Irak Kürdistanı ekonomik olarak Türkiye’ye ne kadar bağımlı?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Mesud Barzani’nin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni (IKBY) bağımsızlık referandumuna götüreceğini açıklaması, bu konudaki ısrarı ve geçtiğimiz Pazartesi günü yapılan bağımsızlık referandumu yeni birçok tartışmayı beraberinde getirdi. Bu tartışmaların en hararetli yaşandığı yerlerin başında şüphesiz Türkiye geliyor. AKP iktidarı, 15 Temmuz sonrası Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP ile yaptığı ittifakın da bir sonucu olarak söz konusu bağımsızlık referandumunu çok sert şekilde eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, her seçeneğin masada olduğunu belirttiği sözleri şu şekildeydi:

“Bu yol kapandığında elimizdeki imkanları kullanmaktan asla tereddüt etmeyeceğiz. Ülkemizi Suriye’de oyaladıklarını, dolayısıyla Irak’la ilgilenemeyeceğini sananlar, bizim en zor zamanımızda dahi gerektiğinde yedi düvelle mücadele edebilecek gücümüzün olduğunu unutmasınlar. Ekonomik yaptırımlardan askeri seçeneklere kadar tüm ihtimaller şu anda masadadır. Hava sahaları, kara, hepsi masadadır. Bütün bu opsiyonlar şu anda masada görüşülmektedir. Umut ediyorum ki bunların hiç birine gerek kalmadan Kuzey Irak yönetimi aklını başına alır ve bu sonu karanlık olandan, maceradan vazgeçer.
Erdoğan’ın sözlerinden de anlaşılacağı gibi masadaki seçeneklerden biri de ekonomik yaptırımlar. Referandum tarihi (25 Eylül 2017) yaklaştıkça daha çok gündeme gelen ekonomik yaptırımları Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda sadece Irak tarafına geçişe müsaade var, bu hafta diğer tedbirleri açıklayacağız. Giriş-çıkış kapatılacak. Bakalım bundan sonra IKBY petrolü nereye satacak? Vana bizde. Kapattığımız anda o iş de bitti” ve “TIR’lar Kuzey Irak’a gitmediğinde bunlar yiyecek dahi bulamayacak. O zaman İsrail neyi nerede gönderecek, buyursun göndersin” sözleri ile özetledi.
Peki, Türkiye ile IKBY arasında varolan ekonomik ilişkiler ne düzeyde? Bu soruya cevap vermek biraz zor zira kayıtlarda IKBY’ye özel ekonomi verisi bulunmuyor. IKBY’nin verileri Irak’ın genelinden ayrı hesaplanamıyor. Bu sebepten ötürü öncellikle Türkiye ile Irak arasında yapılan ticaretin hacmine bakalım. Irak, Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biri. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ocak-Ağustos 2017 verilerine göre Irak ihracatta, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ardından üçüncü sırada geliyor. TÜİK’in verilerine göre, aynı dönemde Türkiye’nin Irak’a yaptığı ihracat yıllık bazda yüzde 35’lik artışla 6,36 milyar dolar oldu. Türkiye’nin komşu ülkelere yaptığı ihracatta birinci sırada. Tabloya baktığımızda bir defa daha Irak’ın ne kadar büyük bir paya sahip olduğunu görüyoruz.
 
Ekran Resmi 2017-09-27 12.51.23
Ocak – Ağustos 2017 döneminde Türkiye’nin komşu ülkelerden yaptığı ithalat rakamlarını kıyasladığımızda; Türkiye en çok ithalatı (komşu ülkelerden) 5.156 milyon dolar ile İran’dan, daha sonra 1.772 milyon dolar ile Bulgaristan’dan yapıyor. Irak 1.422 milyon dolar ile üçüncü sırada.
Ekran Resmi 2017-09-27 12.54.45
Irak sadece komşu ülkeler sıralamasında en üst sıralarda değil. Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında Almanya ve İngiltere’nin ardından üçüncü sırada. Ocak-Ağustos 2017 döneminde yine geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,3’lük ihracat artışı ile en çok artan 2. ülke oldu. (1. sırada yüzde 149,2’lik artış ile Birleşik Arap Emirlikleri var.) İthalat sıralamasında geldiğimizde Irak ilk 10’nun içine giremiyor.
Ekran Resmi 2017-09-28 10.02.55
Tüm bu veriler bize Türkiye’nin Irak ile geliştirdiği ekonomik ilişkinin Türkiye lehine olduğunu gösteriyor. Bu noktada Türkiye’nin artık kronikleşen cari açığını dikkate aldığımızda Irak’ın Türkiye ekonomisi için önemini daha iyi anlayabiliriz. Türkiye ile Irak arasındaki dış ticaret dengesi Ocak-Temmuz 2017 döneminde Türkiye lehine 4.493 milyon dolar’dı. Bu rakam 2016’nın aynı döneminde 3.501 milyon dolardı. Yine aynı dönemde (Ocak-Temmuz 2017) Türkiye, Almanya ile yaptığı ticarette 2.881 milyon dolar, Çin ile 11.341 milyon dolar, Rusya ile 9.108 milyon dolar ve İran ile 2.700 milyon dolar açık verdi.
semihh
Tablolardan görebildiğimiz gibi Türkiye’nin Irak’a yaptığı ihracat 2013’den itibaren azalıp, ithalatı artmasına karşın hâlâ Irak ile olan dış ticaret dengesinde Türkiye avantajlı durumda. Irak en çok dış ticaret fazlası verdiğimiz ülke konumunda. 2013’den itibaren görülen kötüleşmenin nedenleri ve sonuçları ise daha çok bölgede yaşanan gerilimlerden ve savaşlardan kaynaklı.
Irak ile geliştirilen ekonomik ilişkilerin büyük bir kısmını Irak Kürdistanı oluşturuyor. Daha önce belirttiğimiz gibi IKBY’nin Irak’tan ayrı ekonomik verilere sahip olmaması bizi somut verilerden mahrum bıraksa da Türkiye’nin Irak ile gerçekleştirdiği ekonomik ilişki Irak Kürdistanı’nın rolünü aşikâr. Gerek iş insanlarının anlattıkları gerek veriler üzerinden yapılan analizler bize bunu gösteriyor. Bu noktada Irak Kürdistanı ekonomisine kısaca değinelim.
Irak Kürdistanı’nda ekonomik sıkıntılar yeni değil
Bağımsızlık referandumdan vazgeçmesi için IKBY’ye sürekli hatırlatılan ekonomik yaptırımlar olmadan da Irak Kürdistanı’nın ekonomisi zor ayakta duruyor. Ekonominin 2014 yılından itibaren hissedilir bir şekilde kötüleşmesinin en önemli nedeni kuşkusuz IŞİD. IŞİD’in 2014’de Musul’u almasının ardından inşaat sektörü başta olmak üzere birçok sektörde yatırımlar ciddi şekilde azaldı. Buna bir de Bağdat Hükümeti’nin bütçeden vermesi gereken yüzde 17’lik payı vermemesi eklenince halk ekonomideki kötüleşmeyi ciddi şekilde hissetti. Öyle ki, memur maaşlarının ancak yarısının ödenebildiği dönemler oldu. Ayrıca, Irak Kürdistanı’na yatırım yapan şirket sayısında da azalış var. 2014 yılında 1500-1600 olan Türkiye menşeli şirket sayısı bugün 1300’e gerilemiş durumda. Bölgede inşaat ve altyapı yatırımları ise tamamen durdu. Benzer bir tablo diğer ülkelerin şirketlerinde de söz konusu. Bu yılın başında Exxon Mobil Irak Kürdistanı’ndaki altı tesisinden üçünü kapatma kararı aldı ve Süleymaniye’de bulunan Betava, Arbat ve Kara tesislerini kapattı.
Bu noktada Irak Kürdistanı’ndaki ekonomik kötüleşmenin nedenleri arasında petrol fiyatlarında yaşanan hızlı düşüşü de eklememiz gerekiyor. Sözünü ettiğimiz ekonomik bozulmaya rağmen Irak Kürdistanı’nda 2011 yılından bugüne faaliyet gösteren üç Türk Bankası (Türkiye Ziraat Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası ve Türkiye İş Bankası) Erbil’de açtıkları şubeler ile varlıklarını sürdürüyor.
Habur Sınır Kapısı’nın dış ticaretteki yeri
Habur Sınır Kapısı Türkiye’nin en önemli ticaret kapılarından biri. Kara kapılarından giriş çıkış yapan araç sayılarını kıyasladığımızda Habur Sınır Kapısı, Kapıkule Sınır Kapısı’nın ardından en çok araç giriş çıkışının yaşandığı ikinci sınır kapısı. Ocak-Ağustos 2017 döneminde 956.678 araç ile yüzde 21,1’lik paya sahip olan Habur Sınır Kapısı’nın geçen yıla göre artmış olsa da 2013’de yüzde 27,3 seviyesine ulaşmıştı.
Ekran Resmi 2017-09-27 12.52.55
Kara kapılarından giriş-çıkış yapan yolcu sayılarını kıyasladığımızda Habur dördüncü sırada yer alıyor. Ocak-Ağustos 2017 döneminde 1.625.589 kişinin kullandığı Habur Sınır Kapısı’nın toplam içindeki payı yüzde 10,1. Bu alanda birinci sırayı Sarp Sınır Kapısı, ikinci sırayı ise Kapıkule Sınır Kapısı alıyor.
Ekran Resmi 2017-09-28 10.44.21
Habur Sınır Kapısı’nın önemini anlatmak için bir de Güneydoğu Anadolu İhracatçılar Birlikleri’nin Başkanı Abdülkadir Çıkmaz’ın sözlerine yer verelim. BBC Türkçe’nin haberine göre, Güneydoğu Anadolu İhracatçılar Birlikleri’nin Başkanı Abdülkadir Çıkmaz, “2017 yılında Irak ile 1 milyar 900 milyon ihracat yapıldığını, bunun 100 milyon haricindeki kısmının Habur sınır kapısından geçerek taşındığını” söylüyor. “Bu, toplam ihracatın yüzde 28’ine denk geliyor.”
IKBY’nin yaptığı bağımsızlık referandumundan sonra Türkiye’nin ne gibi ekonomik yaptırımlara başvuracağını ve bu adımların nasıl sonuçlar doğuracağını zamanla göreceğiz. Irak Kürdistanı’na uygulanacak ekonomik yaptırımlar Türkiye ile sınırlı kalmayacağı için IKBY ve Irak Kürdistanı’nda yaşayan halk için bu süreç oldukça zor geçecektir. 2013’de bozulmaya başlayan IKBY ekonomisi kuvvetle muhtemel daha büyük sorunlarla yüzleşecektir. Ancak bu yaptırımların Türkiye’yi de, sınırlı da olsa olumsuz etkileyeceğini unutmamak gerek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus