırı özellikle kadınların hedef gözetildiği ilk saldırı değil. Aynı dünya görüşünü paylaşan özellikle Boko Haram gibi terörist gruplar da daha öncelikle kadınları hedef aldılar. Boko Haram Nijerya’da okulları, bilhassa genç kadın okullarını hedef almıştı. Bu terörist eylemin gerisinde, ideolojik olduğu kadar stratejik de olan bilinçli bir mantık bulunuyor. Toplum içinde kadınların konumunu kesin bir şekilde tanımlayan bir söylemle karşı karşıyayız. Bu söylem, tek başına genç bir kadının, arkadaşlarıyla birlikte bir pop müzik konserinin ortasında olamayacağını açık şekilde dikte eden bir söylemdir.
Kavramın çok indirgemeci ve kesin olmasından ötürü “féminicide” kavramının kullanımına biraz şüpheci yaklaşıyorum. Sadece kadınları öldürmeyi hedefleyen bir eylemden bahsetmiyoruz. Bunun ötesinde, kadın imgesini veya imajını hedefleyen ve onu yok etmek isteyen bir eylemden bahsediyoruz. Kadına toplumda başka bir konum verilmesi; ona başka bir imaj/imge meczederek yeni bir kadın tecessüm etme iradesi IŞİD’ın ideolojisini oluşturuyor. Bu her şeyden önce masumiyeti, kendi kimliklerini keşfetmeyi ve kadınlık bilincini temsil eden genç kızların hedeflenmesinde ortaya çıkan Batılı ve özgürleşmiş kadın imgesi. Bu tür suçlular söz konusu eylemleriyle korku üreterek toplumda bir çeşit davranış kalıbını üretmeye çalışıyorlar. İktidarın yokluğunda veya boşluğa düşmesinde kendi ideolojilerinin yararlılığına bizi inandırmak istiyorlar.

Genel olarak, Batılı demokrasilerin özgürleşmiş kadın figürü doğrudan, özellikle de IŞİD tarafından, hedefte diyebilir miyiz?
Bu konu hakkında ortada dolaşan söylemler var. Fakat her şeyden önce bazı eylemler mevcut: kadınlara karşı yapılan en şiddetli eylemler Suriye ve Irak’ta Ezidi kadınlara karşı yapılan saldırılardı. Bugün çok açık bir şekilde ortaya çıktığı üzere, IŞİD tarafından bir seks köleliği sistemi geliştirilip standartlaştırılarak yürürlüğe konuldu. Bu, bahse konu şiddet dolu eylemlerin ilk ifadelerinden birini oluşturuyordu. Bu saldırılar, IŞİD’in kontrolü altında olan sınırlarda kadınları hedefleyerek onları salt cinsel amaçlar için araçsallaştırmayı öngörüyordu. Bu sadece Ezidi azınlığa ait olan kadınların yaşadıkları ve maruz kaldıkları bir dram da değildi. Bu konu üzerine yığınlarca verinin ortaya çıkardığı üzere, cihatçılar söylemlerini ve eylemlerini mükemmel bir şekilde yüklenip gösteriyorlar.

Belli bir yaşa gelmiş kadınların değil de büyük oranda olgunlaşma ve gelişme aşamasında olan kadınların Manchester canisi tarafından hedef seçilmesi size göre neye işaret ediyor?
Yasal soruşturmanın bahse konu soruya net cevaplar üretmesini beklerken; konu hakkında birçok muhtemel yorum yapılabilir. Bu belki de teröristin bulduğu basit fırsattı. Fakat kasti bir eylem ise, bunun gerisinde çocukları hedefleyen bir eylemin ürettiği duygusal sarsıntıyı on katına çıkarma istenci var demektir. Bu ilk defa da olmuyor. Daha önceki Nice saldırısı da çocukları ve aileleri etkilemişti. Pakistan’daki bir parkta çocuklar için yapılan bir oyunun yakınında bir intihar bombacısı kendini patlatmıştı. Korku, tıpkı onu yaratan terör gibi zirveye çıkarılıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus