Brezilya’da yargının eşcinsellikle ilgili skandal kararı: Eşcinsel dönüştürme terapisi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Brezilya’da Federal Yargıç Waldemar de Calvarho, psikologların eşcinselliği bir hastalık olarak görmesini ve “eşcinsel dönüştürme” adı altında terapi uygulamasını onayladı. Sayıları yaklaşık 20 milyonunu oluşturan LGBTİ’ler bu karara tepki gösterip, kararı temyize taşıyacaklarını söylediler.

LGBTİ bireylere yönelik “dönüştürme, iyileştirme, onarım” terapileri 1999 yılında Federal Psikoloji Konseyi tarafından yasaklanmıştı. Ancak yargıç Waldemar de Calvarho bu yasağı delmiş oldu.

Dönüştürme, onarım, iyileştirme terapileri nedir?
Bu tip “dönüştürme, onarım, iyileştirme” terapilerindeki amaç eşcinselliğe yönelik eğilimlerin
heteroseksüellik yönünde değiştirilmesidir. Bu tür uygulamalar etik olarak doğru olmadığı gibi, aynı
zamanda bilim dünyasında da kabul görmemektedir. Ayrıca bu tür terapilere maruz kalan bireylerde
ciddi olumsuzluklar (intihara yönelim, içe kapanma ve ağır depresyon) görülmektedir.

Brezilya’daki bu karara tepkiler de gecikmedi. Eşcinsel siyasetçi David Miranda, İngiliz Guardian
Gazetesi’ne verdiği röportajda şunları söyledi: “Bu karar LGBT topluluğunun son yıllarda elde ettiği
ilerici kazanımlara vurulan büyük bir darbedir. Dünyadaki bazı ülkeler gibi Brezilya da muhafazakar bir
dalgadan muzdarip. Federal Psikoloji Konseyi Başkanı Rogerio Giannini ise “Hastalık olmayan bir şeyi tedavi edemezsiniz. Bu bilimsel bir tartışma değil, dini ve muhafazakâr duruşlara bağlı bir tartışmadır” dedi.

brezilya lgbt 2

‘Hastalık olmayan bir şeyin tedavi edilmesi mümkün değil’
Uzman Klinik Psikolog Beyza Ergen, ise kendisiyle yaptığımız söyleşide eşcinselliğin hastalık olmadığının altını çizdi ve hastalık olmayan bir şeyin tıbbi ya da psikolojik olarak tedavi edilmesinin de mümkün
olmadığını belirtti. Ergen ayrıca “Hastalıklı olan düşünce LGBTİ bireylerin hasta olduğunu düşünmek
ve onlara müdahale de bulunmak” dedi.

Bu tür müdahalelerin LGBTİ bireylerinde tükenme ve depresyona neden olabileceğini söyleyen Ergen, “Terapötik Müdahaleler yapılırsa kişi her müdahalede kendini kötü hissedecek, suçlu hissedecek,
başarısız hissedecek çünkü bir değişiklik olmayacak. Değişiklik olmadığında da bir süre sonra tükenme
ve depresyon semptomları görülebilir. Dolayısıyla hem kabul görmeme, hem yetersizlik, hem de
başarısızlık hislerini tetikleyecektir bu terapi. Hastalık olmayan durumları terapi malzemesi haline
getirirsek karşıdaki kişi de oldukça olumsuz duygular tetiklenir” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus