KHAS Enerji Tercihleri Raporu sonuçlarını açıkladı: “Enerji pahalılığından en çok AKP seçmeni şikayet ediyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi, “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması” raporunun sonuçlarını düzenlediği bir basın toplantısıyla açıkladı. Sonuçlara göre Türkiye’de en büyük enerji sorunu pahalılık. Enerjiyi en pahalı bulan seçmen grubu ise AKP seçmeni.

Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CESD) gerçekleştirdiği “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”nın sonuçları, 20 Mart 2018 Salı günü Cibali Kampüsü’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı.

Merkez geçen yıl 12-27 Kasım 2016 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Anketi”ni, bu yıl 12-29 Aralık 2017 tarihleri arasında Türkiye nüfusunun genel temsiliyetine sahip 16 kent merkezinde ikamet eden, 18 yaş ve üzeri bin 235 kişi ile yüz yüze görüşülerek tekrarladı. Türkiye’nin enerji tüketimi ve politikalarına ilişkin güncel verileri ortaya koyan enerji kamuoyu araştırması, her yıl tekrarlanması nedeniyle zaman içinde görüşlerin nasıl şekillendiği hakkında da bilgi sağlamakta.

sayaç

Yine en büyük sorun enerji bağımlılığı ve pahalılığı

Açıklanan sonuçlara göre, araştırmaya katılanların yüzde 38,6’sı “Türkiye enerji sisteminin en önemli sorunu nedir?” sorusuna 2016’da yapılan ankette “ithal enerjiye bağımlılık” yanıtını verirken 2017’de bu oranın yüzde 21,8’lik bir kayıpla yüzde 16,8 olarak gerçekleştiği görülüyor.

Geçen yıl yüzde 30,8 oranla ikinci sırada yer alan pahalılık ise yüzde 11’lik artışla yüzde 41,8’e yükselerek birinci sıraya yerleşiyor.

Öte yandan rapora göre sorun sıralamasında pahalılığın ilk sıraya yükselmesine rağmen, fiyatları makul bulanların oranının da arttı.

Geçen yıl, katılımcıların 85,8’i “Elektrik fiyatlarını nasıl buluyorsunuz?” sorusuna  “yüksek ve çok yüksek” cevapları verirken, yüzde 12,6’sı elektrik fiyatlarını normal bulduğunu belirtiyordu.

Bu yıl fiyatları yüksek bulanların oranı yüzde 79,8 iken normal bulanların oranı ise yüzde 19 oldu. Aynı şekilde doğalgaz fiyatları hakkında yöneltilen soruya verilen cevaplar geçen yıl yüzde 64,6 “yüksek ve çok yüksek”, yüzde 13,7 “normal” şeklinde iken, bu yıl bu oranlar sırasıyla yüzde 56,5 ve yüzde 19,4 olarak gerçekleşti. Enerjinin ucuz olmasının çok önemli olduğunu düşünenler de yüzde 41,6’dan yüzde 39’a geriledi.

Ak Parti seçmeni de “enerji pahalı” diyor

Yapılan anketin siyasete yönelik en önemli sonuçlarından biri ise, enerjide en büyük sorun pahalılık diyenlerin oranlarının başta AK Parti seçmenleri olmak üzere tüm parti seçmenlerinde artmış olması. Pahalılığı enerji sistemindeki en önemli sorun olarak görenlerdeki artışlar, son seçimlerde AK Parti’ye oy veren seçmenlerde yüzde 12,8 olarak gerçekleşirken, CHP seçmenlerinde yüzde 5,9; MHP seçmenlerinde yüzde 9, HDP seçmenlerinde ise yüzde 2,6 oldu. Geçen yıl CHP ve HDP ilk sıralarda yer alırken, bu yıl AK Parti seçmenlerinin yüzde 41,9 ile pahalılığı en önemli sorun gören en büyük seçmen grubu olduğu görüldü.

Demokrasi “Türkiye’nin en büyük sorunları” sıralamasına girdi

Türkiye’nin en önemli sorunlarında ise ekonomi ön plana çıkarken, demokrasi de sıralamaya girdi. Geçen yılki ankette Türkiye’nin en önemli üç sorunu olarak, eğitim (yüzde 27), iç güvenlik (yüzde 21,9) ve ekonomi (yüzde 15,7) görülürken, bu yılki sıralamaya göre ekonomi (yüzde 21,9), eğitim (yüzde 19) ve demokrasi (yüzde 11,9) olarak değişti.

Öte yandan yapılan ankette, “Oy verirken partinizin enerji politikalarını dikkate alır mısınız?” sorusuna verilen olumlu yanıtlarda da ciddi artışların olduğu gözleniyor. “Dikkate almam” diyenlerin oranı yüzde 11,2’lik kayba uğrarken, “Biraz dikkate alırım” diyenlerin oranı yüzde 12,9; “Çok dikkate alırım” diyenlerinki ise yüzde 1,4 oranında artmakta.

Hükümet politikalarında “doğalgaz temini” en başarılı bulunan alan

Araştırmaya göre, ankete katılanların hükümetin enerji politikalarında en başarılı buldukları alanlarda da değişiklikler oldu. Geçen yılki sıralama “petrol ve doğalgaz boru hatları”, “doğalgaz temini” ve “elektrik üretimi-iletimi-dağıtımı” şeklinde olurken; “enerji fiyatları” açık ara başarısız bulunanların başında yer alıyordu.

Bu yıl ise,”doğalgaz temini” yüzde 8,1’lik kayba rağmen ilk sıraya yükselirken, “petrol ve doğalgaz boru hatları” yüzde 12,3 azalarak ikinci sıraya düştü. “Elektrik üretimi-iletimi-dağıtımı” ise üçüncü sırada yer alarak geçen yılki sıralamasını korudu.

Hükümet politikalarında en başarısız bulunan alan yine “enerji fiyatları”

Hükümetin enerji politikalarında başarısız bulunan alanların başında gelen “enerji fiyatları” yüzde 9,5’luk artışla sıralamadaki yerini korurken, geçen yıl seçenekler arasında bulunmayan “enerjide özelleştirme” seçeneği ise yüzde 49’luk bir oranla başarısız bulundu ve ikinci sıraya yerleşti. Yüzde 30,8 ile üçüncü sırada başarısız bulunan “nükleer enerji politikası” yerini korurken 2016’da ikinci sırada bulunan “enerji verimliliği ve tasarrufu” da dördüncü sıraya geriledi.

Çevre duyarlılığı arttı

Sonuçlara göre “Küresel iklim değişikliğine inanıyor musunuz?” sorusuna “evet” cevabı verenlerin oranı yüzde 10 artarak yüzde 77,5’ten yüzde 87,5’ye çıktı. Türkiye’de enerjiden kaynaklanan en önemli çevre sorunu hâlâ hava kirliliği olarak görülürken, bitki örtüsünün bozulması seçeneği yüzde 12,9 gibi ciddi oranda artarak ikinci sıraya yerleşti. 2016’da yüzde 19,8 ile ikinci sırada bulunan insan sağlığı ile üçüncü sırada bulunan iklim değişikliği ise oranları azalarak bir sıra geriledi. “Hangisinin küresel ısınmaya en fazla etkisi vardır?” sorusuna verilen yanıtlardaki sıralama ise 2016’da şehirleşme, enerji ve sanayi şeklinde iken, 2017’de sanayi (yüzde 43,5), şehirleşme (yüzde 24,9) ve enerji (yüzde 10) oldu.

Yenilenebilir enerjiye destek devam ediyor; en az desteklenen teknolojiler nükleer ve kömür

Raporda yenilenebilir enerjiye desteğin 2017’de de devam ettiği görülüyor. Geçen yıl “Dünyada geleceğin enerji kaynağının ne olacağını düşünüyorsunuz?” sorusuna verilen ilk üç yanıt güneş (39,9), doğalgaz (22,2) ve nükleer (6,9) olarak belirlenirken, bu sene ise ilk üç yanıt güneş (33,8), bor (14,2), doğalgaz (12,6) olarak gerçekleşti.

Yapılan ankette, “Yaşadığınız il sınırları içinde …. santrali kurulmasını ne derece desteklersiniz?” sorusuna verilen yanıtlarda güneş seçeneği yüzde 4,5, jeotermal yüzde 3,2, rüzgâr yüzde 2,5 oranında artarken; nükleer yüzde 6,9, doğalgaz yüzde 6,6, kömür yüzde 4,9, biyoenerji yüzde 4,3, hidroelektrik yüzde 3,6 azaldı.

Nükleer santrale tepki arttı

Güneş ve rüzgar enerji santralleri bu yıl daha fazla desteklenen teknolojiler olurken, nükleer ve kömür santralleri ise en az desteklenenler oldu.

Aynı sorunun nükleer santral ile ilgili olanına verilen olumsuz yanıtlar geçen yıl yüzde 49,6 iken bu yıl yüzde 56,8 oldu. Nükleer santrallerin çevre ve toplum sağlığı için tehdit ve riskler içerip içermediğine ilişkin soruya verilen yanıtlar ise geçen yıl yüzde 65,4 iken bu yıl yüzde 53,3 olarak gerçekleşti.

Öte yandan, “Maliyetleri aynı ve kolaylıkla erişilebilir olsalardı, hangisini evdeki enerji ihtiyaçlarınızı karşılamak için kullanmayı tercih ederdiniz” sorusuna verilen yanıtlarda ise, doğalgaz yüzde 62,5’ten yüzde 48,5’e düşerken; güneş yüzde 21’den yüzde 29,9’a, rüzgâr da yüzde 6,2’den yüzde 9,9’a yükseldi.

En fazla tüketilen enerji türlerinde değişiklik

Araştırma kapsamında evlerde tüketilen enerji türleri ve bunlara ayrılan bütçeler de sorgulandı. 2016’da ankete katılanların yüzde 50,1’i parasal olarak en çok elektrik, yüzde 38,7’u ise en çok doğalgaz kullandığını belirtmişti. Bu yıl bu enerji türleri yer değiştirerek, doğalgaz yüzde 8,2 oranında arttı, elektrik yüzde 11,3’lük düşüşe uğradı, kömür ise yüzde 1,8’lik bir artış gösterdi.

Enerji harcamaları arttı

Geçen yıl evde en fazla tüketilen enerji türüne katılımcıların yüzde 30,3’ü aylık 100-150 TL arası, yüzde 20,3’ü aylık 50-100 TL arası harcama yaptığını söylerken, yüzde 28,6 ise her ay 200 TL’nin üzerinde fatura ödediğini kaydetmişti.

Bu yıl, 51-200 TL arasındakilerde yüzde 7,2’lik, 200 TL ve üzerindekilerde ise yüzde 8,8’lik artışlar gözlendi. Bu durum tüketicilerin bu yıl doğalgaza ödedikleri miktarlarda artış olduğunu ortaya koymakta.

Halk en fazla parayı ısınmak için ödüyor

Açıklanan sonuçlarda halkın enerjiye en çok ısınma ihtiyacı için para harcadığı görülüyor. Geçen yıl enerji tüketiminde ısınma yüzde 65 ile ilk sırada yer alırken, yüzde 22 ile aydınlatma ikinci sırada yer alıyordu. Bu yıl bu enerji türleri yaklaşık değerlerle yerlerini korudu.

2016 yılında ankete katılanların yüzde 53,7’si doğalgaz, yüzde 24,9’u kömür, yüzde 12,4’ü ise odun ile ısınma ihtiyacını karşılıyordu. Bu yıl ise doğalgaz kullanımı yüzde 52,2, kömür kullanımı yüzde 21,1, odun kullanımı ise yüzde 15,1 olarak gerçekleşti.

Arabalarda en çok kullanılan yakıt yine dizel

Geçen yıl arabalarda en çok tercih edilen yakıt sırasıyla; yüzde 41,1 oranında dizel, yüzde 29,9 oranında otogaz ve yüzde 28,8 oranında benzindi ve arabası olan yüzde 1,9’u her ay 100 ila 200 TL arasında yakıt masrafı yapıyordu.

Bu yıl ise dizel yüzde 40,8, otogaz yüzde 32,8, benzin yüzde 22,2 olarak gerçekleşti ve elektrik (yüzde 1) ile hibrid arabalar da sıralamaya girdi. 100-200 TL arasındaki harcamalar yüzde 25,4 olurken,  400 TL ve üstü harcamalar ise geçen yıl yüzde 14,9 iken bu yıl yüzde 21,4’lük bir oranla artış gösterdi.

Bu yıl toplu taşımaya ilişkin ankete yeni eklenen soruya verilen yanıtlardan ise, ailelerin yüzde 18,5’inin ortalama toplu taşıma giderinin en fazla 51-100 TL arası olduğu, yüzde 16,6’sının 101-150 TL olduğu, yüzde 15,4’ünün ise 50 TL altı olduğu anlaşıldı.

Evlerin yüzde 66’sında ısı yalıtımı yok

Araştırma kapsamında ortaya çıkan önemli verilerden biri de ısı yalıtımıyla ilgili. Ankete katılım sağlayanların geçen yıl yüzde 65,2’si bu yıl ise yüzde 66,4’ü evlerinde ısı yalıtımı olmadığını belirtti. Soruları cevaplayanlardan yüzde 34,2’lik bir kesimin geçen yıl evlerinde ısı yalıtımı bulunurken, bu yıl bu oran yüzde 32,1 oldu. Anketin bu konuya ilişkin en önemli sonuçlarından biri, bu yıl da evlerde bulunan ısı yalıtımı oranının gelir ve eğitim düzeyiyle bağlantılı olmasıydı.

Enerji projeleri yeterince bilinmiyor, enerji ithalatında Azerbaycan destekleniyor

Rusya’dan başlayıp Karadeniz üzerinden Türkiye’ye aktarılması planlanan doğalgaz boru hattı projesi “Türk Akımı”nın bilinirliğinin de sorgulandığı araştırma sonucunda, geçen yıl yüzde 92,2’lik bir kesimin proje hakkında hiç bilgisi olmadığı gözlemlenirken bu yıl bu oran yüzde 67,9’a düştü. Öte yandan ilk defa bu yıl ankete dahil edilen projelerden TANAP için yüzde 76,3; Akkuyu Nükleer Santrali içinse yüzde 52,4 oranında olumsuz yanıtlar alındı.

Katılımcılara Türkiye’nin enerjiyi en fazla hangi ülkeden almasını tercih ettikleri sorulduğunda geçen yıl yüzde 42 ile Azerbaycan birinci, yüzde 19,6 ile Rusya ikinci sırada yer alıyordu. Bu yıl, Azerbaycan yüzde 44,1 oranla ilk sırayı korurken, Rusya yüzde 8,8’lik payla dördüncü sıraya düştü. “

“Kendimiz üretelim” diyenlerin oranı geçen yıl yüzde 2,8 iken bu yıl yüzde 16,2 olarak gerçekleşti. Yine geçen yıl enerji alımı konusunda “Ucuz olandan alınsın” diyenler yüzde 0,6 iken bu yıl bu oran 10,1’e yükseldi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus