Sezgin Tanrıkulu “CHP, Kürt seçmen nezdinde oy verilebilir bir parti noktasına geldi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yayına hazırlayan: Özgür Özdemir & Gülçin Karabağ

Cumhuriyet Halk Partisi, Ankara’da yapılan toplantı ile 24 Haziran 2018 seçimleri için milletvekili adayları listesini tanıttı ve seçim bildirgesini açıkladı.

“Millet İçin Geliyoruz!” başlıklı seçim bildirgesindeki ana alt başlıklar ise şunlar: Demokrasi: Hak, Hukuk, Adalet, Ekonomi: Çokça Üretim, Hakça Bölüşüm, Eğitim: İş Garantili, Parasız, Nitelikli Eğitim, Toplumsal Barış, Kürt Sorunu, Dış Politika: İstikrar ve İtibar, Kamu Yönetimi ve Hizmetleri, Adil ve İnsan Onuruna Yaraşır Bir Çalışma Hayatı, Toplum Kesimleri, Kültür ve Sanat, Kent Hakkı ve Doğa Dostu Bir Yaşam’dır.

CHP 2018 Seçim Bildirgesi’nde Yaşar Kemal’in “Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır” dizeleriyle başlayan “Toplumsal Barış, Kürt Sorunu” başlıklı kısmında AKP’nin kurduğu otoriter rejimin vatandaşları karşı karşıya getirip toplumu kamplaştırdığı belirtiliyor. Kürt meselesinin bir güvenlik sorununa indirgenmesinin, vatandaşların bir kısmının aidiyet duygusunu zayıflattığının ifade edildiği bildirgeye göre, çözüm bir yandan temel hak ve özgürlükleri olumsuz etkileyen şiddet ortamının, diğer yandan da vatandaşlar arasında yıllardır süren şiddet ve çatışma ortamı sebebiyle artan güvensizlik duygusunun ortadan kaldırılmasıyla mümkün. Sorunun çözümü geniş bir toplumsal mutabakatla sağlanabilir. Bunun için de yalnızca güvenliğe, ekonomik kalkınmaya, insan haklarına veya eşit vatandaşlığa dayalı bir yaklaşıma değil, bunların her birini kapsayan “yeni bir demokrasi” anlayışına ihtiyaç var. Bildirgede, Kürt meselesi “temelinde bir demokrasi eksikliği meselesi” olarak ele alınıyor. CHP’nin Kürt meselesinin çözümü noktasında önerdiği ilk adım, TBMM bünyesinde “Toplumsal Mutabakat Komisyonu”nun kurulup çalışmalarına başlaması. Bildirgede, meselenin çözümünde gizli bir ajandanın uygulanmayacağı ve tüm adımlardan muhalefet partilerinin ve kamuoyunun haberdar edileceği de ifade ediliyor.

Kutuplaştırıcı, kamplaştırıcı bir yönetimden ziyade barıştıran bir siyaset anlayışının hakim olacağının vadedildiği  bildirgede, korku, şüphe ve ihbar kültürüne son verileceği ve vatandaşların nefret suçlarına karşı korunacağı da belirtiliyor. Ayrıca, kamu hizmetlerinden vatandaşların eşit bir biçimde yararlanabilmesi için anadili Türkçe olmayanları da gözeten düzenlemeler yapılacağına da yer veriliyor.

“Toplumsal Barış ve Kürt Sorunu” başlıklı alt bölümde yer alan bir diğer önemli nokta ise, geçmişten günümüze hak ihlalleri ve toplumsal travmaların tüm boyutlarıyla ele alınıp ortaya çıkarılabilmesi için, “Meclis Araştırma Komisyonu” kurulacağının belirtilmesi.

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus