Trump yönetimi Venezüela’yı “teröre destek veren ülkeler listesine” almaya hazırlanıyor iddiası

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD’nin şu ana kadar teröre destek veren ülkeler listesinde İran, Kuzey Kore, Sudan ve Suriye yer alıyor. The Washington Post’ta yer alan haberde, ABD’nin Venezüela’yı da “teröre destek veren ülkeler” listesine alma yönünde çalışmalar yürüttüğü iddia edildi. Böyle bir kararın ABD-Venezüela ilişkilerini daha da gerginleştirmesi muhtemel.

Florida Senatörü Marco Rubio’nun önderlik ettiği, Kongre’nin Cumhuriyetçi üyelerinin bu konuda ısrarcı olduğu ifade ediliyor. Venezüela’nın “teröre destek veren ülkeler listesi”ne alınması için gerekçe olarak da Venezüela ile Lübnan Hizbullah’ı ve Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasında olduğu öne sürülen bağlar gösteriliyor.

Haberde, Cumhuriyetçilerin Venezüela’yı uzun süredir teröre destek vermekle suçladığı belirtiliyor. Uzmanlar ise somut bağlantılar olmadan alınacak böylesi bir kararın, ABD’nin “teröre destek veren ülkeler” listesinin meşruiyetini azaltabileceği uyarısında bulunuyor. Hâlihazırda da listenin tutarsızlığına yönelik tartışmalar sürüyor.

Latin Amerika’daki Vashington Ofisi üst düzey çalışanı David Smilde, “Ben şüpheleniyorum ki bu karar, söylentiye ve doğruluğu tartışmalı bir kaynağa dayanacak” dedi. ABD’li yetkililer ise bu konuda nihai bir kararın verilip verilmediğine ilişkin açıklama yapmayı reddetti. Daha önce ABD, Venezüela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ailesi ve yakın çevresi hakkında yaptırım kararı almıştı.

Venezüela, ABD’ye en çok petrol satan dördüncü ülke. Bu sebeple de alınacak herhangi bir kararın ABD-Venezüela ilişkilerini nasıl etkileyeceği merak uyandırıyor. Latin Amerika uzmanı Adam Isacson, Venezüela’nın teröre destek veren ülkeler listesine eklenmesinin petrol boykotu ile ilgili itici bir güç olabileceğini belirtti. Bu karar ayrıca, Venezüela’ya yapılan ABD yardımlarını sınırlandırabilir ve finansal işlemleri yasaklayabilir. Bu durum uzun süredir hiperenflasyonla baş etmeye çalışan, ciddi bir gıda ve ilaç kıtlığı çeken Venezüela’yı daha büyük çıkmaza sokabilir.

Kıtlık ve bulaşıcı hastalıklar karar almayı zorlaştırıyor

Haberde, yolsuzluk ve ekonominin iyi yönetilememesi konularında Venezüelalılar’ın büyük bölümünün Devlet Başkanı Nicolas Maduro yönetimini suçladığı belirtiliyor. Ülkenin sağlık sistemi fiilen çökmüş durumda. Öyle ki, ortadan kalkmış kızamık ve difteri gibi hastalıklar bile tekrar görülmeye başlandı. Kamu sağlığı uzmanları sıtma ve tüberküloz vakalarındaki keskin artışla ilgili uyarılarda bulunuyor. Ciddi boyutlara varan yetersiz beslenme sorunu Venezüela halkını bulaşıcı hastalıklara karşı fazla hassas kılıyor ve kişiler hastalandığında da komplikasyon riskini artırıyor. Solunum yoluyla bulaşan hastalıkların bölge ülkelerine yayılma riski üzerinde de duruluyor.

Venezüela’nın listeye alınması ile ilgili tartışmalar geçtiğimiz haftadan beri sürüyor. Yetkililer böyle bir kararın etkilerinin neler olabileceği ile ilgili ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı’ndan bilgi almak istedi. Bakanlık ile yapılan yazışmaları gören bir yetkiliye göre, bakanlıktan bir avukat konuların karmaşıklığı sebebiyle böylesi bir kararın muhtemelen verilemeyeceğini belirtti.

“Müdahale seçeneği ters tepebilir”

Uzmanlar, Venezüela’ya yönelik kararla ilgili bölünmüş durumda. Bir kısmı bu kararın giderek otoriterleşen Maduro rejimine karşı yapıcı bir baskı sağlayabileceğini düşünürken diğerleri endişelerini dile getiriyor. Uzmanların belirttiğine göre, bu karar Venezüela’nın anti-ABD söyleminde rol oynayabilir ya da bir ABD askeri müdahalesi için bahane olarak kullanılabilir.

ABD’de hükümete yakın birçok analist, Venezüela’ya askeri müdahalenin etkili olabileceğini ya da Venezüela hükümetinin tavrını değiştirmesi noktasında inandırıcı bir tehdit oluşturacağını düşünüyor. David Smilde ise, bu tarz tehditlerin Maduro hükümetini güçlendirip, Venezüela’daki muhalefetin altını oyabileceği görüşünde: “Devlet Başkanı Trump’ın, Ağustos 2017’de ilk kez askeri müdahale seçeneğini telaffuz etmesinden bu yana, Venezüela muhalefeti dağılmış durumda.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus