Modi’nin Hindistan’ında muhaliflere yönelik baskılar artıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kai Schultz ve Suhasini Raj’ın New York Times’taki haberine göre Hindistan polisi geçen salı günü Yeni Delhi, Haydarabad ve Rançi şehirlerinde en az altı aktivist, yazar ve avukatı gözaltına aldı. Sonrasında tutuklanan kişilerin hepsi, muhalif grupları desteklediği bilinen hükümet karşıtı entelektüeller.

Tutuklananlar, komünist grupları desteklemekle, hükümet yetkililerine suikast planlamakla ve halkı kışkırtmak gibi suçlamalarla karşı karşıya. Geçen hazirandaki başka bir tutuklama dalgasında da aynı suçlamalar kullanılmıştı. Daha önce de tutuklanıp yargılanan entelektüellerin bazıları, sendikal faaliyetlerde bulunan, Keşmir’deki hak ihlallerini eleştiren ve maden projelerinden dolayı yerinden edilen aşiretlerin yanında duran kişilikler olmalarıyla öne çıkıyor.

Şimdi de Keşmir ayrılıkçılarını desteklemekle ve Maocu isyancılara yardımla suçlanıyorlar. Marx, Lenin ya da Mao’nun kitapları dahi suç unsuru olarak kullanılabiliyor. Hindistan yasalarına göre teröre destek verdiğinden şüphelenilen insanlar, savcılık kararı olmadan tutuklanabiliyor.

Fakat Hindistan kamuoyu olanlara sessiz kalmadı. Muhalif sesler Başbakan Modi’nin gittikçe otoriterleştiğini ve tutuklamaların politik olduğunu savunuyorlar. Haber kanalı India Today, geçen salı günü geçtiği yayında tutuklamaların “cadı avı”na dönüşebileceğini belirtti. Pek çok gazete, tutuklamaları eleştiren yazılar yayınladı.

The Indian Express gazetesinden Praşant Nuşan’a göre, “tutuklamalar muhalif sesleri bastırmak ve bu halk düşmanı hükümete karşı barışçıl mücadeleleri yok etmek için çirkin, acımasız teşebbüsler.” Buşan ayrıca, Hindistan’da demokrasinin kuşatma altında olduğu iddiasında.

Yazarlar, Hindu milliyetçisi Modi 2014’te iktidara geldiğinden beri aşırı milliyetçi grupların güçlendiğini ve bazı önemli muhaliflerin öldürüldüğü yorumunda bulunuyor.

Çarşamba günü bir grup entelektüel tarafından yazılan bir dilekçeye cevaben Hindistan Yüksek Mahkemesi şöyle bir açıklama yaptı: “Düşünsel farklılıklar demokrasinin güvenlik sübabıdır. Fikir ayrılıklarına izin verilmezse, düdüklü tencere patlar.” Fakat Avukat Vrinda Gover polisin mahkemeyi dinlemediğini ve muhalifleri kriminalize etmeye devam ettiğini söylüyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus