Amerikalı yeni sosyalist kadın siyasetçiler/2 Julia Salazar: “Her meseleye taviz verme noktasından yaklaşılmamalı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Alman toplumbilimci ve ekonomist Werner Sombart’ın 1906 yılında yayınlanan ünlü eserinin başlığı şuydu: “ABD’de neden sosyalizm yok?” Bu soru 100 yılı aşkın süredir güncelliğini koruyor. Elbette, ülkede sosyalistler hep vardı, şimdi de var, hem de milyonlarca; ama düne kadar etkili bir sosyalist hareket geliştirememişlerdi. Düne kadar diyoruz çünkü Donald Trump’ın Başkan seçilmesinden sonra üye sayısını hızla artıran Amerikan Demokratik Sosyalistleri (DSA – Democratic Socialist of America), Demokrat Parti içindeki siyasi etkinliklerini artırarak seslerini daha geniş kitlelere duyurma şansını yakaladı.
Kasım ayında yapılacak Senato ve Temsilciler Meclisi ara seçimlerinde, DSA’nın birer temsilcisi de Demokrat Parti saflarında yarışıyor. Her ikisi de sosyalist, her ikisi de Latin kökenli her ikisi de genç, her ikisi de kadın ve her ikisi de Demokrat Parti’nin New York eyaletinde yaptığı ön seçimlerde, deneyimli rakiplerini yenilgiye uğrattılar: Temsilciler Meclisi için yarışan 28 yaşındaki Alexandria Ocasio-Cortez ile Senato’ya girmek için yarışan 27 yaşındaki Julia Salazar. Ocasio-Cortez ile Salazar’ın siyasetteki mücadelelerini ve kampanya vaatlerini Jacobin Dergisi için ayrı ayrı verdikleri mülakatlardan geniş özetleri iki bölüm halinde yayınlıyoruz. Bu bölümde senatörlüğe aday Julia Salazar’ı kendi sözleri ile tanıyacağız (Alexandria Ocasio-Cortez’ın kampanya stratejine ilişkin sorulara verdiği yanıtların yer aldığı ilk bölümü buradan okuyabilirsiniz).

salazar ve Ocasia-Cortez birarada
Ocasia-Cortez (solda) ve Salazar

Ailem ben bebekken Kolombiya’dan ABD’ye göç etmiş. Emekçi sınıftan gelen annem, beni ve kardeşi tek başına büyüttü. 14 yaşında manavda çalışmaya başladım, lise boyunca da hizmet sektöründeydim. Columbia Üniversitesinde okudum ve evlerde temizlik yaptım, çocuk baktım. Okuldaki siyaset eğitimimle, kişisel olarak geliştirdiğim sınıf bilinciyle eşleştirdim ve kendimi sosyalist olarak tanımlamaya başladım.
İlk siyasi aktivizm deneyimimi Harlem’de oturduğum apartman yönetimine karşı diğer kiracıları örgütleyerek yaşadım. Kışın ısınma sorunu yaşıyorduk, gerekli tadilatlar yapılmıyordu. O sırada 21 yaşındaydım, kira ödememek için hukuki dayanaklarımız olup olmadığını araştırdım ve bulunca da diğer apartman sakinleri ile birlikte “kira grevi” başlattım. Üç ay kira ödemedik ve sonunda yönetim bizi mahkemeye verdi. Duruşmada mahkeme heyetine apartmandaki duruma dair hazırladığım belgeleri verdim. Sonuçta yönetim tadilatları yapmak zorunda kaldı, biz de tazmin edildik ama elbette benim kiramı yenilemediler, diğerlerini de kira artırımına gidip dairelerini boşaltmaya zorladılar. Ama sistemin kökten değişmesi gerektiğine dair görüşlerimi sağlamlaştıran bir deneyim oldu.

https://twitter.com/SalazarSenate18/status/1024346956192202752

Demokratik sosyalist olmak herkesin kollandığı, ihtimam gördüğü bir dünya vizyonuna sahip olmak demek. Kârın değil insanların kıymet gördüğü, herkesin yaşamsal ihtiyaçlarının karşılandığı bir toplum için mücadele ediyoruz. Bu dünya görüşünün benim kampanyam ölçeğindeki karşılıklarından bazıları, herkese evrensel sağlık sigortası, sabit kira sisteminin eyalet çapında hayata geçirilmesi, evrensel rant denetimi… Demokratik sosyalistler kapitalizmi doğasına içkin baskıcı bir sistem olarak tanırlar ve yok etmek isterler; emekçi sınıfların ve marjinal kesimlerin iktidarını hedeflerler.

Screen Shot 2018-08-02 at 21.34.49

Alexandria Ocasio-Cortez ve benim Demokrat Parti’den Kongre üyeliği için seçilmiş olmam, Demokrat Partili seçmenlerin siyasi tahayyülünün, kurumsal olarak partinin üretebildiğinden daha geniş olduğunun göstergesi. Sorun biraz da burada; her meseleye taviz verme noktasından yaklaşılıyor. Oysa emekçilerin ve marjinal kesimlerin hak ve talepleri için mücadeleye hazır bir pozisyonda konumlanmak gerekir.

Demokrat Parti’yi sosyalist devrime giden yolda bir araç olarak görmüyorum ama insanları sosyalist politikalar etrafında mobilize etmek istiyorsanız Demokrat Parti seçmenini görmezden gelemezsiniz. Benim bölgemde her an evlerinden atılma korkusu yaşayan Demokrat Parti üyesi 150 bin seçmen var. Yine de Demokratik Sosyalistler için seçim kısa vadeli bir hedeftir. Uzun vadede ise amacımız bir hareket inşa edebilmek. Aksi takdirde reformist olmaktan öteye gidemeyiz. Böyle bir hareketi inşa edebilmek için, bizleri sistemli şekilde dışlayıp tecrit etmeye çalışan mevcut düzene radikal yöntemlerle kafa tutmalıyız. İnsanlarla iletişim içinde olmalıyız.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus