Litvanya’nın büyük açmazı: Nazi işbirlikçisi mi, ulusal kahraman mı?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

The New York Times’ın haberine göre; Litvanya’nın batısındaki Sukioniai köyünde, 1947’de Sovyet gizli polis servisi KGB tarafından idam edilen ve komünizme karşıtlığıyla bilinen General Storm’un kahramanlıkları seneler boyunca köy için gurur kaynağı olmuştu. Storm’un; köydeki okula ismi verilmiş ve doğduğu çiftliğin yanında Sovyetler Birliği’ne karşı mücadelelerinin anısına taştan oyulmuş bir anıtı konulmuştu.

Bunlara karşılık gerçek ismi Jonas Noreika olan General Storm’un Nazilerle işbirliği yaparak Yahudiler’in öldürülmesine yardım ettiğine dair iddialar da köyde dolaşıyordu. Fakat bu iddialar genellikle Moskova’nın General Storm’u halk nezdinde küçük düşürmek için yaptığı kötü niyetli çabalar olarak algılandı.

Ne var ki bu iddiaları sadece Rus propagandası olarak değerlendirmek Noreika’nın kendi torunu olan Silvia Şoti’nin de dedesinin biyografisiyle ilgili yaptığı yıllarca süren araştırmanın sonuçlarını açıklamasıyla epey bir zorlaştı. ABD’nin Chicago kentinde yaşayan Şoti’nin sonuçları şok ediciydi; dedesi şiddetli bir biçimde anti-Semitist ve Nazi işbirlikçisiydi.

Salon isimli dijital gazetede yayınlanan makalede açıkladığı bu gerçek Litvanya’da birçok tartışmanın ateşleyicisi oldu, Rusya’da ise devlet yanlısı basın kuruluşları tarafından ‘size söylemiştik’ benzeri başlıklarla yayınlandı.

Bayan Şoti telefonla yaptığı bir röportajda dedesinin aslında bir kahraman yerine katil olduğunu keşfetmenin kendisi için şok edici olduğunu söyledi ve ekledi: “Bu Nazi muhabbetlerini daha önce hiç duymamıştım”.

Bu olay ayrıca Sukioniai’deki J. Noreika Temel Okulu’nda öğretmenlik ve kütüphanecilik yapan Jolanda Tamosiuniene için de şok ediciydi.

Fakat onu şok eden Bayan Şoti’nin dedesinin soykırımın suç ortaklarından olduğunu öğrenmesi olmadı. Çünkü bu iddia zaten köyün yerel halkı tarafından bilinen bir meseleydi. Onu asıl şok eden böyle vatansever bir aileden gelen birinin, özel kalması gereken ‘aile içi’ bir meseleyi bu şekilde kamuya açması ve bu durumun toplumsal bir utanç gibi görülmesiydi.

Bayan Tamosiuniene, “Noreika’nın savaş sırasında yaptıklarını hepimiz biliyoruz. Belli ki yanlış bir yola saptı. Ama torunu bu konuda sessiz kalmalıydı. Her ailenin kötü yanları vardır, fakat bunlar hakkında konuşulmaz. Sessiz kalmak daha iyidir” dedi.

1918’de Bolşevik Rusya’dan bağımsızlığını kazandıktan sonra, Sovyetler Birliği tarafından iki kere ve Naziler tarafından bir kere işgal edilmiş, geçmişi travmalarla dolu bir ülke olan Litvanya’da işleri ‘aile arasında’ tutmak bir çeşit savunma mekanizması olabilir.

Fakat sessizlik sadece Rusya tarafından, 1991’de Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ülkeden geriye kalanlarla hoşgörülü ve demokratik bir toplum inşa etmeye çalışan Litvanya’nın geçmişine çoğu zaman haksız bir biçimde örtülmeye çalışan gölgeye yardımcı oldu.

Gerçekte, Litvanya’da kimse soykırımı ve yerel halkın soykırımda aldığı rolü inkar etmiyor. Soykırımın dehşeti okullarda anlatılıyor ve yetkililer tarafından soykırım kınanıyor. Son zamanlarda özellikle Sovyet baskılarından önceki jenerasyonlara göre daha az yaralanmış genç nesilden, Noreika gibi bazı ‘ulusal kahramanların’ gerçek rolüyle dürüst bir şekilde hesaplaşılması için talepler yükseliyor.

Bayan Şoti’nin büyükbabası hakkındaki araştırması, Vilnius belediye başkanının, Soykırım ve Direniş Araştırma Merkezi’nden Bay Noreika’nın gerçekten de bir ulusal kahraman olup olmadığını araştırmaları için talepte bulunmasına sebep oldu. Ayrıca Vilnius’daki Litvanya Bilimler Akademisi kütüphanesindeki onuruna verilmiş plaketin kaldırıp kaldırılmaması da tartışmaya açıldı.

Fakat tekrar tekrar yapılan protestolara ve gösterilen tepkilere rağmen, Avrupa çapında yükselen milliyetçilik ve Rusya’yla ilişkilerin gergin olması sebebiyle Noreika’nın kahraman statüsü hala kendini koruyor.

Özellikle ülkedeki milliyetçiler, aile üyelerini Stalin yüzünden kaybetmiş veya KGB’nin işkencesine maruz kalmış insanlar tarafından onları bu acılardan kurtaran sözde ‘kahramanlar’, birçok başka acıya sebep olsa da Sovyet güçlerine direndikleri için gözlerindeki değerlerini koruyorlar.

Litvanya’daki soykırımda ailesinden düzinelercesi Nazi işgali sırasında Bay Noreika’nın emri altında olmak üzere toplam 100’e yakın kişi kaybetmiş olan Grant Gochin konuyla ilgili “Komünizm’le savaşmak için bütün ülke tarihini değiştiremezler” dedi.

Birçok Litvanya vatandaşı için, (diğer iki Baltık ülkesi Estonya ve Letonya vatandaşları için de geçerli) savaşla ilgili en önemli anılar; 1941’den 1945’e kadar süren savaş sonrasında 200 bin kişinin Sibirya ve Kazakistan’a göçe zorlanması ve 2. Dünya Savaşı sonunda ormanda Moskova’yla yapılan savaş ve burada on binlerce insanın hayatını kaybetmesi.

Fakat diğerleri için, özellikle soykırımı ailesinde yaşamış olanlar için, durumun dehşeti yadsınamaz fakat 1941’den 1945’e kadar sadece Litvanya’da 200 binden fazla Yahudi’nin sistematik olarak yok edilmesi de en az diğer ölümler kadar dehşet verici.

Naziler 1941’de Vilnius’u işgal ettikten sonra şehirde kalan tek Yahudi olan 80 yaşındaki emekli profesör Pinchos Fridberg ise; “her milletin kahramanları vardır, bu konuda Litvanya’yı çok iyi anlıyorum. Fakat Noreika gibi kahramanlara nasıl sahip olabiliriz?” dedi.

Bay Fridberg ayrıca, Litvanyalılar’ın aklını bulandıran şey Rusya’ya duydukları derin korku ve ülkelerini sıkıntı altına sokacak her şeyin bir Rus dezenformasyonu ya da Kremlin’i rahatlatmak için Litvanyalılar’ı şüpheye sürüklemek düşüncesi olduğunu söyledi.

“Bir kişi ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin Rusya’ya karşı olduğu sürece kahramandır.”

Fakat aynı zamanda Moskova’nın da kendi karşıtlarını görüşleri ne olursa olsun Nazi diye yaftalamak senelerdir Rusya’nın propagandasının bir parçası olmuştur. 1945’de İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra Sovyetler Birliği’ne entegre olmayı reddeden Litvanyalı, Letonyalı, Estonyalı ve Ukraynalılar, Moskova’dan Nazi işbirlikçisi oldukları iddiasıyla kayıtlara geçildi ve katledildiler.

Vilnius’da yaşayan Yidiş konusunda uzman Amerikalı Dovid Katz ise Rus propagandasına en iyi yanıtın savunmacı bir tavır almak yerine savaş kahramanları ve suçluları arasındaki çizgiyi netleştirmeleri olacağını söyledi.

Soykırımla ilgili bir websitesi yöneten Sayın Katz, “sadece Rusya bir şeyi yanlış sebeplerle söylüyor diye bunun otomatik olarak yanlış olduğu anlamına gelmez” dedi.

Noreika’nın savaşın son aylarında Naziler tarafından tutuklanmış olması Nazi olduğu iddialarına karşı olarak gösterildi. Kahramanlık statüsünün verilmesinin asıl sebebi olarak Sovyetler’in onu avukat olarak çalıştığı Bilimler Akademisi’nde Komünizm karşıtı direnişin örgütlenmesinde aldığı rol nedeniyle idam etmesi görülüyor.

Sovyetler Birliği’nden ayrılmasından sonra bağımsızlığını kazanan Litvanya, mahkemenin kararını iptal etti ve Noreika’yı Nazi işgali sırasındaki rolünü göz ardı ederek, kahraman şehit ilan etti.

Bugün Litvanya’da Yahudi soykırımıyla ilgili anıtlar bolca görülmektedir. Bu anıtların en büyüklerinden biri de Bay Noreika’nın anti-Semitik bir grup olan ve 1940’da Naziler’in işgalini büyük bir mutlulukla karşılayan Litvanya Aktivist Cephesi’ne liderlik yaptığı Batı Plunge’ın ormanlarındadır.

Dalma’nın neredeyse bütün Yahudi nüfusu, 1800 kişi, Nazi işgal günlerinde kasabadaki yerel halk tarafından öldürüldü.

Eskiden Dalma’da yaşayan ve Sovyetler Birliği’ne kaçtığı için soykırımdan kurtulan bir Yahudi’nin oğlu olan Eugenijus Bunka, Bay Noreika’nın Yahudiler’i yüksek ihtimalle kendisinin öldürmediğini fakat Yahudiler’in mülklerini ele geçirmek ve onları tecrit etmek için emirleri imzaladığını ve bu yüzden sorumluluk taşıdığını ifade etti.

Dalma’daki Yahudiler’in komşuları tarafından dövüldükten veya vurulduktan sonra gömüldükleri çukurlardan birini işaret ederek: “Bütün bu insanların ‘vatanseverlerimizi’ korumak için bağırdıklarını duyabiliyoruz, bu konuda farklı fikirde olanların seslerini ise duyamıyoruz” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus