Prekarya’nın Jane Austen’i: Sally Rooney

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

The New York Times’ta Ellen Berry imzalı yazıda, İrlandalı yazar Sally Rooney’nin İrlanda’daki kürtaj yasağı ile ilgili hissettiklerinden yola çıkılarak Rooney’nin bir portresi çıkarılıyor. Yazının özetini aşağıda paylaşıyoruz:

İrlanda’da kürtaj yasağının referandum ile oylandığı gün, Sally Rooney de Dublin’e uçakla varmak üzereydi. Rooney çok endişeliydi çünkü 15 yaşından beri böylesi bir yasa karşısında oy kullanmak ve harekete geçmek istiyordu. Uçaktan indikten sonra kürtaj karşıtı broşür dağıtan kadınları görünce onlara karşı derin bir duygusal bağlılık hissetti. O an şunu düşündü: Bu kadınların birini bile tanımıyordu ama onları yakınlaştıran bir şeyler vardı.

Rooney çocukluğundan bu yana sayısız dışlanma tecrübesi yaşadı. Gençliğinden itibaren kendini Marksist olarak tanımlıyordu ama düşünceleri birçok solcuyu da uzaklaştıracak cinstendi. Mesela erkeklerin özel bir sınıf olduğunu ve onlardan nefret edilmesi gerektiğini, hapishanelerin, sınırların ve özel sermayenin kaldırılması gerektiğini düşünüyordu.

Bilindiği gibi, referandumda bir zafer kazanıldı. Özellikle 25 yaş altı gençler arasında ezici bir çoğunlukla kürtaj yasağına karşı gelindi. İşte o anda Rooney ortak bir şeyler paylaşan farklı bir grup insanın parçası olduğunu hissetti.

27 yaşındaki edebiyatçının Conversations with Friends ve Normal People gibi kitapları ona başarı getirdi ve bu kitaplarda yukarıda bahsettiği ortak hisleri ortaya koyuyordu. Rooney “Prekarya’nın Jane Austen’i” olarak adlandırılıyor (Prekarya: Guy Standing tarafından ortaya atılan yeni bir toplumsal sınıf, güvencesizler topluluğu).

Rooney’nin karakterleri de oldukça ilginç. Onları kolay kolay başka romanlarda göremezsiniz. E-mail ve Whatsapp gibi sistemlerle konuşan karakterler yeni bir iletişim ağı kullanıyorlar. Piyasaların kendilerine düzgün bir yaşam sağlayacağından şüpheliler. Bu hisleri ve bu yazılmamış insanları yazması ona kitle başarısını getirmiş olmalı.

Rooney’nin anne ve babası sosyalistti. O küçükken evin içinde Marx’ın sloganları ama en çok da ‘Herkesten yeteneğine göre alınır ve ihtiyacına göre verilir’ sloganı onu etkilemişti. Rooney “birey fikrine çok da inanmadığını, herkesin bir diğerini inşa ettiğine ve etkilediğine inandığını” söylüyor.

Rooney’e göre, İrlandalı arkadaşlarının neredeyse tamamı 2008 ekonomik krizinden de etkilenmiş durumda. Bunun sonucunda gençlerin büyük kısmı iş bulmakta zorlanıyor ve ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyor. Rooney’nin 25 yaşındaki eşi John Prasifka “Eskiden yani anne babalarımızın zamanında bir üniversiteden mezun olduğunuzda iş bulmak ve ev almak kolaydı, şimdi tüm bunlar hiçbir işe yaramıyor” diyor ve ekliyor: “Marksizmi Sally’den öğrendim.”

Buna rağmen Sally Rooney gözlerden uzak kalmak istiyor. Yeni romanı çıktığında Twitter’ı kapatmış. Özel biri olmadığını ve dikkat çekmek istemediğini de ekliyor. Rooney’nin romanları daha çok ses getireceğe benziyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus