Kosova’da Romanlar’ın yaşadığı kamptaki kimyasal zehirlenmede Birleşmiş Milletler geçici yönetiminin ihmali saptandı

Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları uzmanları, Kosova’da yaşayan Romanlar’ın yaşam koşulları ile ilgili olarak çarşamba günü BM’ye sert bir uyarıda bulundu. Yıllardır kimyasal atıklara maruz kalarak yaşamak zorunda bırakılan yüzlerce Roman ailenin korunmasındaki başarısızlığı sebebiyle BM suçlanıyor.

The New York Times’ta yer alan habere göre, tehlikeli maddelerle ilgili vakaları izleyen BM uzmanı Baskut Tuncak, yaklaşık 600 Roman ailenin yaşadığı zorlu koşullar sebebiyle BM’den bireysel tazminat ve kamusal alanda özür dilenmesini talep ettiklerini belirtti. Tuncak ayrıca, BM’nin bu vakaların ele alınmasında sergilediği atalet sebebiyle derin bir ümitsizlik içerisinde olduğunu söyledi.

BM Barış Koruma Operasyonları Bölümü’nden ya da konuyu denetleyen diğer bölümlerden halihazırda iddialarla ilgili bir açıklama gelmedi.

20 yıldır zehirli kimyasallarla iç içe yaşıyorlar

Roman aileler, bağımsız Kosova yanlısı Arnavut kökenli “ayrılıkçılar” ile Sırbistan arasındaki savaşın patlak vermesinden bir yıl sonra, 1999’da BM tarafından yapılan kampta yaşamaya mahkum edildi. Kamp eski bir kurşun eritme fabrikasının çöplüğünün yanıbaşındaydı.

Tuncak’ın belirttiği üzere, 14 yaşın altındaki, özellikle sinir sistemine kalıcı hasarlar veren ve beyin gelişimini etkileyen kurşun zehirlenmesinden mustarip çocuklar kamp nüfusunun neredeyse yarısını oluşturuyor.

Aileler uzun yıllardır kimyasal atıkların sakatlıklara ve muhtemel ölümcül hastalıklara sebep olduğu şikâyetinde bulunuyor.

Kosova’daki BM geçici yönetiminin bir parçası olan BM insan hakları danışma heyetinin konu ile ilgili bulgularından üç yıl sonra, Tuncak konuyla ilgili eleştirilerde bulundu ve Kosova’daki BM Geçici Yönetim Misyonu’nun (UNMIK) ihmali olduğu saptandı.

2016 yılında yayınlanan heyet raporuna göre UNMIK, kamplarda doğup büyüyen ve şu anda kampların şartlarından şikâyet edenlerin yaşam, sağlık ve gelişme potansiyellerine geriye dönüşü mümkün olmayan zararlar vermekten sorumlu.

Tuncak çarşamba günü yaptığı açıklamada, UNMIK’in 2000 yılında BM barış güçlerini zehirli atıklara maruz kalmaktan korumak için harekete geçtiğini; ancak 2006 yılına kadar kamplarda kalan Roman aileler için bir şey yapmadığını söyledi.

Kamplardan çıkanlarda bile kimyasal atıkların sağlığı bozan etkileri görülüyor

Tuncak, kamp sakinlerinin yaşadığı kurşun zehirlenmesinin birçok çocuğun ve yetişkinin ölümünde payı olduğuna inanıldığını da sözlerine ekledi. Ayrıca eskiden kamplarda yaşayanların hâlâ nöbetler, böbrek hastalıkları, hafıza kayıpları, fiziksel ve zihinsel engellilikler olmak üzere sağlık problemleriyle uğraştığı da belirtiliyor.

BM Genel Sekreteri ne özür diledi ne de tazminat teklif etti

BM insan hakları heyetinin raporundan bir yıl sonra, BM Genel Sekreteri António Guterres, kamptaki ailelerin sıkıntıları sebebiyle derinden üzüldüğünü söylemekle yetindi. Mağdur Roman ailelerin özür ve tazminat taleplerini karşılıksız bıraktı.

Heyetin eleştirilerine karşı BM’nin cevabı, kamplarda yaşayan Romanlar ve diğer kişilere yönelik projeler için fon oluşturulmasının planlandığıydı. Buna rağmen projeler için hiç fon ayırmayan BM, uluslararası bağışçıların katkılarını isteyeceğini ve 5 milyon dolar toplanmasını umduklarını belirtti. Ancak Tuncak’a göre, 2017’de oluşturulan fona henüz hiçbir bağışçı katkı yapmış değil.

Tuncak, BM’nin önerdiği bu formülün etkisiz olduğunu düşünüyor: Aslında bu, ne adaleti sağlayan ne de mağdurlar için etkili çözüm elementlerini barındıran kusurlu bir fon. BM’nin yaklaşımını reforme etmesi ve gecikmeden kendi insan hakları danışma heyetinin uyarılarını uygulamak için gerekli kaynakların mobilize edilmesi gerekiyor.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar