“Göçmen anne”nin gizemlerinin peşinde: İkonik bir fotoğrafın öyküsü

Dorothea Lange tarafından 1938 yılında çekilen Florence Owens Thompson ve kızlarının portresi o kadar ünlü ki hakkında yeni bir şey söylemek beyhude olur. Lakin, sık sık karşılaştırıldığı Mona Lisa gibi bu fotoğrafın etrafında da bir gizem halesi bulunuyor.

Fotoğraf şimdiye kadar posta pullarında, yapbozlarda kullanıldı ve tişörtlerde, posterlerde ve kartpostallarda boy gösterdi.

New York Times’ın haberine göre; MoMA’nın (Museum of Modern Arts-Modern Sanatlar Müzesi) fotoğraf küratörü Sarah Meister’in fotoğraf üzerine yazdığı “Dorothea Lange: Migrant Mother” (“Dorotha Lange: Göçmen Anne”) adlı kitap, fotoğrafa dair az bilinen detaylar vererek göçmen kafilelerinin gündemde olduğu bir zamanda bu gizem halesini kırmaya yardımcı olabilecek nitelikte.

Meister, fotoğrafın bu kadar popüler olmasının sebeplerinden biri olarak ailenin anonimliğini gösteriyor. Küratöre göre, fotoğraflanan aile, o zamanlar 1929 krizinden mustarip Amerikalı ailelerden herhangi biri olabileceği için bu kadar ünlü olmuş olabilir.

Tarım işçisi Thompson, çocuklarıyla Mart 1936’da Kaliforniya’da.

32 yaşındaki dul bir kadın olan Thompson, çocuklarıyla çadırında.

Thompson çocuğunu emzirirken.

Fotoğraf çekildikten kısa süre sonra, Los Angeles Times’ta yayımlanan bir Associated Press haberinde Thompson’ın sanıldığının aksine Avrupalı olmadığı, Oklahomalı bir Çeroki yerlisi olduğunun yazıldığı anlaşılmış. Meister, bu detayın önceden bilinmesi durumunda fotoğrafın bu kadar yankı getirip getirmeyeceğini sorguluyor: “Doğruya doğru, biz hiçbir zaman ırksal farklılıkların önemsiz olduğu bir ülke olmadık. Keşke onun Çeroki olduğu bilinseydi de tepkilerin aynı olacağını söyleyebilseydim.”

Meister, Lange’ın Thompson’un geçmişine dair bilgi sahibi olmadığını düşünüyor. Diğer işlerindekinin aksine Lange, bu fotoğrafı çekerken herhangi bir not almamış ve Kongre Kütüphanesi’ndeki bilgilerin de çoğunun yanlış olduğu ortaya çıkarılmış. Mesela aile sanıldığının aksine çadırını yiyecek almak için satmamış. Lange, San Francisco News gazetesine gönderdikten sonra United Press International (UPI)’dan bir muhabir fotoğrafın çekildiği yer olan Nipomo’daki göçmen kampına gitmiş. Lange ve Thompson ailesi ise çoktan bölgeden ayrılmış olmasına rağmen fotoğraflar UPI’deki haberde yayımlanmış.

Kitabın, MoMA’nın koleksiyonundaki parçalara teker teker yoğunlaşılan bölümünün “Göçmen Anne” üzerine olan kısmında Meister, fotoğrafın MoMA’nın 1949’da “Altı Kadın Fotoğrafçı” adlı sergisi için kullandığı bir baskısına yoğunlaşıyor.

Böylece, fotoğraftaki kayıp baş parmağı konusuna geliyoruz.

Fotoğraftaki kayıp parmak

“Göçmen Anne”nin bir baskısının 1939’dan önce mi yapıldığını anlamak kolay, çünkü o yıl Lange fotoğrafta yaptığı bir rötuşta Thompson’un sağ alt köşedeki başparmağını fotoğraftan çıkarmış. Meister’a göre Lange, başparmağın dikkat çekici bir kusur olduğunu düşündüğü için onu fotoğraftan silmiş.

Kongre Kütüphanesi’nde, “kayıp başparmak”ın yerinde olduğu fotoğraf.

Başparmağın silindiği fotoğraf.

Meister “çözümsüz bir gizemi” sevdiğini ve onun için bu tarihi kaydın düzeltilmesinin özellikle anlamlı olduğunu söylüyor:

“Bir uygarlık olarak, gerçekleri tespit edebilmemiz ve yine de bazı insanlar için bunun anneliğin zirvesini temsil edebileceğini kabul etmeliyiz. Diğerleri için bu, 1929 Büyük Buhranı’nın derinliğini temsil edebilir ve diğerleri için bu, ırksal kimliğin bastırılmasını temsil edebilir. Bu yorumların her biri, gerçekleri kabul ettiğimiz sürece mükemmel bir şekilde geçerlidir. Alternatif olgular olduğuna inanmıyorum. Bence ancak alternatif yorumlamalar olabilir.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar