Bir köyde sıkışıp kalan IŞİD’in umutsuzca hayatta kalma çabası

Washington Post’tan alıntıdır.

IŞİD artık, ABD bombardımanı altında panik içinde çırpınan küçük bir çadır köyünden başka bir şey değil.

Tanıklar içeride kaosun hakim olduğunu söylüyor. Aileler kaçtı. IŞİD militanları yiyecek istifliyor. Bazı savaşçılar birbirlerine silah doğrultuyor.

ABD destekli kuvvetler, Bağuz’a nihai saldırıya hazırlanıp IŞİD’in elindeki son kilometrekareleri kuşattıkça, kaçanlar IŞİD’lilerin hayatta kalabilmek için umutsuzca çırpındığını anlatıyor.

Bağuz dışındaki arama noktalarında ve El Hol kampında gerçekleştirilen 10’dan fazla röportajda kaçan kişiler, ayrıntılarla halifeliğin çöküşünü anlattı. IŞİD militanlarının eş ve çocukları şaşkın ve yorgun görünüyordu. Militanların köle olarak tuttuğu Ezidi kadın ve aileleri şok içindeydi.

Kaçan kadınlardan biri “cehennemden” kaçtığını söyledi.

Om Muhammed adında Halepli bir kadın “Oradan oraya sürekli hareket ediyorduk” dedi.

IŞİD topraklarındaki temel malzemeler tükendi. Fiyatlar tavan yaptı. Siviller kalan gıdalarla yetiniyor ve hatta zaman zaman topladıkları otlarla karınlarını doyuruyor.

Son iki haftada gerçekleştirilen 179 hava saldırısından sonra insanlar, cesetleri toplamaktan korkuyor. Cesetler kimi zaman oldukları yerde günlerce kalıyor.

El Hol kampında siviller ve özgürleştirilen esirler dışında IŞİD militanlarının aileleri kalıyor.

2014’te IŞİD tarafından esir edilip Bağuz kuşatmasında zorla savaşa sürülen 15 yaşındaki bir Ezidi çocuk, IŞİD üyelerinin ruh halini şöyle anlattı: “Komutanlar geri çekildikçe bize olduğumuz yerde kalıp ateş etmeye devam etmemizi söylüyorlardı. Bazıları panik içindeydi. Onların ‘Her şey bitti’ dediğini duyuyorduk. Fakat ateşe devam eden diğer adamlar ‘Sonsuza kadar, sonsuza kadar’ diyordu.”

Geçen haftadan itibaren yüzlerce IŞİD’li ve sivil, ABD destekli Kürt güçlerine doğru kaçmaya başladı ve sonrasında mülteci kampları ya da hapishanelere dek yüzlerce kilometre yürüdü.

Hem ABD Başkanı Donald Trump hem de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yetkilileri zaferin kesin olduğunu ve Bağuz’da birkaç yüz IŞİD militanının kaldığına inandıklarını söyledi.

Grubun en militan savaşçıları kaçmayı ihanet olarak görüyor. Fakat savaşın sonu görünmeye başlayınca diğerleri, silahlarını bırakarak, sivillerin arasına karışarak ya da araya müzakereciler sokarak hayatta kalmayı tercih etti.

IŞİD’lilerle arası iyi olmayan aileler, kalan gıdadan nasibini alamadı. Kaçanların arasındaki çocuklardan bazılarında, yetersiz beslenme işaretleri görülüyor.

SDG üyeleri Bağuz yakınlarında geçici bir üste.

2014’te eşiyle Venezüela açıklarındaki Trinidad adasından Suriye’ye gelen bir kadın, yiyecek aramak için boş bir eve girince, IŞİD’lilerin sivillerin kaçmasını engellemek için döşedikleri mayınlara basıp hayatını kaybettiği anlattı.

Fakat militanların elindeki gıda malzemesi tamamen bitmiş değil. Om Muhammed, militanların yiyecekleri “ellerinden aldıklarını ve istiflediklerini” söyledi: “Bu yolsuzluk. Siviller umurlarında değildi. Sadece savaşın devam etmesini istiyorlardı.”

Bağuz’dan kaçanlara karışan bazı şüpheli militanlar, diğerlerine kıyasla daha sağlıklı görünüyordu.

IŞİD Bağuz’a çekilince insanlar, köydeki ev ve apartmanlara iyice doluşmuşlar. Bir odada onlarca kişinin kaldığı olmuş. Binalar iyice dolunca IŞİD çadır kullanmaya karar vermiş.

Ateş hattındaki militanlar panik içerisinde

İki Yezidi ve bir Suriyeli kadın, IŞİD’lilerin kendi aralarındaki çatışmalara tanıklık ediyor. Bir keresinde Tunuslu bir militan silahını çekip Suriyeli bir militanı vurmuş. Bir başkasında, Iraklı militanlar kendi arasında savaşmışlar, bazıları bağırarak başlarındaki komutanın işini kötü yaptığını söylemiş.

Söylentilere göre insan kaçakçıları, binlerce dolar karşılığında insanları Irak ya da Suriye rejimi topraklarına götürüyorlarmış. Aileler sağ salim IŞİD topraklarını terk edebilmek için kişi başı yüzlerce dolar ödemiş. Parası olmayanların ise, bombardımanın durması için beklemekten başka çaresi yokmuş.

Bir kadın El Hol kampında çocuğuyla yürürken.

Bir zamanlar IŞİD’in başkenti olan Rakkalı 17 yaşındaki Lina Muhammed Mahmud, “Ve sonunda kaçtık” diyor. Gece yaptığı yolculuk saatler sürmüş, fakat gün doğarken SDG arama noktasını görene dek yürümeye devam etmişler.

Genç kız, hepsi beş yaşın altındaki, ağlayan, öksüren çocuklarına doğru eğiliyor:

“Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum. Bize halifeliğin bir toprak parçası olarak sona erdiğini söylediler, ama bir şekilde devam edeceğini de söylediler. Şimdi, hepimiz bekliyoruz.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar