Tecavüzle suçlanan İslamcı düşünür Tariq Ramadan bir yıl sonra ifadesini değiştirdi: “Aramızda rızaya dayalı cinsel oyunlar vardı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Tecavüzle suçlanan Oxford Üniversitesi öğretim üyesi ve ilahiyat profesörü Tariq Ramadan, geçen pazartesi, kendisini suçlayan kadınlarla arasında “cinsel oyunların” olduğunu kabul etti, ancak tecavüzün söz konusu olmadığını söyledi. Paris’te çıkarıldığı mahkemede, kendisini suçlayan Henda Ayari ve kimliğini açıklamak istemeyen “Christelle” lakaplı kadınla aralarında hâkimiyet ve teslimiyet çerçevesinde rızaya dayalı cinsel ilişkiler yaşandığını söyleyen Ramadan, böylelikle ilk kez davacılarla ilişki yaşadığını kabul etmiş oldu.

Ramadan’ın avukatı Marsigny: “Telefon mesajları her şeyi değiştiriyor”

Ramadan’ın avukatı Emmanuel Marsigny, müvekkilinin, itirafından sonra “nihayet artık özgürce konuşabileceği için rahatladığını” söyledi. Marsigny, iki kadının cep telefonlarında bulunan mesajların, ilişkinin karşılıklı rızaya dayalı olduğunu gösterdiğini savundu: “Eğer mesajlaşmaları bağlamının dışına çıkarırsanız hiçbir şey anlayamazsınız ama bu mesajlar her şeyi değiştiriyor. Nasıl olur da, üzerinden birkaç hafta geçmeden bir otel odasında size tecavüz edip sizi öldürmeye kalkan birinin evine bir kez daha görüşmek üzere gidersiniz?”

Ayari tarafından Ramadan’a gönderilen mesajlar arasında “Evime gel, sana her şeyi unutturacağım”, “Evime gel sevgilim, birbirimize iyi davranalım, ihtiyacımız olan bu”, “Ben senin küçük kancığınım, yalnızca senin” şeklinde ifadeler yer alıyor. Söz konusu yazışmalar, dosyaya 19 Ekim cuma günü Ramadan’ın avukatı Marsigny  tarafından eklendi.

“Bir yıldır yalan söylüyor, neden şimdi inanalım?”

Şikâyetçi Henda Ayari’nin avukatı Jonas Haddad ise “Ramadan’ın savunucuları, onun durumunu kurtarmak için bir yıldan beri türlü dolaplar çeviriyor ama gerçek şu ki, kendisi, şikâyetçiyle cinsel ilişkiyle girmemiş olduğunu savunarak başından beri yalan söylemiştir. (…) Geri kalanını itiraf etmesi için bir yıl daha mı geçmeli?” diye konuştu.

Ayari’nin avukatı Haddad, 23 Ekim’de katıldığı bir televizyon programında, söz konusu telefon mesajlarıyla ilgili olarak, müvekkilinin “neden Ramadan’la tekrar görüşmek istediği” yönündeki soruya şöyle cevap verdi: “Evet, sonrasında görüştüler. Biz, hikâyesini beş defa değiştiren Ramadan’ın aksine, başından beri kartlarımızı açık oynadık. Evet, mesajlaşmalar da oldu ama bu mesajların gösterdiği, Ramadan’ın bir yıldan beri yalan söylediğinden fazlası değil. Neden ona şimdi inanalım? İtirafıyla birlikte birden “Aziz Tariq Ramadan” olup çıktı. Oysa gerçeğin yalnızca dörtte üçünü itiraf etti. Başlangıçta, müvekkillerimiz tecavüz ve ölümle tehdit edilmişti. Ramadan her defasında “Bu iftira zilletini lanetliyorum, bunlar benim ezeli düşmanlarım” demişti. Böyle yaparak yalnızca üzerindeki yükü artırdı. (…) Oysa kimse ona baskı yapmamıştı, Ramadan baskıyı kendi kendine yaptı. Eğer başından beri yalan söylemeseydi, o zaman müvekkillerim de rızadan söz edebilirdi.

Bu mesajlar, aynı zamanda şiddeti de itiraf etmektedir. Bundan şüphemiz yok çünkü dava dosyasında yazanları biliyoruz. Yolun büyük bir kısmını geldik, şimdi yalnızca çeyreği kaldı; rıza meselesi. Oysa pek çok tecavüz vakasında suçlu cinsel ilişki yaşandığını bile reddetmiştir.”

Mısırlı Müslüman Kardeşlerin kurucusu Hasan el Benna’nın torunu olan, 4 çocuklu Tariq Ramadan, hakkında açılan davaların ardından, Oxford Üniversitesi’ndeki işinden süresiz olarak “izin almıştı”.  Ramadan’ın davası 2 Şubat 2018’den bu yana devam ediyor.

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus