11 ülkenin dışişleri bakanı kaleme aldı: “Batı, Kırım’ı ve Ukrayna’yı Rus saldırganlığına terk etmemeli”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

11 Avrupa ülkesinin dışişleri bakanı, Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesine ilişkin bir bildiri kaleme aldı. Letonya Dışişleri Bakanı Edgars Rinkēvičs, Ukrayna Dışişleri Bakanı Pavlo Klimkin, Estonya Dışişleri Bakanı Sven Mikser, Litvanya Dışişleri Bakanı Linas Linkevičius, Polonya Dışişleri Bakanı Jacek Czaputowicz, İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström, Danimarka Dışişleri Bakanı Anders Samuelsen, Kanada Dışişleri Bakanı Chrystia Freeland, Romanya Dışişleri Bakanı Teodor Meleşcanu, Britanya Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt ve Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tomáš Petříček’in imzaladığı bildiriyi, Okan Yücel Medyascope.tv için çevirdi:

“Beş yıl önce Rusya barışçıl ve özgür Avrupa fikrine karşı çıkan çok büyük bir adım atarak illegal şekilde Kırım’ı ilhak etmişti. Rusya bu hamlesiyle uluslararası hukuka olan saygısının ne denli düşük seviyede olduğunu ve Avrupa’nın güvenliğine ne kadar ciddi boyutlarda tehdit oluşturabileceğini de göstermişti.

Bugün Ukrayna halkı hiçbir zaman olmadığı kadar Avrupa’ya yönelmiş durumda. Her ne kadar Ukrayna’nın hayata geçirmesi gereken çok sayıda reform olsa da Rusya’nın saldırganlığına rağmen etkileyici bir ilerleme kaydedildi. Ukrayna ülke olarak 2014 yılı öncesindeki halinden çok daha farklı ve Avrupa değerlerine de hiç bu kadar yakın olmamıştı. Ancak Kırım özelindeki durum ise tam tersi. Burada yaşayan insanlar fazlasıyla izole haldeler ve insan hakları ile sosyoekonomik durum her geçen gün kötüye gidiyor. 

Kırım’ın illegal şekilde ilhak edilmesi uluslararası sistemdeki kural temelli yapıyı sarsıyor. Geride bıraktığımız 5 yılda uluslararası camia bu ilhaka karşı çıkarken Ukrayna’daki toprak bütünlüğünün de yeniden tesis edilmesi için çağrılarda bulunuyorlar. Tanımama, yaptırımlar, Rusya’nın G8’den çıkartılması gibi hamleler bu bağlamdaki ortak çabaları yansıtıyor. 21. yüzyılda toprak bütünlüğü ilkesinin tartışılması bile kabul edilemez bir norm olmalı.

BM İnsan Hakları İzleme Örgütü ve diğer organizasyonlar Kırım’daki Tatar nüfusuna, Rus olmayan Ortodoks azınlıklara ve sivil toplum aktivistlerine yönelik ciddi insan hakları ihlalleri tespit ettiler. Keyfî tutuklamalar ve gözaltılar, tedavi adı altında gerçekleştirilen işkenceler, hukuk dışı yargılamalar tespit edilen ihlaller arasında. Kırım’dan Rusya’ya transfer edilen çok sayıda siyasî tutuklu yargılanmayı bekliyor ancak bu da yine uluslararası insancıl hukuk tarafından yasaklanan bir süreç.

En dikkat çeken davalardan birisi Ukraynalı film yapımcısı Oleg Sentsov’un tutuklanmasıydı. Sentsov, cesareti ile hayatını tehlikeye atarak siyasî tutukluların serbest bırakılması için verdiği mücadele ile hem Rusya’da hem de bütün dünyada ses getirdi. 

Tansiyonun en yükseldiği zamanlardan birisi geçtiğimiz yıl Azak Denizi’nde yaşanmıştı. Kerç Boğaz Köprüsünün Rusya tarafından gerçekleştirilen inşaatı yalnızca Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ihlâl etmekle kalmıyor, aynı zamanda deniz trafiğini ve serbest dolaşımı da kısıtlayarak Ukrayna ekonomisine büyük zarar veriyor. 

Kerç Boğazında 25 Kasım’da Rusya tarafından Ukrayna gemilerine yapılan saldırı ve mürettebatının tutuklanması, uluslararası hukukun nasıl ihlâl edildiğinin bir başka önemli örneğiydi. 

Kırım’da 5 yıl önce yaşanan olaylar güvenlik ve özgürlüğümüzün haricî olarak var olmadığının en net kanıtlarıdır. Kural temelli uluslararası sistemin, herkesin güvenliğini sağlaması gereken bir yapının nasıl örselendiğini gördükten sonra hem kolektif hem de bireysel güvenliğimizi savunmak için dik durmamız gerekiyor. Almamız gereken bir başka ders ise içinde yaşadığımız toplumu dışarıdan gelen ataklara karşı korumamız gerektiğidir. Kendisine yardım eden ülkelerle birlikte Ukrayna beş yıldır bu konuda ciddi bir mücadele veriyor. Diğer Avrupa ülkeleri de Ukrayna’da yaşananlardan kendileri için çok şey öğrenmişlerdir. 

Avrupa-Atlantik bölgesine yeniden istikrar getirmek öncelikli ortak amacımız olmalı. Avrupa ve Atlantik ötesi ülkeler dış güçlerle mücadele etmek için birleşebileceklerini gösterdiler; ancak bu çaba yoğunlaşarak devam etmeli. Rusya’nın Kırım’ı ilhakını tanımamaya devam ederken, Rusya’nın saldırganlığına karşı olan tavrımızı da korumalıyız. 

Ukrayna’nın güvenliği Avrupa’ya bağlı olduğu için, Ukrayna’ya yardım sağlamak son derece önemli. Koordine olmuş uluslararası yaptırımlar, Rusya’nın uluslararası hukuku görmezden gelmesine açık bir mesajdı. Kırım’ı unutmayacağız ve terk etmeyeceğiz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus