Haftaya Bakış’ın bu bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Medyascope yorumcusu Kemal Can, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çözüm sürecine etkisini ve CHP’nin şekillendirdiği yeni yol haritasını değerlendirdi.
Erdoğan sürece mührünü vuracak mı?
TBMM’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için düzenlenen resepsiyon, liderleri buluşturdu. Erdoğan gazetecilerin “Terörsüz Türkiye süreci ne aşamada” sorusu üzerine “Gayet olumlu bir şekilde devam ediyor. Herhangi bir sıkıntı yok” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “Süleyman’ın mührü” çağrısı hatırlatılarak “Süreç konusunda ilerleme düşünüyor musunuz? Yasal bir düzenleme gelmesini bekler misiniz” sorusu yöneltilen Erdoğan, “Durmak yok, aynen devam” diye konuştu.

Bakırhan “Bu Meclis, ikinci yüzyılda barışın Meclisi olma potansiyeline sahiptir” derken, barışa çok yakın olduklarını vurguladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürecin önünü açtığını, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile muhalefet liderlerinin süreçte yer aldığını belirten Bakırhan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi:
“Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Anaların barış duasını tamamlayın Sayın Cumhurbaşkanı. Millet hazırdır, Türkiye hazırdır, tarih hazırdır. Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır. Bu Meclis barışı kuran Meclis olsun, bu onur nişanesiyle hatırlansın. Bu kuşak çocuklarına savaşı değil, barışı miras bıraksın.”
Çözüm sürecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mühründe olduğunun altını çizen Kemal Can, Erdoğan’ın çözüm sürecini oldukça yavaş ve açıklama yapmadan yürüttüğünü söyledi. Can, “‘Erdoğan süreci sahiplendi’ fikrine, süreç var olduğu için sahibiz. Erdoğan’ın sürecin nereye varacağı konusunda somut bir söylemi yok. Yasal düzenlemenin bağlı olduğu koşulların süreci yavaşlatması, çözüm sürecini tıkanmış gibi gösteriyor” dedi.
Devlet Bahçeli’nin ara ara çözüm sürecini hızlandırmak için kamuoyuna seslendiğini belirten Can, bu konunun muhatabının kamuoyu değil, Erdoğan olduğunu söyledi.
CHP’nin yeni yol haritası
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan CHP Genel Başkanı Özel, sine-i millet çağrısına kapıyı kapattı. CHP’nin Meclis’ten ve belediyelerden çekilmesine dönük “sine-i millet” tartışmalarına ilişkin Özel şunları söyledi:
“Benim siyasette bir temel kuralım var. Bunu İstanbul’da seçimler iptal edildiği gün ‘Boykot yapalım’ diyen arkadaşlarımıza da söylemiştim. Millet eline bir bayrağı verdiyse, o bayrağı bırakmayacaksın. Bayrağı bırakmayanlar kazanır. Zorlu saldırıyı, vücuda isabet eden oku, hançeri, kurşunu; dosttan, düşmandan gelen çelmeyi bayrağı bırakmaya vesile kılamazsınız. Partide, Meclis’te, belediyelerde görevimizin başındayız. Bunun dışındaki her formülü tüm seçenekleri ile değerlendiriyoruz. Ancak ‘Sine-i millete dönelim’, dönelim. Bugün ara seçimden kaçanlar davul – zurna ile ara seçime koşarlar. Boşalttığımız 130 yere 130 AK Partiliyi seçerler. Sine-i millete döndükten sonra ara seçime girecek halin yok ya. Ondan sonra da anayasayı değiştirir, memlekete felaketi yaşatırlar. Hassas bir hatta yürüyoruz. O yüzden milletin elimize tutuşturduğu bayrağı bırakmayız. Millet bayrağı bırakandan haz etmez, elinde bayrak varken saldıranı da cezasız bırakmaz. Milletin verdiği bayrağı bırakalım diye bize saldıran herkese savcı da olsa, hakim de olsa, bakan da olsa, bir gün cumhurbaşkanı da olsa millet onun amel defterine sol tarafına bunları teker teker yazıyor.”








