Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’den Alpu Termik Santrali Davası bilirkişi krizi yorumu: “Bilirkişi ‘bilmez kişi’ye dönüşmüş durumda!”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM Genel Kurulunda Çevre Kanunu değişiklikleri görüşülürken yaptığı konuşmada Alpu Termik Santrali projesi hakkındaki usulsüzlükleri anlattı ve EÜAŞ için görev yapmış bilirkişinin, EÜAŞ’ın termik santral projesine karşı açılan davada görev almasına değindi.

Termik santral kurulmak istenen Alpu Ovası.

Eskişehir’de Alpu Ovasına kurulmak istenen Alpu Termik Santralı projesinin iptali için açılan davada görevli bilirkişi heyetinden bir uzmanın, termik santral projesinin sahibi EÜAŞ için pek çok projede görev almış olduğu Medyascope’un haberiyle ortaya çıkmış, üstelik aynı bilirkişi üyesinin projeye karşı açılan davanın ilerlemesini önlediği de anlaşılmıştı.

EÜAŞ için görev yapmış olan bilirkişi heyeti üyesinin davaya düşürdüğü çıkar çatışması gölgesi hakkında CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de uyarıda bulundu.

Çevre Kanunundaki değişikliklerin görüşüldüğü sırada TBMM Genel Kurulunda konuşan Çakırözer, Alpu Termik Santralı projesi hakkındaki Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararının iptali için açılan davada meydana gelen çıkar çatışması hakkında şu değerlendirmede bulundu: “Aslında çevreden ve yaşamdan yana olması, en azından tarafsız olması gereken bu bilirkişi, bu bilim insanı tam da bu santralı yapan EÜAŞ’ın projelerinde görev almakta. Bilirkişi ‘bilmez kişiye’ dönüşmüş durumda, Eskişehir’i zehirlemek için taraf olmuş durumda. Hangi oyun çevrilirse çevrilsin Eskişehir’de belediyelerimiz, çiftçilerimiz, baromuz, sivil toplum örgütlerimiz yani tüm Eskişehirliler bu santrala karşıyız. Temiz hava, temiz su, bereketli topraklarımıza hep birlikte sahip çıkacağız.”

Utku Çakırözer

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülürken yaptığı konuşma şöyle:

“Ülkemizde ne yazık ki doğa ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımız bizzat devlet eliyle katledilmekte. İşte bunun son örneklerinden biri Eskişehir’imizde verimli Alpu Ovamıza yapılmak istenen termik santral. Trakya, Çanakkale, Adana, Konya ve Karaman’ın verimli toprakları da aynı tehditle karşı karşıya. Aslında her biri yine bu hükümetin ilan ettiği 257 büyük ovadan biri.

Bizim buğday, arpa, şeker pancarı ihtiyacımız Eskişehir Ovamızda üretiliyor. Bir milyon Eskişehirli oradan besleniyor, binlerce çiftçimiz oradan geçimini sağlıyor. Tarımsal hayatın binlerce yıl önce başladığı verimli topraklar bunlar ama şimdi sadece 15-20 yıllık enerji üretimi ve birilerinin rant sevdası için önümüzdeki binlerce yılın bereketi feda ediliyor. Eskişehir’imizde tarımsal üretim bitecek, hayvancılık bitecek.

İşin bir de sağlık kısmı var. Bu santrallerin neden olacağı kirlilik halk sağlığını yok edecek. Örneği ortada. İşte, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy santralleri. Ne oldu söyleyeyim. 1983-2017 yılları arasında hava kirliliği kaynaklı 45 bin erken ölüm yaşandı bu ilde. Kalp, damar ve solunum yolu hastalıkları nedeniyle 46 bin kişiyi hastanelik etti bu santraller. Güzel Muğla’mız maalesef havası en kötü iller arasında dördüncü sıraya düştü çünkü 40 yıl boyunca bu santraller 28 bin kilo cıva saldı. Her yıl 1.100 kilo cıva suya, tarlalara ve ormanlara çökelmekte.

Eskişehir Türkiye’nin havası en temiz kenti. Biz insanların en fazla yaşamak istediği bu kente yeni bir Yatağan istemiyoruz ama biz böyle dedikçe sağır kulaklar duymuyor. Bakın, birkaç hafta önce Enerji Bakanı Komisyonda bu santraller için ne dedi: ‘Termik santrallerin hepsi çok modern, dibinde elmalar bile var’ diye övdü. Daha haftası geçmeden örnek gösterdiği Çan Termik Santralinde iki kez patlama yaşandı, işçiler hayatını kaybetti. Biz Eskişehir’imizde aynı faciaları istemiyoruz.

Eskişehir’de çevre mücadelemizin çok sağlam bir hukuki temeli de var. Mahkemeler art arda iptal kararları veriyor. Zehir santrali için tarım arazilerinin yağmasına imkân sağlayan yönetmelik değişikliği için Danıştay yürütme durdurma verdi. Kömürün çıkarılacağı maden sahası için alınan ÇED Gerekli Değildir Kararını da idare mahkemesi iptal etti ama hukuku dinleyen kim? Enerji Bakanına soruyoruz, ‘Mahkeme kararına uyun, projeden vazgeçin’ diyoruz, bir cümle yanıt gönderiyor: ‘Bize ulaşan mahkeme kararı yoktur.’ Sadece Eskişehir’in değil, tüm Türkiye’nin sevindiği mahkeme kararlarını tanımadıklarını söylüyor. Bu olmaz, olamaz. Sayın Bakana ve bu zehir santralini dikmek isteyenlere sesleniyorum: ‘Yok’ da deseniz ‘Ulaşmadı’ da deseniz o kararlar kapı gibi karşınızdadır. O kararlar ve daha gelecek olan yeni kararlar durduğu sürece oraya o santrali yapamazsınız.

Şimdi bir de yeni mahkeme kararlarını engelleme, geciktirme girişimleri var. Jet hızıyla çıkan ÇED Olumlu Kararına karşı açılan davada mahkeme bir bilirkişi heyeti atadı. 30 gün içinde rapor yazmaları lazımdı. Bugün tam 90’ıncı gün doldu, bilirkişi ‘bilmez kişi’ olmuş, bekliyor! Bekliyor ki Eskişehir’imizin verimli ovası zehir santrali için pazarlanabilsin.

Yine duyuyoruz ki aslında çevreden ve yaşamdan yana olması, en azından tarafsız olması gereken bu bilirkişi, bu bilim insanı tam da bu santrali yapan EÜAŞ’ın projelerinde görev almakta. Bilirkişi bilmez kişiye dönüşmüş durumda, Eskişehir’i zehirlemek için taraf olmuş durumda. Hangi oyun çevrilirse çevrilsin Eskişehir’de belediyelerimiz, çiftçilerimiz, baromuz, sivil toplum örgütlerimiz yani tüm Eskişehirliler bu santrala karşıyız. Temiz hava, temiz su, bereketli topraklarımıza hep birlikte sahip çıkacağız.

Peki, ne yapılmalıdır, olumlu proje yok mudur? Toprağımızı ve tarımımızı tamamen yok eden böyle bir zehirli projenin karşısında bakın Eskişehir Büyükşehir Belediyemiz ne yapmaktadır? Tamamen kendi kaynaklarıyla, aklın, bilimin ve teknolojinin olanaklarını kullanarak çöpten elektrik enerjisi üretmektedir. Günde 11,2 megavat elektrik üretmekte ve bu dev tesis sayesinde tam 55 bin evin elektrik ihtiyacı karşılanmaktadır. Bakın, isi yok, dumanı yok, çevreye hiçbir zararı yok. İşte, Türkiye’mizin bu tür yaklaşımlara ihtiyacı vardır. Hep birlikte Eskişehir’i örnek alarak Eskişehir gibi bir Türkiye yaratmalıyız.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus