Mimar ve akademisyen Afife Batur hayatını kaybetti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Mimarlık tarihçisi Prof. Dr. Afife Batur dün hayatını kaybetti. 

Batur için bugün saat 10.00’da İTÜ Taşkışla Mimarlık Fakültesi’nde tören düzenlenecek. Batur’un cenazesi Zincirlikuyu Camii’nde kılınacak öğle namazının ardından Küçüksu Mezarlığı’na defnedilecek.

Batur, 1959 yılında İTÜ Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu, ertesi yıl aynı fakültenin Mimarlık Tarihi Kürsüsü’nde asistan olarak çalışmaya başladı, daha sonra profesörlüğe yükseldi. Batur akademik kariyerinin yanı sıra, 1970-1971 yılları arasında Mimarlar Odası 2. Başkanlığı ve 1998-2000 yılları arasında Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanlığı görevini yürüttü.

Batur’un almış olduğu pek çok ödül arasında Ulusal Mimarlık Yarışması’ndan Mesleğe Katkı Ödülü, İTÜ 40. Hizmet Yılı Ödülü ve İTÜ Vakfı Araştırma ve Yayın Dalı’nda Birincilik ödülleri bulunuyordu.  

Pek çok kitabın yanı sıra, Türkçe ve yabancı dilde makaleleri yayınlanan Batur, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi’ne katkıda bulundu, 1971-1972 yılları arasında Mimarlık Dergisi Yayın Komitesi Üyeliği’nde bulundu. UIA tarafından UNESCO için istenen ‘Ortadoğu Ülkelerinde Mimarlık Eğitimi ve Sorunları’ konulu raporun hazırlık komitesinde üyelik ve raportörlük yaptı. Batur, Huber Köşkü’nün restorasyonunda da görev almıştı. Batur, evli ve iki çocuk annesiydi.

Mimar Uğur Tanyeli, Batur’u şu sözlerle anlatıyor: “Afife Batur’u akademisyen olarak iki biçimde anlatmak mümkün. Birincisi, onun mimarlık tarihçisi olarak öneminden konuşabilirim. Özellikle Türkiye’de 19. yüzyıl mimarlığını tarih yazımının menziline yerleştiren ilk akademisyen bence oydu. Onun 1960’larda başlayan etkinliğine gelinene kadar, 19. yüzyıl mimarlığı bir yozlaşma dönemi olarak aşağılanmak için ele alınırdı. Bu yargı sadece Türkiye’de değil, dünyada da genel eğilimdi. Afife Batur o dönemin önemine akademik sükûnetle işaret etti. Öncü oldu.

İkinci önemli özelliğiyse, sadece üniversiter görevlerle sınırlı kalmayıp bir tür kanaat önderi gibi, bir sivil toplum gönüllüsü olarak çalışmasıdır. Onda yüksek bir toplumsal sorumluluk bilinci vardı. Sol liberal siyasal tercihleriyle sağlamca bağlantılı düşünen ve entelektüel derinlik sahibi bir eylem insanı olduğunu iddia edebilirim. Üstelik bunu hiç manifester olmayan biçimlerde yapmaya çalıştı. Gözükmekten fazla, işe yaramaya çabalayan biriydi.”  

Prof. Batur’un öğrencilerinden Burak Boysan ise hocasını şöyle anlattı:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus