BM’nin insan hakları sorumlusu çaresizlikten havlu attı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Ra’ad Hussein, hak ihlallerine karşı kurumun ve kendisinin bağımsız ve yansız tutumunu, bundan böyle korumakta çok zorlanacağı gerekçesiyle, göreve yeniden aday olmama kararı aldı.

Görev süresi 2018 yazında sona erecek olan Zeid Ra’ad Hussein, Cenevre merkezli kurumun çalışanlarına yazdığı ve Foreign Policy dergisinin ulaştığı yıl sonu mesajında, ikinci bir dört yıl için aday olmayacağını duyururken nedenini şöyle açıkladı:

“Yeniden aday olmak için, mevcut jeopolitik bağlam, diz çöküp ricacı olmamı, savunduğumuz değerler konusunda sesimi kısmamı, aslında sizlerin sesi olan bu sesin bağımsızlığından ve doğruluğundan taviz vermemi gerektirebilir.”

Ürdünlü bir prens olan ve Bosna savaşı sırasında Birleşmiş Milletler Büyükelçiliği de yapan Zeid Ra’ad Hussein’in mesajı, Birleşmiş Milletler’in insan hakları ve evrensel değerlerin taşıyıcısı olma rolünü yerine getirmekte zorlandığı, karar alma mekanizmalarının sorgulandığı ve bütçesine yapılacak katkıların devletler tarafından pazarlık unsuru yapıldığı bir döneme rastlıyor.  

Genel Sekreter’in tutumu

BM Genel Sekreteri António Guterres, güçlü devletlerin insan hakları ihlalleri konusunda sessiz kalıp, meselelerin çözümü için, daha ziyade, ABD ve diğer büyük güçlerle – Kuzey Kore ile nükleer anlaşmazlık konusunda olduğu gibi- kapalı kapılar arkasında çalışmayı tercih etmekle eleştirilen bir lider. Dahası Foreign Policy’ye bilgi veren diplomatik kaynaklara bakılırsa, Guterres daha geçenlerde, ABD’nin BM’ye maddi desteğinin azaltabileceği endişesiyle, Zeid’ten Trump’a yönelik eleştirilerinin dozajını azaltmasını istemiş.  

Guterres’in sözcüsü Stéphane Dujarric ise Foreign Policy’e verdiği demeçte, Yüksek Komiser Zeid Ra’ad Hussein’in Genel Sekreter tarafından “daima destek gördüğünü” vurguladı.  

Zeid Ra’ad Hussein Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin eylül ayındaki genel kurul oturumunda geride bıraktığı üç yıllık mesaisinin genel bir değerlendirmesini yaparken, insan haklarının küresel ölçekteki durumu konusunda karamsar bir tablo çizmiş, Çin’den Ortadoğu ve Afrika ülkelerine, Avrupa kıtasında Polonya ve Macaristan’dan Trump yönetimindeki ABD’ye kadar hiçbir ülkeden eleştirisini esirgememiş, Türkiye’deki  insan haklarının durumuna da geniş yer vermişti.

(BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin söz konusu konuşmasını Hürriyet gazetesi yazarı Sedat Ergin köşesinde değerlendirmişti.)  

Zeid Ra’ad El Hüseyin 2016 yılında da Cizre’de insan haklarının ihlâl edildiği iddialarını araştırmak üzere Türkiye’de inceleme yapmak istemiş, talebine yanıt alamadığını duyurması üzerineyse Dışişleri Bakanlığı’ndan, “takvimlendirme yapılmadı” açıklaması gelmişti.  

Trump faktörü

Ürdünlü diplomat, seçim kampanyaları döneminden bu yana Donald Trump’ı sık sık eleştiriyor.  Örneğin; Müslümanlara vize yasağı uygulama vaadini, “vahim derecede sorumsuzluk” diye nitelendirmiş, Trump Beyaz Saray’a geldikten sonra da dilinde yumuşama olmamıştı.

Zeid Ra’ad Hussein görevdeki kalan süresinde, gelecek yıl 70. yıldönümünü kutlayacağımız Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni geniş kitlelere tanıtmak ve yaygınlaştırmak için çalışacağını duyurdu. İlgili kampanya tanıtımında, “dünya genelinde yaygınlaşmakta olan insan haklarının inkarı ve reddi eğilimlerine karşı meydan okuyan” bir kampanya yürütmeyi vaat eden Zeid Ra’ad Hussein, işlerinin zorlu ama bir o kadar da zorunlu bir mücadele gerektirdiğini söyledi:

“Bizi aylar sürecek bir mücadale, hatta keder de bekliyor. Çünkü, 2017 bizler için çetin geçmiş olsa da, asıl hizmet ettiğimiz insanların çoğu için bir kâbustan farksızdı.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus