Artan şiddet ve yozlaşmayla Meksika’da bazı şehirler merkezden kopuyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Meksika’da 1 Temmuz 2018 tarihinde 6 yıllık süre için devlet başkanının, 500 temsilciler meclisi üyesinin ve 128 senato üyesinin seçileceği genel seçimler yapılacak. Seçim telaşı ve ittifak arayışları ise yaklaşık bir yıl önceden başladı. 7 Ocak 2018 tarihinde New York Times’ta Meksika’da merkezden ayrılan şehirler üzerine yapılan analizde seçim atmosferinden bağımsız bir biçimde Meksika’nın sosyo-politik yapısına odaklanıyor ve merkezi hükümetten yönetimsel olarak farklı biçimlerde ayrılma yoluna girmiş üç şehrin hikâyesine yer veriliyor.

Meksika’da yaşanan kriz kendisini şiddetin artması olarak gösterse de iddia edilene göre asıl sorun devletin zayıflığı ve yozlaşması. Buna karşılık ele alınan üç şehir, merkezi hükümetten ayrı yönetimler kurma yoluna girdi. Bunun başlıca sebebi devletin şiddetin önüne geçememesi ve hatta şiddetin kaynağı olarak görülmesi. Temel sorun şiddetle baş etmek olmakla birlikte ele alınan üç şehir farklı biçimlerde ve farklı güçler ön planda olacak şekilde merkezi hükümetten ayrılma deneyimleri yaşıyor.

foto-1

Avokado bahçelerinden devlete ve uyuşturucu kartellerine karşı yükselen ses: Tancítaro

Tancítaro, avokado yetiştiriciliğinin ve ihracatının yapıldığı bir tarım şehri. Şehir sakinleri yaklaşık dört yıl önce Michoacán eyaletinin bir kısmını kontrol eden uyuşturucu karteline ve onun suç ortağı olarak görülen yerel polis gücüne karşı ayaklandı. Burada gasp tehdidiyle karşı karşıya olan toprak sahipleri buna karşı alternatif bir güvenlik sistemi finanse ettiler. Sokaklar da avokado yetiştiricilerinin finansörlüğünde oluşturulan milis güçler tarafından kontrol ediliyor ve bu şekilde güvenli bir ortam oluşturulmuş durumda. Milis güçlerin de yer aldığı güvenlik sistemi oluşturulurken daha önceki kartel yapısıyla ilişkisi olan büyük güçler lağvedildi ve bu “temizleme” sürecinde kartel yapısıyla dolaylı ilişkisi olan ya da kritik konumda bulunmayan kişilere dokunulmadı. Kurulan bu yeni sistemde milis güçler şehrin içerisinde polisin işlevini görüyor. Özerkleşme sürecinden sonra bahsedilen bölgeye gidip çalışmalara katılan bir toplum gönüllüsü Cinthia Garcia Nieves, otoritenin sınırlarının bulanıklaşmış olduğunu söylüyor. Burada bir şehir konseyi kurduklarını belirten Nieves, milis güçlerin “silah kimdeyse güç ondadır” anlayışına alışık olduğunu da ekliyor.

Tancítaro’da ayrıca suçluları cezalandırmak ve anlaşmazlıkları çözmek için “toplum adalet forumları” ve bunun yanı sıra demokratik ütopyacılık vizyonuyla etkisi az olsa da bir vatandaşlar konseyi kuruldu. Merkezi hükümet ise bu ayrılma sonucunda şehrin daha güvenli hale geldiği gerçeğinin bilinci ve bunun model alınması halinde tehdidin büyüyebileceği endişesi ile burada yönetimi yeniden merkezileştirmek için halen baskı uygulasa da yerel halk silah gücü ile merkezi hükümetten yönetimsel anlamda özerkliğini sürdürmeye çalışıyor.

foto monterrey 2

Şirket elitlerinin merkezle el sıkışarak yaptıkları yönetim reformu örneği: Monterrey

Monterrey, Meksika’daki büyük şirketlerin yoğun olduğu bir şehir. Buradaki sorun şirketlerin gerek uyuşturucu kartelleri gerekse de kartellerle işbirliği içerisinde olan polis güçlerinin tehdidi altında olması. Özellikle çocuk kaçırma olaylarının yaşandığı Monterrey’de elitler hükümetle bir anlaşma sürecine girerek şehrin yönetim sisteminde söz sahibi olmuşlar. Burada devletin kurumları direkt lağvedilmemekle birlikte çeşitli reformlar ve teşviklerle bir düzenleme yapılmaya çalışıldı. Şirket sahipleri ‘The Group of 10’ diye isimlendirilen bir yapı kurdu. Bu sisteme göre şirket sahipleri yeni polis gücünün oluşturulması ve düzenin restore edilmesinde hükümetle birlikte söz sahibi oldu. Bir danışma kurulu oluşturularak yukarıdan aşağıya bir değişim öngörülerek memurların yaklaşık yarısı görevden alındı. Bununla birlikte avukatlar çocuk kaçırma konularındaki kanunları yeniden düzenlemiş ve kurbanların aileleri ile polisler arasında koordinasyon kurdu. Bu süreçte özellikle şiddetin nasıl sonlanacağı üzerine bir hayli düşünüldü. Memurlar için konut yardımı, yüksek maaşlar gibi çeşitli teşvikler düzenlendi. Sürecin sonunda şehirde cinayetlerin azaldığı ve polise güven duyulmaya başlandığı görülüyor.

Analize göre Meksika’da şiddet yalnızca bir semptom ve asıl hastalığın hükümette olduğu düşünülüyor. Monterrey deneyimi ise bu hastalık halinden bir karantina ile korunmaya benziyor. 2015 yılında görev alan hükümetin reformlardan vazgeçmesi ve memuriyette kritik konumları patronaj ilişkileri üzerinden dağıtması eski yozlaşmış düzeni yeniden doğurdu. Özellikle işçi sınıfının yoğun olarak yaşadığı yerlerde polis şiddeti yeniden dirildi. Önceki hükümetle kısmen anlaşmaya varan ve polis şiddetinden direkt etkilenmeyen iş insanları ise yeni hükümetin bu faaliyetlerine karşı ya mücadele edip başarılı olamadı ya da bu faaliyetleri pek umursamadı. Sonuç olarak güvenlik danışmanlığı yapan Jorge Tello’ya göre, bütün sistem dağıldı. Kurumların zayıflığı kişileri değiştirmenin etkisini arttırdığından bu zayıflık sistemin devamı için tehlike oluşturduğu anlaşılıyor. Monterrey Belediye Başkanı Adrián de la Garza, “Şehir sadece kendisini izole edebileceği kadarını yaptı. Çünkü burası bir ada değil” diyor. Meksika şehirlerinin çeşitli güçler tarafından yönetildiğini belirten Garza güçlü liderlerin bile yozlaşma, yandaşlık, görev ihmali gibi problemleri ancak kısa süreli olarak ortadan kaldırabildiklerini ifade ediyor. Garza “Bu büyük bir sorun ve işte sadece bu sorunu yönetmek Meksika’da siyasi hayatın ta kendisidir” diyerek bunun Meksika siyasetinin en önemli meselesi olduğunun altını çiziyor.

foto 4

Sistem karşıtı Demokratik Devrim Partisi (PRD) yönetiminde bir şehir: Neza (Nezahualcóyotl)

Neza, Mexico City’nin çevresine yayılmış bir alanda yaklaşık bir milyon nüfuslu yoksulluğun, silah şiddetinin ve polis yozlaşmasının kol gezdiği bir şehir. Bahsedilen iki örnek şehirden farklı olarak Neza’da bir milis güç ya da şirket elitleri yok. Neza’nın merkezi hükümetten ayrılması, siyaset bilimci Joy Languton’un Meksika’daki hataların anahtar noktası olarak gördüğü parti sistemine dâhil olmayan bir partinin yönetimiyle mümkün oldu. Languton’un işaret ettiği gibi Meksika’da partiler birer devlet gibi davranıyor ve merkeze sadık olan kişiler tarafından yönetiliyor. Bu sebeple resmi görevlilerin kuralları esnetme özgürlükleri ve parti üyelerine bulaşmış yozlaşmayı keşfetmeleri için inisiyatif alma şansları çok kısıtlı. Memurların sürekli görev yerleri değiştirilerek ve yükselmeleri engelleniyor. İşte yozlaşmanın sebeplerinden olan parti sisteminin kurallarına dâhil olmayan merkez sol eğilimdeki Demokratik Devrim Partisi (PRD) Neza’da etkin hale geldi. PRD yerel kurumların temizlenmesi ve devlet otoritesinin bu kurumlardaki mevcudiyetinin zayıflatılması hususunda daha özgür davranabiliyor.

Neza’da bir anlamda Monterrey’de oluşturulan model ters yüz ediliyor. Bağımsız bir polis gücü kurup bunun üzerinden politik sistemi etkilemeye çalışmak yerine bağımsız bir politik sistem kurulup polis gücü bunun üzerinden mobilize ediliyor. Neza’daki değişime şahit olan ve kendisi de orijinal bir model uygulamaya çalışan polis şefi Jorge Amador, bu süreçte polis memurlarının sekizde birinin görevden aldıklarını, komuta kademesindeki memurların görev yerlerinin değiştirildiğini söylüyor. Ayrıca patronaja dayalı ilişki ağlarının çözülmesi için yer değiştirmeler yapılıp, görevden alınmayan memurlar sürekli bir gözetim altında tutuluyor.

Bu süreçte devletin polisleri dışarıdan gelen işgalci güçler gibi davranarak, gücü tekrar ellerine alabilmek için Neza’da yapılanların altını oymaya çalışıyor. Neza’da en temelde memurlar ve şehir sakinleri açısından yapılmaya çalışılan şey paradan daha kıymetli olabilecek gurur verici şehir kimliği ve bir birlik duygusu yaratmaya çalışmak. Böyle bir kültür üzerinden polis memurlarının hem kendilerine bakışı hem de şehir sakinlerinin polis memurlarına bakışı değiştirilmeye ve iyileştirilmeye çalışılıyor. Amador, Neza’nın çevresindeki alanlarda cinayetler artmaya devam ederse ya da Neza’da etkin olan partide bir değişiklik olursa Neza’daki kazanımların buharlaşabileceğinin altını çiziyor. Bizans İmparatorluğu’na benzettiği Neza’dan uyuşturucu ağlarını ve devleti uzak tutmayı başardıkların altını çizen Amador, bunun ne kadar sürebileceğinin belli olmadığı ifade belirtiyor

Merkezi hükümetten farklı biçimlerde ayrılarak yönetimlerini oluşturmaya çalışan üç şehirde yaşanan deneyimlerin Meksika’da yeni bir öz yönetim anlayışına başlangıç teşkil edip etmeyeceğini bu şehirlerdeki yönetimlerin geleceği ve Meksika’da seçim süreci ile birlikte gelişen gelişmeler gösterecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus