İsmail Hakkı Polat ile dijital para Bitcoin üzerine söyleşi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yayına hazırlayan: Sahra Atila

Medyascope tv ekranlarından herkese merhabalar. Bugünkü konuğumuz, Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Üyesi ve Dijital Dönüşüm Derneği Başkanı İsmail Hakkı Polat. Öncelikle hoş geldiniz. Konumuz dijital para yani, Bitcoin. Yeni Medya Bölümü’ne ilk girdiğimiz zaman sanallaşan dünyadan, zaman-mekân sınırsızlığından bahsediyorduk. Ama o zaman Bitcoin çoktan hayatımızda vardı zaten. Peki, 2009’dan beri hayatımızda olan Bitcoin’in şu anda daha fazla gündemde olmasının nedeni ne? Bizim dijitalleşen dünyaya alışmamız mı?

Evet Sahra, Yeni Medya Bölümü’nde okuyan bir öğrencim olarak olayı güzel özetledin, teşekkürler. Bitcoin’e olan bu ilginin önemi tamamen yatırım amaçlı şu anda. Yani çoğunluğu yatırım amaçlı. Baktığınız zaman son bir yıldaki inanılmaz performansı şu: 1.000 dolarlardan şu an 17.000 dolarlara geçmiş olması, Bitcoin’in yaklaşık 1300 küsur tane türevinin de Bitcoin ile birlikte artmış olması, birkaç saat öncesi itibariyle de yarım trilyon dolarlık bir piyasa değerine ulaşması ki bu değer sene başında 23-24 milyon dolardı… Düşünün oradan 25 milyar dolardan 500 milyar dolara çıkan bir performans. Dolayısıyla işin temelinde en büyük köpük irili ufaklı yatırımcının ilgisinde ki özellikle son bir-iki aydan beri hem Türkiye’de hem dünyada bu ilgi sürekli ikiye üçe katlanarak gidiyor.

Ama işin 2009 yılındaki şeyine bakarsak finans piyasalarının ki özellikle Amerika’daki finans krizine karşı oluşturulan bir çözüm makalesi Bitcoin. Bitcoin’den hep para birimi mi, emtia mı, bir menkul varlık mı diye söz ediyorlar. Bitcoin dijital finans faktörü sadece internet üzerinde geçerli. Bunu kuranlar, kim olduğu hâlâ bilinmeyen “Satoshi Nakamoto” takma adlı kişi ya da kişiler demişler ki “Biz böyle bir para değiş tokuşu yapacağız, alışverişlerimizi, birbirimize para aktarmayı bunun üzerinden yapacağız. Dolayısıyla finans kuralları bütünü bir protokol yapıyoruz. Bu protokolü isteyenler, bizi sevenler kendi şeylerine yüklesin” demişler. 2009 yılında Satoshi ve arkadaşlarının sadece sunucularında, bilgisayarlarında olan bir şey. 2009-2013 arası “internetin yeraltı” dediğimiz işe, Silkroad dediğimiz internetin İpek Yolu’na biraz kara para ve kara parayla ilgili şeylerin değiş-tokuş aracı; fuhuş, silah, kiralık katiller, uyuşturucu gibi aşırı şeylerin değiş tokuş aracı olmuş BitCoin. 2013’te Silkroad’un FBI tarafından çökertilmesiyle birlikte birden 1300 dolar civarına düşmüş. İlk ilan edildiğinde -çok ilginç bir şeydir- 1300 dolarda. İlk bitcoin ortaya çıktığında ilan edilen fiyat 1 dolar 1309 bitcoin ve ne kadar ilginçtir ki 2013 yılında FBI tarafından Silkroad çökertildiğindeyse 1 bitcoin eşittir 1309 dolar. Dolayısıyla o aradan geçen dört senede 1 milyon kat büyüyen bir performanstan söz ediyoruz. Bu performans sadece yeraltı olduğu için değil, zamandan ve mekândan bağımsız bir şekilde varlık transfer edebilme, para saklayabilme gibi bir takım özelliklere hitap ettiği için de böyle.

İkinci katman olarak zaten 2013’ten itibaren de bunu vergi dışı daha doğrusu vergi kaçağı olan Offshore kıyı bankacılığın yavaş yavaş para hareketlerinin bankacılık sisteminde takip edilmesi, kayıt altına alınmasıyla birlikte yavaş yavaş paranın biraz bu tarafa kayması devletler bazında ki bir takım olaylar. Mesela Hindistan ve Venezüela’da özellikle paralarını yönetimlerden yastık altı saklamak isteyen varlıklı ailelerin paralarını buraya yatırmaları. 2013 Kıbrıs Rum kesimi, 2015’de herhangi bir finansal krizi olan ülkelerden bankacılık sistemlerinden yeterince para alamamaları bankadaki paralarının çekememeleri insanların ve daha sonrasında BitCoin’e gitmeleri insanların hep bu talebi arttırdı ve dünyada özellikle finansal sistem ile Bitcoin ve türevleri arasında çeşitli aracıların çıkmasında neden oldu. Bu da kripto para borsaları veya Bitcoin para borsaları diyoruz. Bunlar mevcut devlet para birimlerini Bitcoin’e çeviriyor, BitCoin’den de ortaya transfer etmek için kurulmuş yerler. Türkiye’de de var üç dört  tane TL üzerinden BitCoin alım satım yapabildiğiniz. Bütün bunların sonucun da BitCoin çok kısıtlı olarak bir yatırım aracı ve tüm dünya ülkesi vatandaşlarının devletlerin para birimi karşısında sürekli yükselen bu performanstan yaralanma arzusu olarak oraya çıkıyor 2016-2017 döneminde. İrili ufaklı yatırımcıların da buna katılması sonucunda 25 milyon dolarlık piyasa çıkıyor 500 milyar yarım trilyon dolara. Şimdi burada BitCoin’in yani kripto paraların en önemli avantajları nedir dediğimizde; bir, zamandan ve mekandan bağımsız işlem yapabilmesi, herhangi bir banka ya da herhangi bir merkez bankası olmadan yapabilmesi, ikinci olarak bunu en ekonomik şekilde transfer edebilmesi ve en güvenilir şekilde saklayabilmesi hani Bitcoin ile birlikte gelen Blockchain teknolojisi ile birlikte en ileri bilgisayarların bile  28  senede çözebileceği kullanıcı adı ve şifreye sahip olması ve üçüncüsü de bunu en hızlı şekilde yapabilmesi.

Peki bu Blockchain dediğimiz sistem nasıl çalışıyor. Bunu bir devrim olarak nitelendiren bir kesim var. Nasıl çalışıyor bu sistem?

Birincisi blockchain sisteminde arada aracı olmasına ihtiyaç yok. Yani aslında bu bir protokol ve bu kuralları belli ve Satoshi ve arkadaşları aslında bunu bir bilgisayar koduna çeviriyorlar ve bunun adı BitCoin, BitCoin protokoli diyorlar ve bunu kendi sunucularına yüklüyorlar. Şimdi bunu Satoshi Nakamoto ve arkadaşları kendi sunucularına yüklemeye başladıklarından itibaren bunun kabul eden her sunucu bu sistemin kayıtlarını tutmaya başlıyor. Şu anda 15 bin sunucu var. Dolayısıyla Bitcoin’in kayıtlarını tutan 15 bin sunucu var. Blockchain sistemi öyle bir sistem ki –kayıt zinciri diye Türkçeye çevriliyor- şimdi mesela ben Sahra’ya bir Bitcoin transfer etmek istiyorum bunun için yapmam gereken şey öncelikle bir Bitcoin cüzdanı açmam, kripto cüzdanı açmam bu kripto cüzdanı açtıktan sonra bu kripto cüzdanla ilgili daha önce üretilmiş Bitcoinlerden bir tanesini gidip bir borsadan satın alıyorum bu borsadan kendi cüzdanıma aktarıyorum sonra “Sahra sana bir Bitcoin yollayayım” diyorum.” Ben bu transfer kaydını internete yazıyorum, sistemin kendisini yazıyorum. Diyorum ki; Sahra’nın adresine bir Bitcoin transfer etmek itiyorum diyorum ve bu sistemi destekleyen sunuculardan üç ya da dört tanesi seçiliyor ve diyor ki; bu İsmail’in hesap numarası, bu Sahra’nın hesap numarası” burada da bir Bitcoin var bu transfer doğru diyor ve bu üç hakem doğruladıktan sonra benim Bitcoin’im senin cüzdanına transfer ediliyor ve bu aynı anda 15 bin sunucuya birden yazılıyor. Dolayısıyla bu bankacılık sisteminden çok daha aracısız çok daha hızlı çok  daha güvenli çok daha ekonomik transfer yolunu açıyor. Neden ekonomik? Çükü benim sana gönderdiğim şeyde üç gün beklemeyi göze alırsam çok yoğun transferlerde burada ki hakemler sisteme, sistemden bonus alarak yapıyorlar. Yani en başta açıklamayı unuttuğumuz her sene sisteme belli Bitcoin arzı yapılması belli bir formüle bağlanmış belli finansal protokolün içinde. 2017-2021 yılları arasında her dakikada 12,5 milyon Bitcoin üretilecek diye bir protokol yapılmış. İşte burada Bitcoin üreticileri, hakemler ve bu teyitleri doğrulayanlar ki bunlara madenci deniyor bu sitemi destekleyenlere Bitcoin sistemi destek miktarlarına göre zaman zaman Block dediğimiz o kayıt zinciri Block zinciri dediğimiz blockları hediye olarak veriyorlar yaptıkları işe göre. Dolayısıyla sistem böyle işliyor. Bu işlemesi itibari ile aracısız, ekonomik, hızlı ve güvenli transferi gerçekleştiriyor Bitcoin ve türevleri.

Peki dijital dünyada kullandığımız bir çok şey ihtiyaçtan doğdu. Bitcoin hangi ihtiyacımızdan dolayı var doğdu? Sadece bu hızlı para transfer sisteminden dolayı mı?

Aslında Bitcoin makale olarak 2008 yılında mevcut finansal sistemlerin birtakım sorunlu noktalarını görüp ona göre yazılmış aslında. Yani burada kendi kendimize sorduğumuzda bir yurt içi yurt dışı transferin bankalarda transfer mekanizmalarına bakalım. Mesela EFT yapacaksanız sabah 08.30 ile 16.30’a kadar. 16.30’dan soran yaptığınız zaman bir kere bir gün sonra gidiyor. Daha yüksek ücretle gidiyor. Bitcoin ile bunu 7/24 her zaman yapabilirsiniz . İkincisi burada bu işlemleri aracısız yapmayan ama bir merkezde toplayan bir sistem var Bitcoin böyle çalışmıyor ya da blockchain böyle çalışmıyor. Sürekli sistem zaten 15 bin tane sunucuya yükle ve bunların doğrudan her şeyin bir algoritmik bir kod üzerinde yapıldığı bir aracısız işlem sisteminden üreticileri de para kazanıyor diğerleri de para kazanıyor. Bu sistemi kontrol eden yok. Mesela Satoshi Nakamoto bu kodu geliştiren, bu protokolü geliştiren insan bile sisteminin protokolü üzerinde bir satırın değişmesi ile ilgili bir tasarrufta bulunamaz. Burada ki 15 bin sunucunun hepsinin birden aynı andan bu Bitcoin’in şu sistemi eksik ve şunun böyle geliştirilmesi lazım diye bir konsensusa varması lazım aksi takdirde böyle bir değişiklik gerçekleşmez. O açından da son derece demokratik, dağıtık, bir merkezi olmayan karar ve yönetim yapısına sahip. Zaten kendi kendine işleyen bir sistem. Yani o algoritma içinde o kurallara uyan herkes transferleri yapabilir. Zaten Sahra ve İsmail’de kendi cüzdanlarını oluşturarak artı bu transfer kayıtlarını kendi cüzdanlarına o sistemi yaptırarak bu sistemi Kabul etmiş oluyorlar aslında.

Bitcoin’in 8 yıllık bir geçmişi var hayatımızda. Entegre aşamasında sanırım en zayıf yönü ekosistemdeki iç çekişmeler. O sırada bir kavram ortaya çıkıyor: Çatallanma kavramı. Bu kavram ve ekosistemdeki iç çekişmeler nelerdir?

Şimdi aslında Bitcoin çıktığından beri son seneye kadar kullanımı aslında 2008 yılında tasarlandığı gibi gerçekleştiği için herhangi bir ölçeklenme problemi çıkmadı. Ancak 2016 yılından itibaren Bitcoin’e talebin artmasıyla birlikte çok sayıda insanın Bitcoin almak istemesiyle birlikte alım satıma girmesi ve oradan alış veriş yapması ile birlikte inanılmaz bir işlem sayısında artış oldu. Bu anlamda saniyede yedi tane transfer gerçekleştirebilen Bitcoin sistemi saniyede iki bin işlem yapabilen kredi kartı diğer ödeme sistemleri karşısında ciddi bir rekabet sıkıntısı ortaya çıkmaya başladı. Yani şöyle bir örnek verebiliriz; diyelim Bitcoin neden bir ödeme birimi veya para birimi olamıyor şu anda? Şundan dolayı; şimdi herhangi bir işyerine git bir yerden bir şey al en fazla iki dakikada işlemin gerçekleşir. Onu cebine atarsın ya da nakit ödersin. Ama Bitcoin ile bunu yaptığınız zaman en erken ihtimalle en erken ihtimal ile 10-15 dakika şanslıysan bir saat, iki saat. Ama şu anda artan talep karşısında bazen iki gün, üç gün bekleme süreleri ile karşı karşıyayız. O yüzden de bu bir değiş tokuş aracı olmaktan çıkıp, alış verişin temel bir kıyaslama aracı olmaktan çıkıp bir varlık saklama transfer aracı olmaya o karakteristiğin baskın olması noktasına gitti.

Dolayısıyla burada yükselen performansla buna daha fazla bir yatırımcı getirince bu iyiden iyiye bu bir dijital altın olarak kabul edilmeye başlandı. Normal altından bunun farkı şu aynı zamanda –ekşi sözlükteki tanımı söylüyorum- hızlı hareket eden bir altın. Yani 100 kilo altını alıp stüdyo dışına çıkartamazsın ama 100 kiloya altına karşılık gelen bir şeyi telefona al koy dünyanın istediğin yerinde istediğin ATM’sinde bozdurup istediğin para birimine çevirip harcamaya devam edebilirsin. Şimdi bu devletlere mesafeli devlet kurumlarına karşıda biraz daha anarşist olduğu için Bitcoin bu kurumlar tarafından uzun süre benimsenmedi. Ekosistemini kurdu. Ölçeklendirme probleminden önce Bitcoin’i Çin yasakladı, Rusya yasakladı böyle bir sürü haberler çıkıyor. Devletlerde ne yapacağını bilmediği için bir yasaklıyor geri adım atıyorlar tekrar başlıyor tekrar yasaklıyorlar falan. Temelde şu ana kadar hiçbir devlet finansal kurum müdahalesi Goldman Sachs’ın pardon JP Morgan CEO’sunun “Bu balondur” demesi Türkiye’de bir sürü insanın bu bir balondur, saadet zinciridir demesi yükselen performansı devam ettiriyor ama buradaki en önemli sorunlardan bir tanesi bu sistemin üretimini sağlayan ya da desteğini sağlayan madenciler ve şeyler arasında ölçeklendirme problemi konusunda ciddi bir anlaşmazlık olması. Bu anlaşmazlık ilk olarak bu senin başlarından ağustos ayına kadar gitti orada belli bir anlaşma sağlandı orada Bitcoin’in belli bir şekilde ölçeklenmesi sağlandı belli bir talebi karşılar hale getirdi. Ama kasım ayında çok ciddi bir anlayış la bitik oyunun beklenen sistem güncellemesi ve büyük ölçekte kavuşması yapılmadığı için şu anda Bitcoin sistemi aslında yavaş sistem yapan göreceli olarak birazcık daha transfer olarak transfer ücreti alan ama hala bankacılık sistemine ve finans sistemlerine karşı çok daha avantajı, avantajını koruyan bir şekilde gidiyor ama önümüzdeki dönemde Bitcoin teknolojik hantallığını devam ettirecek olursa yavaş yavaş altın statüsünde insanların Bitcoin birazcık öğrenin insanların yavaş yavaş ekosistemi diğer bacaklarına Bitcoin türevlerine doğru yol almaya başladığı bir trend izleyeceğiz. Dolayısıyla Bitcoin aslında dış güçler değil deyim yerindeyse iç güçler bitirebilir.

Biraz önce siz de bahsettiniz Bitcoin bir para birimi mi? Daha önce bir yazınızda finansal bir aracın para birimi olması için üç işleve sahip olması gerektiğini söylemiştiniz. Tekrar sizden buna göre değerlendirmenizi istesem Bitcoin’i…

Klasik iktisat teorisine göre bir finansal enstrümanı para birimi olması için üç tane işlemi olması lazım bir tanesi değişti tokuş aracı olması lazım, ikinci değer saklama ve transfer orası olması lazım, üçüncüsü de bir kıyaslama birim olması. Şimdi değişik tokuş aracımı; Bitcoin şu anda 10.000 küsur tane işyerinde kabul ediliyor Ama burada iki tane sorunu var bir tanesi herhangi bir şekilde işlem yapmaya çalıştığınızda biraz önce tarif ettiğimiz gibi 10 dakikada 15 dakikada onay aldığınız bir sistem var. Birincisi böyle işyerleri bu aslında doğrudan bir ödeme aracı olarak kullanılmasını önünde ki en büyük ön engel ikincisi daha da önemlisi bir fiyat istikrar yok. Şu anda TL olarak herhangi bir lokantaya gittiğinizde lokantada yiyeceğiniz yemeği birim fiyatları yeme menüye koyuluyor. Ama bunların Bitcoin cinsinden değeri anlık bile değişiyor şuan geldik 16.000 küsur dolar diyoruz ama 60.000 küsur TL diyoruz, ama şu anda konuşurken bile belki 70.000 oldu belki 50.000 oldu belki 16.000 dolardı 15.000’e düştü ya da 17.000’e çıktı bilmiyoruz bunu. Ticaret fiyat istikrarsızlığı sevmez. Dolayısıyla her ne kadar 10.000 işyerinde geçerli gibi gözükse de aslında bu 10.000 işyerinin 9000 küsurun de böyle bir alışveriş pratikte geçerli değil. Dolayısıyla bunu bir kenara koyalım. Kıyaslama birimi mi? Şu anda maaşını bit koyun ile alan çok az insan var. Bir elin parmaklarıyla sayılacak kadar diyelim ev alımında, araba alımında küçük irili ufaklı şeylerde kıyaslama birimi olarak oynuyor mu? Konmuyor. Tamam, birazcık diğer para birimleri arasında ki çevrimleri belli durumda ama bunu Bitcoin bir kıyaslama birimi yapmaya yetmez yani “measure of account” dediğimiz şeyi yapmayı yetmez. Geriye ne kılıyor? Değer transfer ve saklama aracı olma ki Bitcoin bunu bence dünyadaki bütün finansal enstrümanlardan çok daha iyi yapıyor biraz önce söylediğimiz gibi altın gibi değeri yükseliyor, az çıkartılıyor, arzı az, talebi yüksek, bunun karşısında performans sürekli yükseliyor. Üstelik keşfedenlerin sürekli bu piyasaya gelişiyle birlikte yeni alıcılarla birlikte değeri de sürekli yükseliyor o değerin yükselmesi de insanları daha da cezbediyor bu yüzden de çok iyi bir değer saklama ve transfer aracı olarak karşımıza çıkıyor. Yani bu bağlamda bir çıkış şu anda para birimi olarak kabul edemeyiz ne zaman fiyat istikrarı olur o zaman para özelliği gelir. Ama değer saklama ve transfer aracı karakteristiği ağırlığı ile bir aya şey yapıyorum söyledi olsun dijital varlık veya dijital emtia olarak kabul etme ya da o karakteristiğin şu anda baskın olduğunu söyleyebiliriz.

Sizinle üç hafta önce Bitcoin haberi yapmıştık; o zaman ki fiyatı 33 binlerdeydi şimdi sabah baktığımda 69 binlerde. İnsanlarda şöyle bir algı var Bitcoin sahibi olmam için benim 69.000 vermem gerekiyor. Ama bunun birde kuruş tarafı var. Bitcoin’deki kuruş mantığı nasıl işliyor? Bahsedebilir misiniz?

Kuruş mantığı şöyle birincisi lira-kuruş, Euro-sent, dolar-sent de ki çevrim oranı 1’e 100’dür. Yani 1 TL 100 kuruş, 1 dolar 100 sent, 1 euro 100 sent gibi şeyler vardır. Bitcoin’de ise, Bitcoin’in kuruşu Satoshi’dir. Bir Bitcoin, 100 milyon Satoshi olarak karşımıza çıkıyor. Satoshi Nakamoto neden acaba böyle 100 milyon birimlik kuruş yaptı? O da şurada yatıyor bu ciddi bir dehanın buluşu dijital işlemlerde para kullanımları çok artacağı için bu kuruşa eninde sonunda Bitcoin altın karakteristiğine yani arzı yavaş yavaş azalıp fiyat istikrarının sağlandığı noktada çok kullanılmaya başlandıkça biz artık Bitcoin değil Satoshi olarak konuşmaya başlayacağız.

Yani diyeceğiz ki mesela 1 TL kaç Satoshi, 1 Satoshi kaç dolar? Baktığımız zaman şu anda şeyi görüyoruz aslında herkes şunu düşünüyor; Bitcoin 17.000 dolar oldu 70.000 oldu. İmaj olarak da bir tane Cumhuriyet altını benzeyen üzerinde ve harfi “B” olan değerli maden gibi sunuluyor. Dolayısıyla ben de 70.000 para yok, ben de 17.000 dolar para yok dolayısıyla ben bunu alamam diyor hâlbuki teoride 1 liralık bile Bitcoin almak mümkün. Hatta baktığımız zaman şu andaki değerleri 1 TL’nin aşağı yukarı 2000 Satoshilerde olduğunu 1 dolarında 7-8 bin Satoshi olduğunu görüyoruz buna baktığımız zaman aslında ciddi anlamda da bir şey var. Şu anda dünyada 17 milyon arzda Bitcoin var ama bunu 100 milyonla çarptığımız zaman aşağı yukarı 17 kentrilyon falan daha doğrusu 1.7 kentrilyon falan Satoshi ortaya çıkıyor. Bu da şunu gösteriyor yakında Satoshi ile konuşmaya başladığımız zaman 1 liralık da, 10 liralıkta, 100 liralık da aslında alabileceğimizi fark edeceğiz. Dolayısıyla burada önümüzdeki dönemde Bitcoin yayıldıkça ve daha fazla kişi tarafından kullanmaya başlandıkça sadece Bitcoin değil ben diğer Bitcoin sonrası Bitcoin 2.0 veya bebek Bitcoin’lerden bahsediyorum onların bu anlamda çok daha fazla sirkülasyonda olacağını ve onların da bu kuruluş mantığını çok daha iyiyim benimseyeceğini düşünüyorum.

Peki size çok fazla sayıda soru geliyordur; yatırım yapılır mı, alım satım nereden yapılır diye. Peki sistemi tam olarak bilmeyen biri Bitcoin’den uzak durmalı mı, onun için dezavantajları neler olabilir?

Bir Bitcoin 70.000 TL’ye yakın bir para. İnsanlar şu anda Bitcoin’in yükselen performansı karşısında şunu söylüyorlar diyorlar ki; geçen sene bu zamanlar 700 dolardı TL olarak çevirelim yaklaşık 2500-2600 liraydı şu anda 70.000 TL. Ben de buraya paramı koyayım hatta biriktirdiğim ne varsa koyayım bir anda iki katına çıksın diye ben de tekrar bunu alıp TL’ye çevireyim harcayayım ne güzel hayat değil mi? Şimdi ben sadece bu mantıkla yapanların mutlaka ve mutlaka kesinlikle bu işten uzak durmaları gerektiğini düşünüyorum. Neden bir kendi cüzdanınızda kendini açmayı bilmiyorsanız, kendi dijital cüzdanınızı açmayı bilmiyorsanız, burada Bitcoin nasıl alınır, satılır bilmiyorsanız, işte borsada ki cüzdanından kendi cüzdanınızda para nasıl transfer edilir bilmiyorsanız, oradan bankadaki hesabınıza Bitcoin kazancınızı nasıl transfer edildiğini vesaire bunu bilmiyorsunuz girmeyin. Niye şimdi geçen sene yaptığınızı varsayalım 2500 TL iken 10.000 TL yatırdınız 4 Bitcoin aldınız. Nasıl aldırdınız? İşte kasabın çırağı biliyor, mahalledeki çocuk biliyor, bizim amca oğlunun yeğeni biliyor, onlar yapsın dediniz. Sizin verdiğiniz bu 10.000 lira şimdi oldu mu 700.000 lira. Bu 700.000 lirayı çocuklarda görmüyor mu bu cüzdanı açtırdığınız kişiler. Ne yapacaklar bunlar? Dürüstlerse fevkalade, güveniyorsunuz fevkalade. Ama çoğu ya buradan para tırtıklamaya çalışacak ya bunları alıp götürecek. Ya da bir takım insanlar çıkacak. Böyle bir takım Bitcoin simsarları çıkacak diyecek ki; “Sen madem cüzdanı açmayı bilmiyorsun ver baranı bana ben bunu işletim getireyim” onları da bir güzel bundan yararlanacak ve komisyonların alacaklar. Madem bu işi bilmiyorsunuz parayı riskli olarak kaptıracağınızı düşünüyorsunuz ya da düşünmüyorduysanız da şimdi aklınıza geldiyse bence girmeyin zaten çok riskli bir iş. İkincisi diyelim ki bunları biliyorsunuz girdiniz piyasalar çok oynak sürekli geleneksel finans piyasasından geliyorsunuz sürekli şu ekranlara bakarak Bitcoin, bir 5000’e çıkıyor bir 7000’e çıkıyor oradan 5000’e iniyor sabahleyin tekrar 8000’e çıktı 6000’e indi şu anda mesela geçen hafta pazar günü 13.000 de 17.000’e çıktı tekrar 14.000’e indi böyle bir şeyde sürekli ekranı bakarsınız kaybedersiniz. Zaten Türkiye’deki yatırımcıların çoğu da bu yüzden kaybediyor. Yani Türkiye’de belli başlı Bitcoin fiyatlarının verildiği şeylere girersiniz oradaki bir takım yatırım sitelerine girerseniz orada göreceksiniz ki onun altında ki forumlarda yapan çoğu insan oradaki o ekranı bakma güdüsü yüzünden psikolojik olarak yıpranıyor ve para kaybediyor. O yüzden bunu mutlaka gireceksiniz sıfırlansa bile tamamen unutabileceğiniz kadar küçük. Ama çok uzun vadeli ekranları hiçbir şekilde bakmayacağınız kadarda bilgili olarak bu işi deneyimleyin ama benim asıl şeyim Bitcoin’i yatırım aracı olarak değil bir kripto paranın geleceği olarak görün, bu sistemleri öğrenin. Bu sistemlerin ekosistemlerinde yerinizi alın. Bu ekosistemde yerinizi aldığınız zaman, bu işleyişi iyi anıldığınız zaman ne yapıyorsanız; bakkallık yapın, kasaplık yapın, ticaret yapın başka bir şey yapın. Bunun kripto para üzerinde nasıl yapıldığını kavrarsanız hem siz, hem çocuğunuz bundan sonra kripto para sistemleri iyi öğrenir ve ekosistemde yerini alacakları içinde hem kendine hem kendi çevresine hem ülkesine katkıda bulunur. Ülkenin refahına, kendi refahına ve ailesinin refahına da son derece iyi yatırımlarda bulunmuş olur. Yani asıl yatırım Bitcoin’in kendisine değil, kripto paranın mantığına, eğitilmesine, deneyimlenmesine.

Son olarak size IATO soracağım. Kendi teknolojini yarattı ve Blockchain alt yapınışı kullanmıyor. Neden birden yükseldi ve yatırımcıların ilgisini çekti sizce? Bitcoin kadar yükselir mi IATO?

Şimdi IATO dediğimiz şey Bitcoin ve Bitcoin’in Blockchain sistemine altyapısına baş kaldıran, buna alternatif üreten yine yıkıcı bir yenilik aslında ve yine kendini konumlandırdığı alanda önümüzde ki dönemin en önemli dijital dönüşüm kavramları olan internet nesleleri “internet of things” İngilizcesiyle ve Endüstiri 4.0 dediğimiz üretimden gelen, o üretim sürecinin dijitalleşmesinden gelen ve internet nesneleri ile birleşecek bir dijital dönüşüm döneminin para birimi olmayı hedefliyor IATO. Bu anlamda şu anda blockchain alt yapılarının korkunç bir enerji üretimi ve madencilik için kullanılan çok ciddi anlamda enerji üretiminin önüne geçende önceden basılmış bütün ürettiği parayı piyasaya dağıtan bir “Tangle” dediğimiz Blockchain sonrası ya da Blockchain’in bir dönem sonrası anlayışa sahip. Bu anlamda tabii IATO ile ilgili kripto güvenliğine ilişkin olsun, aslında bu işin çok fazla PR’ına yöneldikleri çok fazla yaygınlaşmadıkları yönünde çok fazla spekülasyon var. Bunların bir kısmına da katılıyorum ayrıca. Daha bankacılık sistemi Blockchain’i çözememişken, Blockchain’den nasıl yararlanacağını çözememişken devletler Blockchain’in bir sonra ki sistemini getiren yeni bir kuşak, yeni bir finans dünyası var. Dolayısıyla burada ben yine şeyi söylüyorum finans dünyasında son dönemin en moda sloganı “Bitcoin’e değil Blockchain’e odaklanıyoruz.” Bence iki adım çekilip kripto para mantığını kavramaya çalışsınlar ki kripto para mantığı içerisinde Bitcoin’den sonra gelecek teknolojileri kripto parayı kendi sistemlerine nasıl uyarlayacaklarını, onunla nasıl başa çıkacaklarını ya da orada nasıl kendi varlıklarını kripto para haline getirip oradan nasıl bir işleyiş yaratacaklarına kafalarını yormaları lazım. Devletler içinde yine aynı şekilde bir uyarı Bitcoin emtia mı, menkul değer mi yoksa para birimi mi diye uğraşmayı bıraksınlar bunun yeni bir konsepti olan kripto para konseptine baksınlar ve burada da açık defter üzerinden hani insanların yatırımlarının nasıl 3/1’ne devlet olarak ortak olurum değil tam tersine bütün bu alış verişten bütün bu kripto paraların sirkülasyonlarından her para transferinden ben nasıl olur da çok küçük komisyonlar alarak vergi mekanizmamı, para politika mı nasıl güncellerim, nasıl daha fazla vergi toplarım bundan ver diğer vergi mekanizmalarını yıkarak nasıl vergi sistemi kurarım? Bütün bunların mantığını oturtsunlar ve ben kendi kripto para  ı nasıl yaratırım ve bu kripto parayı kurumsal ve bireysel kripto parayla nasıl ilişkisi olur ve bunlardan ben nasıl kuruşlandırma yaparım devletin kasasına para atarım ve devleti yönetirim, maliyeyi yönetirim, ekonomiyi yönetirim sorularının cevaplarını bulsunlar. En kolayı şu anda Bitcoin’i varlık olarak, emtia olarak kabul et oradan hemen herkesten vergileri kes. Ama bu hem ticareti engeller hem de bizim kripto para ekosistemini yaygınlaştırmamızı engeller. 21 yy’ da dünya buraya giderse bence Türkiye burada geride kalır. Bence bir an önce bu modellerin konuşulması lazım.

Peki son sorumuzdu ama şunu da sormak istiyorum. Mehmet Şimsek’in Bitcoin’i “Lale Balonuna” benzetmesi.

Evet, yani şöyle ki geleneksel finans düşüncesi içinde 1600’lü yıllarda ki lale soğanının fiyatının anlamsız bir şekilde artmasında ya da 20. yüzyıldaki Hunt kardeşlerin gümüş spekülasyonlarına ya da 2000’li yıllardaki Dot-com balonuna benzetebilir. Ama unutulmasın ki 21. yüzyılda yaşıyoruz, yıl olmuş 2017. Dolayısıyla yıl madem 2017, 21 yüzyılda dijital finans nereye gidiyor, finans nasıl dijital dönüşüme sahip olur, biraz önce söylediğim gibi kripto paralar burada nerde yer alıyor ve neyi yıkıp, yeniliyor. Bence buna bakılsa Bitcoin üzerinden de bir balon değerlendirmesi yapmakta iyi değil. Diyelim Bitcoin 17.000 dolardan 10.000 dolara indi, 70.000  TL’den 40.000 TL’ye indi. Bu bir balon patlaması olarak mı kabul edilecek, yada biz haklı olarak mı çıktık diyecek finans piyasası ve devlet? Bence böyle değil. Bakın 2000 yılında bir Dot-com krizi oldu dünyada ama onun arkasından internet yok oldu anlamına mı geldi yada şu anda kripto paralar yok olacağı anlamına mı geliyor? Tam tersi Google, Facebook, Twitter gibi yeni medya şirketleri çıktı. Dolayısıyla bu dijital dönüşüm dünyasında Bitcoin’in tamamen yok olması imkansız ama, Bitcoin’in büyük bir yara alması kripto paranın yok olması anlamına gelmez. Dolayısıyla bence burada bir çılgınlık üzerine odaklanmak ve bunun üzerine spekülasyonlar yapmak yerine kripto para üzerine odaklanmak ve Rusya gibi, Estonya gibi, Günay Kore gibi Kanada gibi biz kendi kripto paralarımızı nasıl çıkartırız ve bunu ülke içinde ki ticarette nasıl kullanırız sorusunun sorulması lazım. “Bu soru sorulmadıktan sonra Bitcoin balonu velev ki patlasa ne olacak?” diye bir soru ile bitirelim.

Süremizin sonuna geldik eklemek istediğiniz bir şey var mı? Çok teşekkür ederim geldiğiniz ve bilgilerinizi aktardığınız için. Bugün İsmail Hakkı Polat ile Bitcoin Teknolojisini konuştuk. Bizi dinlediğiniz için çok teşekkür ederiz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus