Nobel Edebiyat Ödülü’nün ertelenmesine sebep olan Fransız fotoğrafçının etrafındaki gizem bulutu dağılıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Nobel Edebiyat Ödülü’nü veren İsveç Akademisi’ndeki sızıntı ve cinsel saldırı skandalının merkezindeki Jean-Claude Arnault’nun hayatındaki gizem, başlayan dava süreciyle yavaş yavaş çözülüyor. Le Monde, İsveç’te gündeme oturan ancak ülkesinde tanınmayan fotoğrafçının mahkeme sürecini takip ediyor. 

Tecavüz ve taciz suçlamaları yöneltilen, ilk #MeToo dalgasına sebebiyet veren 72 yaşındaki Jean-Claude Arnault, uzun yıllardır İsveç’in Stockholm kentinde yaşıyor. Şair, akademisyen ve Forum’un sanat direktörü Katarina Frostenson ile evli ve İsveç elitinin arasında önemli bir yeri var. Aynı zamanda Nobel Edebiyat Ödülü’nün ertelenmesine neden olan skandalın perde arkasındaki isim.

Skandal, 21 Kasım 2017’de Stockholm’deki günlük gazete Dagens Nyheter‘in, 18 kadının Arnault tarafından tacize ve istismara uğradığı konusundaki ifadelerini yayımlamasıyla patlak verdi. Anlatılanlara göre bu vakalar, 1996 ve 2017 yılları arasında ve bir kısmı Stockholm’de yaşandı. Olayların ikisinde iddialar tecavüz boyutundaydı. İçlerinde, Malmö’de yaşayan 50 yaşındaki deneme yazarı Gabriella Hakansson da var. 2007 sonbaharında, Stockholm’de bir davette yüz yüze geldiklerini belirten Hakansson tanışmalarını, “Beni gördü ve direkt yanıma geldi. Birkaç kelime sarf ettikten sonra eli bacaklarımın arasındaydı” diye anlatıyor. Yaşadığı şokun ardından Arnault’ya tokat atığını söylüyor: “Etraftakilerden bazıları kafasını salladı, diğerleri ise güldü” diyen yazar, adamın tanındığının farkına varınca çekinerek problem yaratmak istememiş.

10 yıl sonra gazetede yazılanları gören Hakansson diğer mağdurlarla beraber olayı mahkemeye taşımaya karar verir. 8 kadının arasından 7’sinin şikayeti yetersiz delil sebebiyle davaya dönüşmez. İçlerinden biri anonim kalarak Arnault’yu tecavüzle suçlar ve mahkeme sürecine dönüşür.

Olaylar daha önceden de patlak verebilirdi. 1997 yılında Expressen gazetesi, Fransız’ın yaptıklarına dair bir yazı yayınlar. Gazete de bir sanatçının Arnault’nun kendisini cinsel ilişkiye zorladığını yazan mektubunu İsveç Akademisi’ne yollar. Arnault’nun eşinin ve çevresinin gücü sayesinde hızlıca suçlamaların üstü kapanır. Prestiji giderek büyüyen Fransız, 2015 yılında İsveç Kraliyet Ailesi tarafından madalyaya layık görülür.

Arnault kendisini Fransa’da seçkin okullarda okumuş, büyük bir aileden gelen ve ülkesinde ünlü bir kişi olarak tanıtır. Davetler ve etkinlikler onun kendini gösterdiği yerdir. Amatör olarak fotoğraf ve opera işleri yapar. Sosyalliği ve girişkenliğiyle çevre edinir ancak onu tanıyanlar arasında işlerini gören duyan yoktur. 

1978 yılında, jenerasyonunun en büyük şairlerinden biri haline gelecek Katarina Frostenson’la tanışır. Marguerite Duras ve Henri Michaux gibi yazarları Fransızca’dan çeviren Frostenson, tiyatro oyunlarına ve şiir kitaplarına imzasını atar. 1989’da Forum kurulur ve Arnault sanat direktörlüğünü üstlenir. 1992 yılında Katarina Frostenson İsveç Akademisi’ne girince şehirdeki alternatif kültür ortamı burada hayat bulur. İsveç’in elit kesimi Proust ve Satie dinlemek için burada bir araya gelir. Plastik sandalyelerde kırmızı şarap eşliğinde felsefi tartışmalar yapılır.

Arnault bu etkinliklerden sonra bir Fransız barı Wasahorf’taki yerini alır. Her daim kadınların olduğu bu barda en iyi şarapları sipariş eder. Forum’un müdavimlerinden Göran Greider, Fransız fotoğrafçının güzel bir ambiyans yaratmayı bildiğini ancak kendisiyle entelektüel hiçbir paylaşımda bulunmadıklarını söylüyor. Greider, Arnault için “Dekor içindeki bir Balzac karakteri gibiydi” diyor. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus