Özbekistan’da yeni devlet başkanı, “devlet içinde devlet” olan istihbarat teşkilatını dizginlemekte kararlı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te Eylül ayında tutuklanan gazeteci Bobomurod Abdullaev, Mart ayında avukatıyla yaptığı görüşmede gözaltında işkenceye maruz kaldığını belirtti. Abdullaev, Özbekistan güvenlik teşkilatı S.N.B (Ruşça kısaltılmış haliyle) tarafından, takma isimle politik karışıklık çıkaran yazılar yazmak ve anayasal rejimi bozmaya yönelik komplo düzenlemek ile tutuklanmıştı.

Abdullaev’in Mart ayında kamuoyuna, insan hakları gözlemcilerine ve basına açık olarak başlayan duruşmaları Özbekistan’da değişim üzerine tartışmaları ön plana çıkardı. Gazetecinin dosyası ile ilgilenen iki görevli dosyadan alındı ve görevliler hakkında soruşturma başlatıldı. Kerimov döneminde adeta dokunulmazlığa sahip olan Özbekistan Güvenlik Teşkilatı’na yönelik bu hamle değişim hususunda oldukça kritik bir yere sahip.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla 1991’de bağımsızlığını ilan eden Özbekistan’ da uzun yıllar anti-demokratik bir yönetim hâkim oldu. 1991’den 2016’ya kadar ülkeyi baskıcı bir biçimde yöneten İslam Kerimov’un ölümünden sonra 2016 yılında Şevket Mirziyoyev devlet başkanı oldu.

Özbekistan devlet başkanı

2016 yılında Özbekistan devlet başkanı olan Şevket Mirziyoyev

New York Times’ta yer alan habere göre, hükümeti eleştiren birçok kişi gibi gazeteci Abdullaev de hâlihazırda tutuklu. Gazeteci, avukatı Sergei Mayorov ile yaptığı görüşmede, Mayorov’un ifade ettiği üzere, gözaltına alındıktan sonra defalarca darp edildiğini, altı gün boyunca çıplak bir biçimde soğuk bir hücrede tutulduğunu, tutukluluğunun beşinci gününde kendisine yiyecek verildiğini söyledi. Ayrıca, resmi görevlilerin sorgu sırasında eşi ve kızına cinsel istismar tehdidinde bulunduklarını da sözlerine ekledi.

Kısıtlılıkların hafifletilmiş olmasına karşın Özbekistan’da internet hâlâ devlet sansüründen geçiyor. Bununla birlikte güvenlik güçleri oldukça yaygın ve Özbekistan’da vatandaşlar hâlâ kamusal alanda güvenlik güçleri hakkında konuşmanın tehlikeli olduğunu düşünüyor.

İnsan Hakları İzleme Komitesi tarafından geçtiğimiz hafta Özbekistan hakkında yayınlanan raporda belirtildiği üzere, baskı azalmış olsa da, güvenlik güçlerinin gözetlemesi, sansürü ve kendi çizgilerinin dışına çıktığını düşündükleri yayınları cezalandırmaları sürecinde, Abdullaev ve diğer gazetecilerin tutuklanması kişilerin ifade özgürlüğü hususunda otosansür uygulamasına sebep oluyor. Fakat bazı üst düzey görevliler ve sert eleştirmenler, Özbekistan’ın yeni lideri Mirziyoyev’in dünya genelindeki daha ılımlı bir yönetim kurma isteği olduğunu iddia ediyor.

Orta Asya’da bulunan Özbekistan’ın, Kırgızistan dışındaki bütün komşuları otoriter yönetimler altında. Kazakistan bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından beri aynı lider tarafından yönetiliyor ve Kazakistan’da gerçek bir muhalefete hâlâ izin verilmiyor. Tacikistan ve Türkmenistan da daha baskıcı bir yönetim altında bulunuyor.

Geçtiğimiz yıl boyunca, Özbekistan’da bir kısmı yaklaşık 20 yıldır hapiste olan en azından 27 kamuoyunca tanınan muhalif isim serbest bırakıldı. Kerimov döneminde güvenlik teşkilatı (S.N.B) tarafından şüpheli olarak kara listeye alınan ve bu sebeple seyahat etmeleri ya da iş bulmaları mümkün olmayan yaklaşık 18 bin kişi kara listeden çıkarıldı. Özbekistan’da 2016’dan beri başta olan yönetim ayrıca ülkedeki en korkunç ve yaygın insan hakları ihlallerinden biri olan, doktorların, hemşirelerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin yıllık pamuk hasatı sırasından zorunlu olarak köle gibi çalıştırılmaları uygulamasının üzerine gitmeye karar verdi.

taşkent yıllık pamuk hasadında çalışanlar

Yıllık pamuk hasadında çalışanlar, Taşkent

Yıllardır Özbekistan’da gönüllü olmayan pamuk toplayıcılarının sistematik olarak istismara maruz kaldıkları yönünde şikâyetler geldiğini söyleyen Uluslararası Çalışma Örgütü Taşkent ofisi teknik danışmanlık şefi Jonas Astrup, ülkede iyiye doğru büyük bir değişim olduğunu belirtti.

Özbekistan Senatosu Başkan Yardımcısı Sadık Safoev, değişim isteğinde bir mutabakat olduğunu bu sebeple çeşitli karşıt durumlara rağmen bunun devam edeceğini ifade etti ve sözlerine “Bu ülkede buzlar eriyor” diyerek devam etti. Safoev, ülkenin güvenlik sisteminin temizlenmesinin reform sürecinin en temel yönelimi olduğunu belirtti. Bu sürecin dirençle karşılaşıyor olduğunu söyleyen Safoev, “En büyük kırmızı çizgiden biri insanların zihinlerinden geçendir” dedi. Safoev, insanları korkulu ve şüpheli hallerinden çıkarmanın yolunun, Karimov döneminde ülkeyi muhbirlerle kuşatan, hapishaneleri sürekli işkenceye maruz kalan politik suçlularla dolduran güvenlik sistemi S.N.B’yi kontrol altına almaktan geçtiğini vurguladı.

Tutuklu gazetecilerden birinin eşi olan Katya Balkhibaeva ise, bir sürü resmi görevlinin değişim ihtiyacından bahsettikten sonra, nasıl oluyor da eşinin, kendisinin ve küçük yaştaki üç çocuğunun böylesi bir kabusun içine çekildiğini anlamadığını ifade etti ve ayrıca “Bunun nasıl olduğu bir sır” dedi.

İSLAM KERİMOV

1991-2016 yılları arasında Özbekistan devlet başkanlığı yapan İslam Kerimov

Uzun yıllardır insan hakları aktivistliği yapan Surat Ikramov, Kerimov öldükten sonra hemen gücü ele alan ve Özbekistan’ın aşılması zor baskı araçlarını etkisizleştirmeye çalışan Mirziyoyev’in çabalarını övdü, fakat Kerimov’un bıraktığı sistemin derin kökleri olduğunu da belirtti. İnsan hakları aktivisti Ikramov, gazeteci Abdullaev’in başına gelenlerin, yeni devlet başkanına “her yerde düşmanları olduğu” ve bu yüzden de güvenlik sistemini gevşetmenin riskini alamayacağını gösterme amacı taşıdığına inandığını söyledi. Ikramov, “Onlar Kerimov yönetiminde devlet içinde devlet gibiydiler ve açıkça görülüyor ki, değişim istemiyorlar” dedi.

Özbekistan Senatosu Başkan Yardımcısı Sadık Safoev, gazeteci Abdullaev’in eylül ayında tutuklanmasından sonra şiddete maruz kalmış olduğunu ve bunun şu anda doğrulandığını belirtti. Gazeteci hakkında “özgür ve adil bir yargılama” sürecinin gerçekleşeceğini ifade eden Safoev, güvenlik sistemi ile ilgili yeni yasa ve diğer düzenlemelerle “devlet içinde devlet” şeklindeki yapılanmanın varlığına son verileceğini vurguladı.

Gazeteci Abdullaev’in kamuoyuna açık bir biçimde yapılan 7 Mart’taki ilk duruşmasında mahkeme heyeti gazeteciden herhangi bir işkence belirtisi olup olmadığını görmek için vücudunu mahkeme heyetine göstermesini istedi. Bu noktada davalı tarafın itirazı kabul edildi. Buna göre sanık avukatları sanığın doktor tarafından tam teçhizatlı bir muayenesi yapılana kadar raporların şüpheli olacağını belirtti.

Özbek hükümet güçleri ile yerel protestocular arasında çıkan çatışmada ölenler, Andijan kasabası, 2005

Özbek güvenlik güçlerinin silahsız yerel protestoculara ateş açması sonucu ölenler, Andican, 2005

Böylesi bir yargılama sürecinin insan hakları gözlemcilerine ve Kerimov döneminde Özbekistan’a dahi giremeyen basına açık bir biçimde yapılması oldukça önemli. Yargı organlarının yıllarca dosyaları S.N.B lehine incelemeden onayladığı ülkede, yargılamanın açıklığı insan hakları aktivistleri tarafından Özbekistan’ın gerçekten değişmek istediğine delalet eden bir işaret olarak yorumlanıyor.

Buhara’daki İnsani Yardım Merkezi’nin başında bulunan Shukhrat Ganiev,  ilk başta yeni devlet başkanı Mirziyoyev’in bir başka Kerimov olacağını, bu sebeple insanlara ondan hiçbir şey beklememelerini tavsiye ettiğini söyledi. Bugün gözetim altında olmadan yaşama ve yeni yönetimin tavrından dolayı şaşkın olduğunu belirten Ganiev, yanıldığını kabul ettiğini sözlerine ekledi ama şu anda hala bu çözülmenin sistemi merkezinden değiştirip değiştiremeyeceği noktasında şüpheleri olduğunu da ifade etti.

Ganiev gibi birçok aktivist, Mirziyoyev’in Kerimov döneminde kurulan ve kökleri derinlere inen güvenlik sisteminin önüne geçebilmesini umut ediyor. Geçtiğimiz haftalarda çok sayıda S.N.B memuru yakalandı, güvenlik teşkilatı yönetim merkezinde görevden alınmalar şeklinde çeşitli düzenlemeler yapıldı.

İnsan Hakları İzleme Komitesi’nde araştırmacılık yapan ve Kerimov dönemini sıkı bir biçimde eleştiren Steve Swerdlow, güvenlik teşkilatında ocak ayında yapılan tutuklamalarla ilgili “Tutuklananların bir kısmı üst düzey işkencecidir” dedi.

Yeni devlet başkanı Mirziyoyev, ufak ama sembolik değeri olan bir adımla 14 Mart’ta S.N.B’nin adını Devlet Güvenlik Hizmetleri (State Security Service) olarak değiştirdi ve bu birimin görevleri içerisine insan haklarının ve Özbek vatandaşlarının özgürlüklerinin korunması hususunu da ekledi.

Karimov döneminde defalarca hapse atılan insan hakları aktivisti Yelena Ulaeava

İnsan hakları aktivisti Yelena Ulaeava

Kerimov döneminde defalarca hapse giren insan hakları aktivisti Yelena Ulaeava, Mirziyoyev’in Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmesi için imza kampanyası düzenleyeceğini belirtti. “Ülkemiz 180 derece değişti” diyen Ulaeava, S.N.B’nin içinde hâlâ insanlara zarar vermenin normal olduğunu düşünenlerin mevcut olduğunu ve bu sebeple henüz işin tamamlanmadığını sözlerine ekledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus