Norveçli bilim insanları, “Zaman neden bazen akıp gidiyor, bazen ise geçmek bilmiyor?” sorusuna cevap buldu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Nobel ödüllü Norveçli bilim insanları, insanın zamanla olan sübjektif ilişkisinin sırrını elinde tutan beyin hücreleri ve işleyişini keşfetti. Bilim insanları deney fareleri ve çikolata kullanarak alanlarında gelişme sağladı.

2014’te Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülen Edvard Moser ile Norveç Bilim Teknoloji Üniversitesi’ndeki araştırmacı ekibinden Albert Tsao ve Jörgen Sugar, zamanla ilgili sübjektif deneyimlerimizin anahtarının, beyin hücrelerinin oluşturduğu bir ağda yattığı sonucuna vardı. “Nöron saati” diye adlandırdıkları hücreler tecrübelerimizi sırasıyla düzene koyuyor ve zamana geldiğinde yerinden çıkartılmak üzere organize ediyor.

Nöron saati hücreleri sayesinde zaman bazen ‘akıp gidiyor’ bazen ise ‘geçmek bilmiyor’

Jorgen Sugar son iki senedir çikolata kullanarak deney farelerini çeşitli senaryolarda labirentlerde test ediyor.  Farelerin kafasına monte edilen bir tarayıcıyla startı verilen deneylerde lateral entorhinal korteksteki’den gelen sinyaller kaydediliyor.

Deneyde farelerin, olaylar zincirini heyecan ve sıkıcılık kriterlerine göre kaydettiği görülüyor

Birinci deneyde fareye, çikolatayı ararken açık alanları kullanması için serbestlik getirildi.

Sugar bu deneyle ilgili şunları söyledi: ”Fare, deney sırasında zamanı ve zincirleme gelen olayları belleğine kaydetti. Bilgisayar gibi kodlama yapan beynin gönderdiği sinyalleri not ettik ve farenin tecrübelerinin sırasını görebildik. Fareye heyecan veren çikolatanın, bulunma anının, olaylar zincirinde hangi ana denk geldiğini net olarak söyleyebiliyoruz.”
 

Farenin beyin aktivitesi sırasında kayıtlı sinyallerden, hangi olayın hangi dakikada gerçekleştiğini belirlemeyi başardılar.

Ama ilk deneyimi kaydetme biçimiyle defalarca tekrarlanan sıkıcı bir olayı kaydetme biçimi birbirinden farklı.

İkinci deneyde fare, engellerin olduğu ve düzenli bloklara ayrılmış bir labirentte ve disiplinli bir çalışma isteyen ortamda çikolata aramaya zorlandı.

Bilim adamı Tsao bu deneyle ilgili şunları söyledi: ‘’Değişik tecrübelerin oluşturacağı farklı sinyallerden ziyade üst üste binen, tekrarlanan çizgiler vardı. Birinci deneyden farklı olarak zamanda tekrarlanan ve kısmen üst üste binen bir kalıba dönüştü. Ama diğer yandan bu monoton ve öngörülebilir ikinci senaryoda farenin sinyalleri de daha kesinlik ve tahmin edilebilirlik kazandı. Veriler işaret ediyor ki, fare her turda zamansallıkla ilgili daha net bir anlayış edindi, ama turdan tura ve deneyin başlangıcından sonuna zamanla ilgili anlayışı zayıfladı.

Araştırma alanı genişledi

Sonuçların, bu hücre ağının işlevinin, deneyimlediğimiz olaylara tarih bilgisi atamak ve eylemleri yaşama sırasını kaydetmek olduğunu doğruladığı belirtildi.

Araştırmanın 29 Ağustos’ta Nature dergisinde makale olarak yayımlanmasında emeği geçen Edvard Moser, ”bu bölgenin aktivitesi, olayın ya da deneyimin zamanıyla o kadar ilişkili ki, bu durum yepyeni bir araştırma alanı açılmasına vesile olabilir” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus