Abdullah Gül: “Popülizm dün faşizm şeklinde ortaya çıktı, bugün otoriter bir yönetim şeklinde ortaya çıkıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “22. Avrasya Ekonomi Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, “popülizmin dünyada çok konuşulan ve güncel olduğu kadar da kaygı verici bir konu olduğunu” söyledi.

Marmara Grubu Vakfı tarafından düzenlenen zirvenin ‘Bilge Adamlar Oturumu’nda konuşan Gül, popülizmin sadece liberal demokrasiyi geriletmediğini, demokrasinin temel ilkelerini, niteliklerini zayıflattığını, bunun çok tehlikeli ve kaygı verici olduğunu belirtti.

Gül, “Popülizmin ilk rüzgarları önce Latin Amerika’da esti, sonra durdu. Bu on yıl içinde özellikle Avrupa’da ve daha sonra bugünkü Amerikan yönetiminin ve başkanının seçim kampanyasıyla başlayan dili, söylemleri ve ülkeyi yönetiş tarzıyla, bütün dünyada esmeye başladı. Bu çok kaygı verici. Özelikle dünyanın önemli ülkelerinin, dünya politikasında ağırlığı olan ülkelerin bu tip politikaları tercih etmelerinin neticeleri muhakkak ki vardır” diye konuştu.

Abdullah Gül konuşmasında 2. Dünya Savaşı öncesini hatırlatarak şunları söyledi:

“O zaman popülizm, faşizm şeklinde de ortaya çıktı ve önce kendi ülkelerinde daha sonra bütün kıtada çok büyük acılar çektirdikten sonra maliyetini insanlar ödediler. Ama bugün gördüğümüz popülizm, otoriter bir yönetim şekilde ortaya çıkıyor. Herhalde bugünkü dünyada faşizm olacak hali yok veya komünizmin eskiden olduğu gibi o acımasız diktatörlüklerinin yaşanacağı artık herhalde mümkün değil. Ama başka bir şekilde, daha otoriter yönetimler şeklinde ortaya çıkmaya başladı. Hepsinin ortak özelliği de şu: Büyük hayal kırıklığı çeken toplumları, halkları, öfkelerini onların hissiyatlarını bilinçli bir şekilde hedef alarak, onların zafiyetlerini istismar etmeye başladı. Aslında popülizm bu.”

Popülizmin iktidardayken toplumlara büyük zarar vereceğini de belirten Gül, sözlerine şöyle devam etti:

“Popülizmin ortaya çıkışı, büyük adaletsizlikler, bunlar ekonomik veya siyasi bir çok farklı düşünceler, hayal kırıklıkları insanların yaşadıkları ama bunları bilinçli bir şekilde istismar etmek için yaklaşmak çok acı. Bunun çok geliştiğini görüyoruz. Bu tip popülist tarzlar muhalefetteyken sözde kalır. Tabii, çok yıkıcı olur. Bir taraftan kitlelerin hissiyatını ateşlediği için kitleleri bir şekilde eğitmiş oluyor. Ama iktidarda olursa, popülist siyasi akımlar veya iktidardakiler popülizm yaparlarsa bu çok daha tehlikeli olur. Çünkü söylemle uygulama birleştiği andan itibaren bunun neticeleri çok büyük sıkıntılar getirir. Toplumlara, ülkelere çok büyük zararlar ortaya çıkartır.”

Abdullah Gül, bu tür dönemlerin ilanihaye devam edemeyeceğini belirterek şunları söyledi:

“Popülizmin sürdürülebilirliği söz konusu değil. Önemli olan sağlıklı, sürdürülebilir siyasetlerle, toplumun sorumluluğunu alanların halka sürekli mutluluk, refah getirebilmeleri. Belli bir dönem değil, bunu sürekli olarak yapabilmeleri ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümeyi sağlayabilmeleri. Popülist olanlar halka sadece balık verirler ama balık nasıl tutulur hiçbir zaman öğretmezler. Onun için bir gün balık bittiğinde de sıkıntılar, felaketler ortaya çıkar.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus