Trump’ın başkanlığının en zor günü: Ne oldu? Bundan sonra ne olabilir?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dün ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığı boyunca belki de en zorlu saat yaşandı. Aynı saat dilimi içerisinde, Trump’ı zor durumda bırakacak iki olay yaşandı:

1) Trump’ın başkanlık kampanyasındaki en kritik altı boyunca, kampanyanın direktörlüğünü yapan Paul Manafort, hakkındaki 18 suçlamanın sekizinden suçlu bulundu. Kampanyanın finansmanı hakkındaki bu sekiz suçun dışında kalan diğer on suçlamada jüri mutabakata varamadığından hakim takipsizlik kararı verdi.

2) Trump’ın eski avukatı Michael Cohen, hakkındaki sekiz suçlamayı kabul etti ve Trump’ın talimatıyla onla olan ilişkileri konusunda sessiz kalmaları için iki kadına ödeme yaptığını itiraf etti. Cohen ifadesinde Trump’ın ismini kullanmasa da, “başkan adayı” olarak işaret ettiği kişinin Trump olduğu herkes tarafından biliniyor.

Cohen’in Trump’ı “ele vermesi”

Bu gelişmeler, özellikle Özel Yetkili Savcu Mueller tarafından yürütülen Rusya’nın başkanlık seçimlerine müdahale ettiğine yönelik soruşturmanın sonucu da yaklaştığı düşünüldüğünde Trump için zor bir dönemin başladığına işaret ediyor. İki olay da yeterince büyük olsa da, Cohen’in doğrudan Trump’ı “ele veren” ifadelerinin daha büyük sorunlar yaratacağı düşünülüyor.

Trump ve eski avukatı Michael Cohen

Cohen, ifadesinde porno yıldızı Stormy Daniels ve eski playboy model Karen McDougal’a, Trump’la geçmişteki ilişkileri konusunda konuşmamaları için ödeme yaptığını kabul etti. Daha önceki ifadelerinde Cohen bu ödemeleri kendi cebinden yaptığını ve olayların Trump’la doğrudan ya da dolaylı hiçbir ilişkisi olmadığını söylemişti. Dünkü ifadeyle birlikte Cohen, daha önceki ifadelerinin doğru olmadığını, ödemeleri Trump’ın talimatıyla yapmış olduğunu itiraf etmiş oldu.

Daniels’e yapılan ödemelerle ilgili sorulara, Trump daha önce “bilgim yok, Cohen’e sorun” demişti. Cohen’in ifadesiyle ise, Trump’ın kampanyanın finansmanı ile ilgili yasaları ihlal etmenin yanında, kamuoyunun önünde yalan söylemiş olabileceği de ortaya çıkıyor.

Manafort olayının önemi

Manafort olayında ise, hakkında yetkisizlik kararı verilen on suçlamaya rağmen, geri kalan sekiz suçlamayla ilgili dahi Manafort’un yıllarca hapiste kalması bekleniyor. Trump’ın kampanyasının en kritik döneminde Manafort’un kampanyanın başında olması ise asıl sorun yaratan durum.

Trump, başkanlık kampanyası sürecinin en kritik altı ayı boyunca kampanya yöneticisi Paul Manafort ile

Dün gerçekleşen bu olaylarla birlikte, Trump’ın avukatlarıyla birlikte kamuoyunu bilgilendirmek zorunda kalacağı ilk soru, Trump’ın Daniels ve McDougal’a yapılan ödemelerle ilgili neden ısrarla hiçbir şey bilmediğini söylediği. Bununla birlikte kamuoyunun merak ettiği başka sorular da olacak: Cumhuriyetçiler Trump’ın arkasında duracak mı? Görevden alınma süreci başlayabilir mi? Ve tabi bir de Mueller’in yürüttüğü Rusya soruşturması nasıl sonuçlanacak?

Trump ne dedi?

Bu gelişmeler olurken Trump dün akşam Virginia’da düzenlenen mitingde halka hitap etti. Rusya soruşturması konusunda Mueller’i ve “yalan haber” yaptığını iddia ettiği medya kuruluşlarını sert sözlerle eleştiren Trump, Cohen meselesinden hiç bahsetmedi.

Mitingden önce gazetecilerin sorduğu soru üzerine Trump, “Manafort için çok üzgünüm. O, Reagen için de çalışmıştı” diyerek Manafort’a yöneltilen suçlamalarla doğrudan ilişkisi olmadığını ima eden bir açıklama yaptı. Trump, Cohen konusunda sorulan sorulara ise cevap vermedi.

Trump, Virginia’da miting öncesi Manafort ile ilgili sorulara cevap verirken

Trump görevden alınabilir mi?

Manafort ev Cohen olaylarıyla birlikte Trump’ın görevden alınması gerektiği konusunda sesler tekrardan yükselmeye başladı. Analistler ise bu konuda ikiye ayrılıyor. Görevden alma sürecinin Temsilciler Meclisi’nde başlatılması gerekmesi ve mecliste cumhuriyetçilerin çoğunlukta olması sebebiyle şimdilik böyle bir sürecin başlaması beklenmiyor.

Kasım’da yapılacak ara seçimler sonucunda Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğun demokratlara geçmesi durumunda ise işlerin değişebileceği konuşuluyor.

Sürecin başlatılması için Temsilciler Meclisi’nde herhangi bir üye başkan hakkında görevden alınma sürecini başlatmak için girişimde bulunabiliyor. Bu başvuru daha sonra Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi’nin önüne gidiyor ve burada sürecinin devam edip etmeyeceği kararı oy çokluğuyla alınıyor. Bugüne kadar birçok başkan hakkında bireysel olarak görevden alma süreci başlatma başvurusu yapıldı. Ancak bu başvurular genellikle Adalet Komitesi’nde reddedildi ve süreç de noktalandı. Eğer başvuru Adalet Komitesi’nde onaylanırsa bir de meclis genel kurulunda oylama yapılıyor. Salt çoğunluğun kabul etmesi durumunda da görevden alma süreci Senato’da devam ediyor. Senatoda ise davaya benzer bir süreç işletiliyor. Başkanın görevden alınma talebine ilişkin kanıtlar ortaya konuyor, tanıklar dinleniyor. Başkan da ayrıca kendi savunmasını yapıyor. Senatörler de jüri görevi üstlenerek, nihai kararı veriyor. Bir başkanın görevden alınması için Senato’da üçte iki çoğunluk gerekiyor. Bugüne kadar ise ABD tarihinde herhangi bir başkan bu süreçle görevden alınmadı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus