Steven Pinker: “Psikolojik önyargılardan uzak durun, verileri takip edin”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Harvard’lı ünlü bilişsel psikolog Steven Pinker son kitabı ‘Enlightenment Now’ı tanıtmak üzere San Diego’da bir konuşma yaptı. Pinker, datalar eşliğinde verdiği bilgilerle dünyada birçok şeyin genel kanının aksine iyiye gittiğini söyledi ve insanların  geçmişe oranla daha az şiddet gördüğünü savundu.

Pinker grafikler yardımıyla yaptığı konuşmada, yaşamın, sağlık, refah, güvenlik, barış, bilgi ve mutluluğun yalnızca Batı’da değil, dünya çapında da arttığını ifade etti. Bu ilerlemenin kozmik bir gücün sonucu olmadığının altını çizen Pinker, akıl, bilim ve hümanizmi sorunlarımızla yüzleşmek ve ilerlememizi sürdürmek için ihtiyaç duyduğumuz idealler olarak betimledi. 

Pinker’in iddiası, dünyadaki yaşam koşullarının iyileştiği yönünde: “Hepimiz Polonya, Macaristan, Rusya, Türkiye ve Venezüela’da demokrasinin gerilemesinden endişeliyiz ama dünyayı bir bütün olarak ele aldığımızda geçmişe göre demokratikleşme eğiliminin ağır bastığını görüyoruz. İnsan ömrünün uzamasından, kişisel ve ekonomik güvenliğin artmasına ve mutluluğa kadar, 17. yüzyıla kıyasla dünya çok daha iyi durumda.”

Gazetecilik uygulamalarında bir dizi sistematik karamsarlık kaynağı olduğunu fark ettiğini belirten Pinker, “Dünyaya dair haberlerdeki başlıklar yerine, verilere baktığımda düşüncem kökten değişti” dedi. Kötünün, iyiye oranla duyulma sıklığının fazlalığına dikkat çeken Pinker, gazetelerde yer alan haberlerden örnekler verdi: “Astım hastalığından ölenlerin sayısı kasırgaya oranla 40 kat fazla olduğu halde, kasırganın haberlerde daha çok yer alması sebebiyle bu oran yanlış algılanabiliyor.”

Bilimin hayatı nasıl daha iyi hale getirdiğini de anlatan Pinker, uzun ömür ve sağlıkta kaydedilen ilerlemelere değindi ve aşılar sonrasında antibiyotik ve birçok tedavi yöntemi sayesinde dünyada yaşam süresinin 30’dan 70’e yükseldiğini, bunun gelişmiş ülkelerde 80’in üstüne çıktığını söyledi.

Bilimin bazen hataya da yol açtığına dikkati çeken Pinker, “Bilimin değeri, kendilerini bilimci olarak adlandıran bir grup insanın değeri değildir. Konsept bu. Aynı zamanda, bir akıl yürütme başarısızlığının ne zaman olduğunu bize bildiren, önyargıları ve çarpıtmaları tanımlayan ve aynı zamanda bunların üstesinden gelmenin yolunu gösteren bilimin değeridir. Bilim ve teknoloji gezegendeki zorluklarla başa çıkmak için kesinlikle gerekli” diye konuştu. 

Şiddetin tarih boyunca azaldığını gösteren veriler paylaşan Pinker, İngiltere’deki cinayet oranının, 14. yüzyılda bugün olduğundan 50 kat daha yüksek olduğunu hatırlattı. Pinker, Afganistan ve Pakistan gibi dünyanın geriden gelen ülkelerinde dahi kadın eğitim oranının arttığından bahsetti.

Buna benzer ilerlemelerin kanıtlanabilir gerçekler olduğunu tekrarlayan Pinker, “Bardağın dolu olduğunu görmek mesele değil. Bu iyimser olma meselesi değil. Çok az kişinin bildiği bir gerçek” dedi. Bazı şeylerin iyileştirildiği gerçeğinin, her şeyin iyileştirildiği anlamına gelmediğini, dünyanın böyle işlemediğini belirten Pinker, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsan hayatını uzattığımızı ve tehditler bulunduğunu söylemek çelişkili değil: İklim değişikliği, otoriter politikacıların tehditleri… Bunları değerlendirebilir, tehditler hakkında endişe edebilir, yaptığımız ilerlemeyi takdir ettiğinizde tehditlere karşı savaşmaya çalışabilirsiniz. Daha fazla ilerleme ve çaba göstermemiz için bize cesaret ve inanç veren bu ilerlemeyi takdir ediyorum. Tarih bize dünyayı daha iyi hale getirme girişimlerinin başarılı olma eğiliminde olduğunu söylüyor. Asla bir ütopya elde edemeyiz, ancak bu, işleri biraz daha iyi hale getiremeyeceğimiz anlamına gelmez.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus