FES Araştırması: Avrupa’da kadınlar, sağ partilere yöneliyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya’nın Chemnitz şehrindeki aşırı sağcı eylemler devam ederken, Alman Sosyalist Partisi’ne yakın FES (Friedrich Ebert Foundation), Avrupa’da kadınların popülist sağ partilere olan eğilimi hakkında bir rapor hazırladı.

Deutsche Welle’nin de sitesinde yayınladığı rapora göre, Almanya, Fransa, Yunanistan, Polonya, İsveç ve Macaristan’da kadınların popülist sağcı partilere yönelimi oldukça yükselen bir grafik çiziyor. FES’in araştırma raporu, bu yükselişin sebeplerini üç ana başlıkta toplamış; çocuk yardımı, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınlardaki zenofobi.

Çocuk yardımı

Raporda, Avrupa’daki popülist sağcı partilerin “çocuklara kucak açan” bir politika izlediğinden bahsediyor. Bahsi geçen partilerin sistematik olarak ailelere çocuk bakımı konusunda hem sosyal hem ekonomik yardımların yapılacağını duyurmalarının kadınlar üzerinde başarılı bir etkisi oluyor.

Konuyla ilgili olarak, Polonya’nın popülist sağcı iktidar partisi PiS’in ‘Aile 500+’ program rapora taşınmış. PiS’in 2016 yılında yürürlüğe soktuğu ‘Aile 500+’ programı, en az iki çocuğa sahip ailelere, çocukları 18 yaşına gelene kadar her ay 120 Euro para yardımında bulunmayı vaadediyor. Raporda, ‘Aile 500+’ ile ilgili yapılan anketlere göre PiS’in bu programının oldukça olumlu karşılandığı ve özellikle kadınların bu yardımdan memnnun olduğu belirtiliyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği

Araştırmanın irdelediği önemli bir husus kadın erkek eşitliği. Aslında, popülist sağ partilerin bünyesinde az sayıda kadın siyasetçi bulunuyor. Örneğin, son seçimlerde Almanya’da meclise giren popülist sağcı AfD (Alternative für Deutschland) partisinin 92 vekilinden sadece 10’u kadın. Bu dengesiz kadın erkek oranı çoğu Avrupalı popülist sağcı parti için geçerli. Ancak araştırmaya göre, tam bu noktada önemli bir detay araya giriyor.

Kadın siyasetçilerin oranı erkeklere göre oldukça düşük olsa da, Avrupa’nın çoğu popülist sağcı partisinde önemli rollerde kadınlar bulunuyor. Vekil seviyesinde erkek egemen bir orana sahip olan AfD’nin eş başkanı bir kadın; Alice Weidel. Fransa’da popülist sağın lideri Marine Le Pen, Polonya’nın eski başbakanı ve şu an ki popülist sağcı PiS partisinin üyesi de ülkenin en etkili isimlerinden olarak görülen Beata Szydlo.

FES’in raporuna göre popülist sağ partilerin daha alt kademe bürokraside kadın erkek eşitliği sağlayamasa da, yönetim seviyesinde kadın figürlere önem vermesinin bu partilerin kadın destekçi çekmesini kolaylaştırıyor.

Zenofobi

Raporun son başlığı yabancı nefreti anlamına gelen zenofobi. Araştırmaya göre, şaşırtıcı şekilde kadınların yabancılara karşı çok daha sert ve düşmancıl olabileceğini ortaya koyuyor.

Raporun editörlerinden Elisa Gutsche, bu durumu bahsi geçen ülkelerdeki kadınların erkek egemen toplum ve iş hayatındaki eşitsizlikler çevresinde kendilerini konumlandırışına bağlıyor.

Gutsche’ye göre, kadınlar iş hayatında erkeklerden daha az maaş alıyor ve yaşlılıkta yoksul duruma düşme şanslarının daha yüksek olduğunun bilincinde yaşıyor. Bu nedenle, ülkelerine gelen mülteci ve göçmenleri rekabet olarak algılıyor ve gelecek kaygıları derin bir yabancı düşmanlığına dönüşüyor. Bu durumdaki kadınlara, mülteci ve göçmen karşıtlığı konusunda el uzatan da popülist sağ partiler oluyor ve bu partilerin kadın oylarında büyük bir artış gözlemleniyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus