Meclis’te 23 Nisan resepsiyonu: Erdoğan ve Özel yan yana gelmedi, süreç mesajları öne çıktı

ANKARA (Medyascope) – Meclis’te 23 Nisan resepsiyonu yine ilginç anlara sahne oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Özgür Özel, sorulara görüşebilecekleri yanıtını verirken hiç yan yana gelmedi. Erdoğan, Tuncer Bakırhan’a ikram masasını işaret ederek “Masayı deviriyorsun” dedi. Bakırhan çözüm süreci göndermesiyle “Masa sağlam” diye karşılık verdi. Özel, Mansur Yavaş ile görüşmesini anlatırken TGRT yönetici ile “haysiyet cellatlığı” sohbeti dikkat çekti. Günün öne çıkan tüm gelişmeleri haberimizde…

Meclis’te 23 Nisan resepsiyonu
Meclis’te 23 Nisan resepsiyonu: Erdoğan ve Özel yan yana gelmedi, süreç mesajları öne çıktı

Haberin özeti

  • Meclis’te 23 Nisan resepsiyonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel yan yana gelmedi.
  • Erdoğan, DEM Parti Başkanı Tuncer Bakırhan ile ikram masası üzerinden şakalaştı.
  • CHP, MHP ve diğer partilerin liderleri de resepsiyona katıldı, liderler arasında çeşitli sohbetler gerçekleşti.
  • Özgür Özel, Mansur Yavaş ile görüşmesini ve belediye başkanlarıyla önemli toplantı planlarını açıkladı.
  • Dikkat çeken bir diyalogta da, Özgür Özel, TGRT yöneticisine ‘haysiyet cellatlığı’ ifadesiyle yanıt verdi.


TBMM’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için düzenlenen resepsiyon liderleri buluşturdu. Yan yana gelmeyenler, ayak üstü sohbetler, nezaketli yanıtlar ve her şeye rağmen verilen pozitif mesajlar güne damgasını vurdu. 

Liderler buluştu

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile salona geldi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici resepsiyona katıldı. 

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da resepsiyondaydı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun ise yarın (24 Nisan) katılacağı program nedeniyle İzmir uçağına yetişeceği gerekçesiyle resepsiyona katılmadığı öğrenildi. 

Erdoğan resepsiyondaki pek çok davetliyle sohbet ederken, ittifak ortağı Bahçeli ile de görüştü. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran da davetliler arasındaydı. Erdoğan ve Saran haftasonu oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisi hakkında konuştu.

Erdoğan ve Özel “Görüşürüz” dedi ama yan yana gelmedi

Saat 18.30’da başlayan Meclis’teki 23 Nisan resepsiyonu için DEM Parti heyeti ve CHP heyeti erkenden salondaydı. Özgür Özel önce gazetecilerin sorularını yanıtladı, ardından DEM Parti heyetiyle selamlaştı. Devlet Bahçeli ile de tokalaşan ve bayramını kutlayan Özel, Erdoğan ile yan yana gelmeden salondan ayrıldı. İki isim de resepsiyonda sırasında görüşüp görüşmeyecekleri sorusuna olumlu yanıt vermişti ancak görüşme olmadı.

“Özgür Özel burada görüşmeyi düşünüyor musunuz” sorusuna tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Böyle soru sorulur mu he? Böyle soru sorulur mu? Şu anda ben iktidar partisiyim. Ana muhalefet partisiyle görüşürüz, görüşmeyiz. Ya bizim kitabımızda yok yok. Tabi görüşeceğiz ya. Niye görüşmeyelim? Bir basın mensubu olarak bunlar size yakışmıyor” diye konuştu

Özel ise resepsiyonda Erdoğan ile bir araya gelip gelmeyeceği sorulduğunda “Burası kokteyl ortamı. Tabii ki merhabalaşırız. Onunla ilgili bir sıkıntı yok” dedi. Ancak Özel kendilerine düşman hukuku uygulandığını söyleyerek devam etti: 

“Demokrasilerde olması gereken bir görüşme için herkesin birbirinin hakkına hukukuna saygılı olması lazım. Bize düşman hukuku uygulanıyor. Şunu da asla ve asla kabul etmiyorum. İş şuna benziyor. Nazilerin Yahudilere düşman hukuku uygulayıp, sonra Ruslar Berlin’in kapısına dayandığında, ‘Haydi arkadaşlar her birimiz aynı gemideyiz’ demesi ne kadar samimiyse bize şimdi ‘Haydi birlik, beraberlik zamanı’ denmesi de öyle. Düşman hukuku uyguladığınız muhatabınızdan daha sonra ihtiyacınız olduğu zaman normal bir ilişki beklemeyin. Ama arkadaşlarınıza yapılan zulümler, haksızlıklar, eşitsizlik, yargıyı bir sopa olarak kullanma ortadan kalkmadıkça sözün bittiği yerdeyiz.”

Erdoğan ve Bakırhan’dan süreç mesajı: “Durmak yok”

Meclis’te 23 Nisan resepsiyonu
Meclis’te 23 Nisan resepsiyonu: Erdoğan ve Özel yan yana gelmedi, süreç mesajları öne çıktı

Erdoğan gazetecilerin “Terörsüz Türkiye süreci ne aşamada” sorusu üzerine ise “Gayet olumlu bir şekilde devam ediyor. Herhangi bir sıkıntı yok” dedi. 

DEM Partililerin yanına geldiğinde Erdoğan, Tuncer Bakırhan’a ikram masasını işaret ederek “Masayı deviriyorsun” dedi. Bakırhan sürece de gönderme yaparak “Masa sağlam” dedi ve Cumhurbaşkanı’nı gülerek karşıladı. 

Bakırhan’ın “Süleyman’ın mührü” çağrısı hatırlatılarak “Süreç konusunda ilerleme düşünüyor musunuz? Yasal bir düzenleme gelmesini bekler misiniz” sorusu yöneltilen Erdoğan “Durmak yok, aynen devam” diye konuştu.

Sürecin bittiğine dair yorumlar Bakırhan’a da soruldu. Bakırhan “Biz böyle bir şey dedik mi; demedik. İşin diğer tarafı ‘Bitti’ dedi mi; demedi. Süreç devam edecek, ilerleyecek. Umarım önümüzdeki günlerde hızlanacak. O hazırlığı iktidar yapacak. Bizim önerilerimiz hazır, isterlerse sunacağız. Önümüzdeki günlerde Türkiye’nin gündemine gelir. Sürece dair umutluyuz. Bir ritmi var bazen hızlanıyor, önümüzdeki günlerde de hızlanacağını umuyoruz” diye konuştu.

Özel ve Bakırhan’ın “Süleyman’ın mührü” sohbeti

Meclis’te 23 Nisan resepsiyonu
Meclis’te 23 Nisan resepsiyonu: Erdoğan ve Özel yan yana gelmedi, süreç mesajları öne çıktı

Özel’e, Bakırhan’ın bugünkü özel oturumda “Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir” sözleri sorulduğunda şu yanıtı verdi

“Tuncer Bey’in konuşması kendi içinde, kendi pozisyonu itibariyle beklenen, tutarlı bir konuşmaydı. Ama Sayın Erdoğan’ın demokratik adımları atmayıp da en son ‘sultan’ ve ‘mühür’ benzetmesine kadar iş kaldığına göre, Sayın Erdoğan bir işi yapması için, bir adım atması için illa ‘padişah’ benzetmesi gerekiyorsa bizim rejimle ilgili endişelerimiz boşa değil demek ki.” 

DEM Partililerin yanına gittiğinde Özel, Bakırhan’a kendisine sorulan bu soruyu anlattı. Bakırhan ise “Benim söylediğim bir metafor, sık sık kullanılan bir şey. İktidar o, karar verici mekanizmanın başında Cumhurbaşkanı, o anlamda. Ama orada çok şey söyledik, Cumhuriyet fikrinin bir devrim olduğunu; demokratik olması, herkesi kapsaması halinde bir ülkenin çocuklarına bırakacağı en büyük devrim olduğunu anlattık” diye karşılık verdi. 

Özel “İyi olacak. Umarım seneye 23 Nisan’da daha güzel günlerde birlikte oluruz. Hep beraber üstümüze ne düşüyorsa yapacağız” diyerek Bakırhan’ın yanından ayrıldı. 

Özgür Özel, Mansur Yavaş ile görüştüklerini açıkladı

Özgür Özel’e CHP’li belediyelere dönük operasyonlar ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın “Her gün yeni bir operasyonla uyanıyoruz, biz bunu seyredemeyiz. Özgür Özel ile görüşeceğim. Topluca bir karar almamız gerekiyor” çağrısı da soruldu. Özel, Yavaş’ın açıklamalarından hemen sonra telefonda görüştüklerini, dün ise 1-1,5 saat CHP Genel Merkezi’nde Yavaş ile bir araya geldiklerini açıkladı. Yavaş’ın açıklamalarıyla ilgili Özel şunları söyledi:  

“Genel olarak ‘Belediyelere karşı bu kadar haksız, hukuksuz, vicdansız saldırılar varken artık buna hiçbirimiz dayanamıyoruz’ dedi. Bugün 23 Nisan. Ben sabah Anıtkabir’e giderken Onursal Adıgüzel’in eşi ve kızı Silivri Cezaevi’ne giriyorlardı. Bu hiçbirimizin kaldıracağı bir psikoloji değil. O yüzden gerçekten bu kadar mücadele ediyoruz, ‘Başka ne yapalım’ı değerlendirdik. Şunda hemfikiriz. Millet elinize bir bayrak verdiyse onu bırakmayacaksınız. O yüzden Meclis’te, yerel yönetimlerde, partimizde bayrak elimizde. Elimize bayrağı verenlere, seçmenlere hürmeten görevimizin başındayız. Protesto edebiliriz, eylemler yapabiliriz, farklı mücadeleler seçebiliriz ama milletin elimize verdiği bayrağı bırakmayız. Öyle bir seçeneğimiz yok. Zaten Mansur Bey de öyle bir düşüncede olmadığını kendisi söyledi. Ama çok derinlemesine birtakım hukuki çalışmalar yapmayı, bundan sonra yapılan haksızlıkları, eşitsizlikleri daha görünür kılmayı, millete daha doğru ve iyi şekilde anlatabilecek her platformu kullanmayı değerlendirdik.”

Özel 25 Nisan Cumartesi günü tüm belediye başkanlarıyla beş oturumlu toplantılarda bir araya geleceklerini ve yol haritası belirleyeceklerini, 27 Nisan’da ise Parti Meclisi’ni toplayarak karar alacaklarını söyledi. 

Geçtiğimiz yıl 23 Nisan resepsiyonuna katılmamaları sorulan Özel “Biz burada zaten ev sahibiyiz. Geçen yıl 19 Mart darbesinin hemen ardındaydı ve İstanbul’daydık. O yüzden yoktuk ama protesto ettiğimiz zaman da protesto ettiğimizi gerekçeleri ile söylüyoruz” dedi. Özel, daha önce katılmadıkları davetleri hatırlatırken “Bize bir miktar huzur verildiği, düşman hukuku uygulanmadığı, saldırının olmadığı, fırsat bulduğumuz her şeyde üzerimize düşen bütün görevleri yapmak üzere buradayız” ifadelerini kullandı. 

TGRT yöneticisine “haysiyet cellatlığı” yanıtı

Dikkat çeken bir diyalog da TGRT Haber Genel Yayın Yönetmeni Ercan Seki ile Özgür Özel arasında geçti. Seki “Efendim, TGRT Genel Yayın Yönetmeni olarak bir çay alacağım var sizden. Ama miting meydanlarında sürekli ‘TGRT, TGRT’ dediğiniz için çay içmeye gelemiyorum. İlk fırsatta çay borcunuzu ödeyin” dedi. Özel ise şunları söyledi

“Bizim kişilerle bir sorunumuz yok ama büyük bir haysiyet cellatlığıyla karşı karşıyayız. Sizin yayınlarınızda size Furkan Torlak tarafından, gerçekle hiçbir bağı olmayan bilgiler pas ediliyor ve onlar hiçbir süzgeçten geçirilmeden arkadaşlarımıza ve bize haysiyet cellatlığı yapılıyor. Benim kızımın evinin fotoğrafları yayınlanıyor, adresi söyleniyor, dünya kadar yalan atılıyor. Ben yine de bütün saygımı koruyorum. Sadece bu yapılan işin yanlış bir iş olduğunu ve halkta bir karşılığının olmadığını ifade ediyorum. Her zaman çaya da bekleriz, sohbete de bekleriz. Gazeteciye saygımız çok ama haysiyet cellatlığına teslim olmayız.”

Seki “Bir çay bazen her şeyin ilacıdır” derken, Özel TGRT haber gruplarındaki konuşmaları hatırlattı. CHP lideri “Olur ama tabii o çayı içeceğimiz zaman şöyle bir şey var; ‘Bizim kanalda hükümeti eleştiren KJ olmayacak, bunu kaç kere söyleyeceğim’ diye WhatsApp’tan yazı yazan birisine dikkat etmek lazım” dedi. 

Kurtulmuş’tan süreç için kritik eşik çıkışı

Meclis Başkanı Kurtulmuş ise, çözüm sürecine ilişkin yasal düzenleme beklentileriyle ilgili soruya komisyon raporunun ortaya koyduğu raporun yol haritası olduğu şeklinde yanıt verdi. Kurtulmuş “kritik eşik” konusunda bütün partilerin ittifakla üzerinde durduğu konunun örgütün tasfiyesi olduğuna dikkat çekti:

“Kritik eşik, tanımlanan örgütün kendisini feshinin ve silahları bıraktığının devletin güvenlik birimleri tarafından bir şekilde gözlemlenmesi ve bunun da rapor edilmesi beklentisidir. Burada örgütün silahları bırakma konusunda zamana yayılmış bir durum var. Bunun bir an evvel düzeltilmesi ve çok hızlı şekilde örgütün silahları bırakması ile bu yasal düzenlemelerin yapılması. Bu ne için gerekli? ‘Ben artık vazgeçtim, örgütsel faaliyetlerden ayrıldım, silahlı faaliyetleri bıraktım’ diyen insanların muhatap olacakları bir yasal çerçevenin ortaya çıkması lazım. Bunun için bizim şu anda beklentimiz TBMM’de özellikle grubu bulunan siyasi partilerin bu konu ile ilgili kendi yasal teklif hazırlıklarını gerçekleştirmesi. Parti grupları arasında müzakerelerin yapılmaya başlanması ve sonunda da çok uzatmadan Meclis’te yasalaşma süreci başlamasıdır.”

Bütün siyasi partilerin kararlılıklarını ortaya koyması ve hazırlıklarını kamuoyuyla paylaşması gerektiğini kaydeden Kurtulmuş “Ben size şu gün olur, bugün olur demem ama bir an evvel lafının da altını çiziyorum. Çünkü hakikaten hayırlı işlerde acele etmek lazım” dedi. Kurtulmuş, örgütün feshinin tespitiyle sürecin çok hızlanacağını söylerken “Eğer en başta ortaya konulmuş olan örgütün silahları bırakma takvimine riayet edilmiş olsaydı zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan bitmiş olurdu” ifadelerini kullandı. 

Bakanlara Gülistan Doku, tutuklu gazeteciler, şafak operasyonları soruları

Adalet Bakanı Akın Gürlek’e gazetecilik faaliyetlerini etkilemeyeceği söylenen ancak gazeteciler Alican Uludağ ile İsmail Arı’nın da tutuklanma gerekçesi olan Dezenformasyon Yasası ile ilgili bir düzenleme olup olmayacağı soruldu. Gürlek “Şu an öyle bir şey yok. Teşekkürler” demekle yetindi

Gürlek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye Gülistan Doku soruşturması da soruldu. Gürlek, faili meçhul cinayetlerin üzerine gidecekleri açıklamasına dönük soruya “Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nde bir daire başkanlığı kurduk. Bu şekilde faili meçhul bazı dosyaları, her dosya değil, arkadaşlarımız inceleyecekler, bakacaklar. Eksiklik varsa ilgili savcı, başsavcı arkadaşlara iletecekler” diye yanıt verdi. 

Çiftçi ise dönemin il emniyet müdürünün de dosyada isminin geçtiği ve kamera kayıtlarının değiştirildiği gibi iddialarla ilgili soruyu “Dönemin Tunceli Valisi ile ilgili zaten iki müfettiş görevlendirmiştik. Onun dışında bahsettiğiniz konuyla ilgili iki mülkiye başmüfettişi, iki polis müfettişi görevlendirdik. Hepsini inceliyoruz” diye cevapladı. 

Ayrıca Çiftçi’ye, göreve geldiğinde “Türkiye artık şafak operasyonlarıyla uyanmayacak” şeklinde demeç verdiği ancak bu operasyonların devam ettiğine dönük soru da soruldu. Bir düzenleme olup olmayacağı sorusu üzerine Çiftçi “Biraz daha sabredelim” dedi. CHP’nin kurmay isimleri Murat Bakan, Suat Özçağdaş ve Gökan Zeybek ile görüşmesine dair değerlendirmesi sorulan Çiftçi “Kendi görüştükleri konuları dile getirdiler. Ama benim verdiğim cevaplarla ilgili herhangi bir açıklama yapmadılar. O bana kalsın” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.