CB Sözcüsü Kalın: “Olağanüstü şartlarda istihbarat birimimiz, Suriye ile doğrudan ya da dolaylı temaslar kurabilir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Beştepe’de düzenlediği haftalık bilgilendirme toplantısında Afrin harekâtından çocuk istismarına, ABD ile ilişkilerden seçim ittifakına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Çocuğa cinsel istismar olaylarında kimyasal hadım dahil tüm opsiyonların masada olduğunu söyleyen Kalın, Suriye ordu güçlerinin Afrin’e girdiği iddiaları için ise “Bunlar Halep’ten geldikleri yere geri döndüler. YPG ile birlikte attıkları her adım, bizim açımızdan meşru hedef haline geldiklerini gösterir. Olağanüstü şartlarda istihbarat örgütleriyle görüşmeler yapılabilir” dedi.

İbrahim Kalın’ın açıklamalarından öne çıkanlar:

Çocuğa cinsel istismar

“Kimyasal hadım dahil bütün opsiyonlar değerlendirilecektir. Mevzuatla ilgili düzenlemelerin yanı sıra toplumsal farkındalığın da önem arz ettiğini ifade etmek istiyorum.”

Afrin Harekâtı

“Çevremizde yaşanan hadiseleri, Zeytin Dalı Harekatı’nı dikkate aldığımız zaman bu Türk ekonomisinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Son bir yıllık dönemde 1.5 milyon istihdam ile son yıllarda önemli bir başarıya da imza atmış bulunuyor hükümetimiz. Afrin’le ilgili olabilir, eksik, kasıtlı haberlerin piyasalara farklı şekillerde yansıdığını görüyoruz. Bazen olumsuz etkiler de yapabiliyor. Bizim buradan çağrımız, açıklamaları resmi makamlardan almak suretiyle takip etmeleridir.

(…) Zeytin Dalı Harekatı, Afrin ve civarındaki terör unsurları etkisiz hale getirilene kadar devam edecektir. ‘Esad rejimi ile YPG arasında anlaşma imzalandı mı?’ diye haberler çıktı. Biz ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini ifade ettik. Dün yaşanan hadise, Halep civarından gelip Afrin’in güney uçlarına, oradan da şehre gitmeye çalışan 40-50 araçlık konvoyun girme teşebbüsünü gördük, bu topçu atışları ile püskürtüldü. Burada iddia edildiği gibi bir anlaşma söz konusu değil. Anlaşma olsa bile Türkiye olarak bir harekatla ilgili planlarımızı aynı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Rejim veya başka unsurların bu adımlarının çok ciddi sonuçları olacaktır.

(…) Yeni veriler bizim baştan beri verdiğimiz kararın doğruluğunu teyit etmektedir. Ele geçirilen bilgiler aslında bölgenin (Kuzey Suriye) yeni bir Kandil yapılmak istendiğini açıkça ortaya koyuyor. Harekatın meşruiyeti açısından da bu yönde yeni verilerin elimize geçtiğini ifade edebilirim.”

ABD ile ilişkiler: “Biz bu konuda iyimser bir bakış açısına sahibiz”

“Geçen hafta 10 Şubat’ta başlayan McMaster’ın Türkiye ziyareti ile başlayan daha sonra Mattis ile yapılan görüşme ve Tillerson’ın kabulü çerçevesinde bir süreç yaşadık. Biz bu konuda iyimser bir bakış açısına sahibiz. Üzerinde mutabık kaldığımız çerçevenin Türk-Amerikan ilişkilerindeki gerginliği aşacak şekilde olduğunu görüyoruz. YPG’ye desteğin sonlandırılması, Münbiç’ten çıkarılması konusunda beklentilerimiz çok açık ve nettir. Artık PYD-YPG ile işbirliğinin sona erdirilmesi gerekmektedir. Türk-Amerikan ilişkilerinde FETÖ meselesinde de biz Amerikan yönetiminde somut adımlar bekliyoruz. Ne Obama, ne Trump döneminde netice verici uygulama görmedik. Şu anda Amerika’da bulunan bu kişilerin Türkiye’ye iade edilmeleri ve yargı önüne çıkmalarıdır bizim beklentimiz. Trump yönetimi de somut adımlar atmalı. Bunlar gerçekleştiği taktirde hem ikili ilişkiler normalleşme sürecine girecek hem de Türkiye’nin güvenlik kaygıları giderilmek suretiyle bölgenin de istikrarı için önemli adım atılmış olacaktır.”

Kalın açıklamalarının ardından gazetecilerin gündeme dair sorularını cevapladı. Kalın, Ankara ile Şam arasında doğrudan temas var mı sorusuna “olağanüstü şartlar gerektirdiğinde istihbarat birimimiz doğrudan ya da dolaylı belli temaslar kurabilir” cevabını verdi.

Bizim Şam rejimi ile resmi temasımız söz konusu değil. Astana çerçevesinde 3 garantör ülke olarak bizim Suriye sahasında yaşanan gelişmeleri koordine etmek için kurduğumuz bir mekanizma var. Zaman zaman bu mesajlar, Rusya ve İran üzerinden Şam rejimine de iletilmekteydi. Dolaylı bir trafiğin olduğunu biliyoruz fakat olağanüstü şartlar gerektirdiğinde istihbarat birimimiz doğrudan ya da dolaylı belli temaslar kurabilir. Doğrudan Ankara-Şam arasında siyasi veya diğer alanlarda temas trafiğimiz söz konusu değil.

Soru: Rejime yakın milis güçleri Afrin’e girdi mi?

Bu haberlerin bir kısmı propaganda amaçlı yapılıyor. Dünkü görüntüler de 40 araçlık konvoyun gitmesi vs. biraz şov amaçlı yapıldığı anlaşılıyor. Hedefi neyse biz bunları dikkate alırız. Hesaba katılır ama bizim Afrin üzerindeki kararlılığımızda en ufak etkisi söz konusu değildir.

(…) İstihbarat örgütleri arasında bu tür görüşmelerin yapılmasının amacı da acil sorunları çözmeye matuftur. Bu görüşmeler yapılabilir.

Soru: BBP ittifaka katılacak mı?

“Cumhurbaşkanımızın güzel isimlendirmesi ile ‘Cumhur’ ittifakı olarak Türk siyasi hayatında yeni bir sayfa açılmış oldu.  Şu anda AK Parti ile MHP arasında ittifak üzerinde mutabık kalındı. Bununla ilgili de arkadaşlarımız Meclis’e gerekli kanuni düzenlemeyi verecekler. Detayları oradan takip etmekte fayda var. Bu konuda katılmak isteyen başka aktörler olursa, herkese açık. Bütün cumhuru kapsaması beklenir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus