Kadın fotoğrafçılardan cinsiyet eşitsizliğine karşı çağrı var

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kadın fotoğrafçılar fotoğraf alanındaki cinsiyet temelli eşitsizlik üzerine bir araya geldiler ve bu alandaki eşitsizliğin, kadın temsiliyeti azlığının takipçisi olacaklarını söylediler.

Fotoğraf alanında cinsiyet eşitsizliğine karşı kadın fotoğrafçılar birlikte hareket etmek ve bir değişim başlatmak için çağrı yapıyor. Bu alandaki erkek egemen algının değişmesini gerektiğinin altını çizerken, kadın fotoğrafçıların görünürlüğünün az olmasına da dikkat çekiyorlar. Eşitliğin olmadığı dışlayıcı, ayrımcı faaliyetleri protesto edeceklerini, bu eşitsizliklerin takipçisi olduklarını da vurguluyorlar. Bu konuda açıklama yaptıkları bir imza metni var ve bu metin çok geçmeden 162 kadın fotoğrafçı tarafından imzalanmış.

Kadın fotoğrafçılar Gülnaz Bingöl ve Hale Güzin Kızılaslan ile yaptıkları bu çağrının nasıl ortaya çıktığını, bu çağrının neleri değiştirebileceğini konuştuk:

Hazırladıkları imza metni ise şöyle:

Kadınların erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü her yerde olduğu gibi fotoğraf alanında da yetersiz temsili, yüzyıl önce nasılsa bugün de gündemimizde. Üretim kriteri ile baktığımızda, kadın fotoğrafçılar her alandalar ve üretiyorlar. Fakat karar verici konumlarda, sergilerde, yayınlarda yok denecek kadar az temsile/ görünürlüğe sahipler veya hiç yoklar! Durum böyleyken hemen hemen tüm erkek fotoğrafçılar, küratörler, akademisyenler, kurum yöneticileri bu konudaki eleştirilere hak verdiklerini ve bu konuda hassas olduklarını ifade ediyorlar. Öyleyse, nasıl oluyor ve ne oluyor da, sonuç böyle oluyor?

Bu soruyu paylaşmak ve somut bir çağrı yapmak istiyoruz.

Fotoğrafla ilişkilenen, fotoğrafı bir ifade biçimi olarak kullanan veya fotoğraf çekerek hayatını kazanan bizler; kadınların yaşam alanlarını daraltan, kadın bedenini fotoğraflarında nesneleştiren, kadının özne olduğunu ısrarla görmezden gelen eril bakış açısının değişmesi gerektiğini biliyoruz. Bunun için emek vermekten vazgeçmeyeceğiz.

Bizler, toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlik ve ayrımcılığı dert edinen; cinsiyetçiliğin, hiyerarşinin, ırkçılığın, milliyetçiliğin kullandığı dil dışında bir dil üretmeye çalışan; ikili cinsiyet sisteminin tanımları ve algılarıyla sınırlanmayı reddeden fotoğrafçılar olarak buradayız ve fotoğraf alanındaki bu eşitsizliğin takipçisiyiz.

Bundan böyle fotoğraf alanında;

1. Her türlü kurumsal yapılanmada (dernek, vakıf, kulüp, federasyon vb.),

2. Organizasyon yönetimlerinde (karma sergi, çalıştay, sempozyum, festival, konferans vb.),

3. Planlanan faaliyetlere davet edildiğimizde (sergi, panel, konferans, çalıştay, sempozyum, festival, jüri grupları, akademi vb.),

4. Fotoğrafa konu edilen kadınlık ve toplumsal cinsiyet temsillerinde,

cinsiyet kimlikleri ve yönelimlerine dönük eşitlikçi ve pozitif ayrımcılık içeren yaklaşımı açıkça göremediğimiz durumlarda bu ayrımcı, dışlayıcı faaliyetleri ve dili teşhir ve protesto ederek ayrımcılık giderilene kadar takipçisi olacağız. Gerektiğinde kurucu, yönetici, katılımcı veya izleyici olmamayı seçerek boykot edeceğiz.

Fotoğraf alanındaki faaliyetlerde bugüne kadar hassasiyet gösterilmeyen cinsiyet kimliği ve yönelimine dayalı eşitsizliği giderecek politikaları ve mekanizmaları hayata geçirmek, ortak çalışma ve üretme kültürünü geliştirmek, fotoğraf dünyasının ilk gündemi olmalıdır.

Bu metin tüm fotoğrafçılara bu konuda birlikte hareket etmek ve bir değişim başlatmak üzere açık çağrımızdır.

Yaygınlaştırmanız dileğiyle,

Dayanışmayla.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus